Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: robert walser
Joseph Marti, uzun süren işsizlik döneminden sonra, mühendis ve mucit Carl Tobler'in yanında iş bulur. Ne var ki tüm sermayesini kimsenin ilgilenmediği tuhaf icatlarına yatıran Tobler, aslında iflasın eşiğindedir. Robert Walser'in Tanner Kardeşler'in hemen ardından yayımladığı Yardımcı, okuru XX. yüzyıl modernizminin ilk kriz yıllarına götürür. Walser 1908 tarihli bu ikinci rom…
Yazar: robert walser
Joseph Marti, uzun süren işsizlik döneminden sonra, mühendis ve mucit Carl Tobler'in yanında iş bulur. Ne var ki tüm sermayesini kimsenin ilgilenmediği tuhaf icatlarına yatıran Tobler, aslında iflasın eşiğindedir. Robert Walser'in Tanner Kardeşler'in hemen ardından yayımladığı Yardımcı, okuru XX. yüzyıl modernizminin ilk kriz yıllarına götürür. Walser 1908 tarihli bu ikinci rom…

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…
9/10peter Kien: 25 bin civarında kitabı olan(evindeki kitaplığında bulunan muazzam sayıdaki kitaplarının baştan aşağı temizlenmesinin dört gün aldığı bir kitap sayısına tekabül etmekte) bir sinolog. Doğu diye atfedilen toplumların çin, hint kadim felsefelerini, dillerini hatmetmiş bir adam. Kitaplara o

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…

Yazar: metin kaçan
Güneş buluttan sıyrılıkten Koleranın âlemci kadınları bir omuz darbesinde yıkılacakmış gibi duran evlerinin önünde oto tamircileriyle, marangozlarla, tornacılarla aslanlar gibi muhabbete koyuldular. Bir yandan da kaynak yaparken elleri titreyen ustalara esrarı daha kallavi içmeleri için zıvana hazırlamaya başladılar. Köylü kadınlar, kocalarının mahalle hakkında anlattıkları korku hikâyelerinden t…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların,…
9/10Hasan Ali Toptaş'ın kendi geçmişinden, çocukluğundan, doğup büyüdüğü kasabadan beslenerek yazdığı bu romanda müthiş bir dil işçiliği var.Oldukça sıradan konuları öyle güzel betimlemelerle anlatıyor ki her cümlede kendinizi o kasabada buluyorsunuz.Bakın demedi demeyin bu adam bir gün Nobel edebiyat ö

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların,…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların,…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların,…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…
6/10Bir çırpıda biten 100 sayfalık bir kitap.İlk defa Barış Bıçakçı okudum.Kitap Rıfat adında biraz naif biraz anarşist biraz aşık kitapçı bir karakteri anlatıyor.Güzel bir kaç aforizmanın altını güzel doldurmuş.Ben beğendim ama başka bir kitabını okuyacağımı sanmıyorum.Boşlukta okunur.

Yazar: aslı erdoğan
Merkezin, tüm merkezlerin dışına kaçan, yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan, sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Hayatta her şeyi acemice yapan, ölçü ve stratejiden anlamayan, bir türlü dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan kodum mu oturturum! tavrı) olamayan, travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi...
7/10Aslı Erdoğan'ın Radikal gazetesindeki yazılarından ve denemelerinden oluşuyor kitap.Kitapta bahsi geçen olaylar çok uzak değil.Neredeyse 10-15 yıl öncesinde geçiyor.Diyarbakır cezaevinde öldürülen mahkumlar, her hafta coplanıp gözaltına alınan cumartesi anneleri, Manisa'da işgence gören lise talebel

Yazar: aslı erdoğan
Merkezin, tüm merkezlerin dışına kaçan, yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan, sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Hayatta her şeyi acemice yapan, ölçü ve stratejiden anlamayan, bir türlü dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan kodum mu oturturum! tavrı) olamayan, travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi...

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…


