Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: cahit zarifoğlu
Nasılsa kendini kaybetmeyen birinin sesini duymaya başlıyorum. Belki de insan değil. Belki de o şehirde olup bitenleri, gelecek kuşakların iyi anlamaları için, yavaş yavaş ve bulandırmadan anlatan biri. Belki bir mantık, bir akıl. Ama hiçbir zaman tarih değil. Belki onunkine benzer bir dille, dinlememiz için peşine takılmış biri. Onunla istediğimiz an dar sokaklarda, meydanlarda, bulvarlarda karş…

Yazar: cahit zarifoğlu
Lagman vilayetinin güney-batısındaki dağ yumaklarının arasındaki bu köyde doğacaktım. Hemen her dağlı gibi, iri iri kayaların, büyük sularla buluşmak üzere çırpınan suların yakınında, onların seslerini duyarak . - Büyük lagman suyu, taa aşağılarda, büyük şelaleyle, doğduğumuz dakikadan itibaren bize seslenmektedir. Emeklemeye başlar başlamaz kolaylıkla ucurumların kenarına doğru gidişimiz bund…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit'in bu kitapta toplanan mektuplarını okuyucu belki üç-beş saatte okuyup bitirecektir. Bu mektupların yayınlandığı tarihteki aktüel süreç dikkate alınmazsa onların etkisi hakkında kesin bir fikir edinmek mümkün olmayabilir. Düşünülsün ki, her sayıda okuyuculara yazılan mektup en az bir ay boyunca aktüalitesini ve etkisini sürdürmektedir. Oradaki nüanslar üzerine o mektubun aktüel zamanı…

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir konuşma mı? Tam da zamanı... Doğrusu böyle bir şeye hiç gelemem. Çok uzun zamandır sadece yazmaktan başka edebiyatla hiçbir ilgim yok. Seyrek olarak, elime geçtikçe, dostlar yolladıkça bazı dergileri okuyorum. Ben zaten fazla düşünmem. Muayyen konularda, muayyen sorulara derli toplu, kuru ve sistemli karşılıklar verecek şekilde düşünmem. Onun için sorulu cevaplı bir konuşma yerine sohbet edel…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu´nun çocuk yazarlığı, psikolojik ve psikanalitik derinlik açısından yorumlandığında çocuğa yönelişi farklı düzlemlerde açıklanabilir. Ancak onun çocuk yazarlığının belirleyici göstergesi çocuk bakışıdır. Hangi yaşta olursa olsun her insanı çocuk kabul edebilen bir çocuk bakışına sahip olması, çocuk yazarlığının asıl eksenini oluşturur. Çocuk kitaplarında kullandığı iç sezgi, hayal…

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir Değirmendir Bu Dünya, şiirlerinden, anı yazılarından ve hikâyelerinden tanıdığımız Zarifoğlunu başka bir açıdan tamamlamaktadır. O herkesin entel takıldığı bir zamanda çevresindeki meraklı insanlara, dostlarına, okuyucularına ilmihal okumayı tavsiye ediyordu. Namazların tadil-i erkân üzere kılınmasını, gece namazlarına kalkılmasını, hanımlara iyi davranılmasını, çocukları adam yerine koyarak…

Yazar: paul auster
Bir yatak, bir yazı masası ve bir iskemleden başka bir şey bulunmayan, tek kapılı, tek pencereli bir oda. Yaşlı bir adam, bu odada belleğini yitirmiş olarak uyanır. Kim olduğunu, buraya nasıl geldiğini anımsamaz. Odaya gelen belli belirsiz kişiler, Bay Boşa anımsayamadığı suçlar yöneltirler, kimliği ve geçmişine ilişkin örtük sözler ederler. Tavana gizlenmiş bir kamera durmadan fotoğrafını çeker,…

Yazar: paul auster
Karısıyla iki küçük oğlunu bir uçak kazasında yitiren David Zimmer, yaşayan bir ölüye dönüşmüştür, kederini alkole gömerken günlerini kendine acıyarak geçirmeyi sürdürür. Bir gece televizyon izlerken, sessiz film döneminin komedi oyuncularından Hector Mann üzerine bir belgesele rastlayınca hayata bakışı bir anda değişir. Altmış yıl önce ansızın ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden habe…

Yazar: paul auster
Her türlü üretimin, her türlü yaratımın durduğu, umutsuz, umarsız bir ülke. Evsiz barksız insanların doluştuğu adsız bir kent. Hırsızlığın suç sayılamayacak kadar yaygınlaştığı, ölümün tek kurtuluş olarak görüldüğü, artık kimsenin çocuk doğurmadığı bir cehennem kent. Çöplerarasında bulduğu eski nesneleri satarak geçinen 19 yaşındaki Anna Blumeun, ağabeyi Williamı ararken onca yoksunluğun ortasınd…

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…

Yazar: paul auster
Daha önce Ay Sarayı, Yalnızlığın Keşfi, Son Şeyler Ülkesinde, Şans Müziği, Kırmızı Defter, Yükseklik Korkusu (Vertigo) adlı kitaplarını yayınladığımız Paul Austerın son romanı simgesel bir ad taşıyor: Leviathan (Tevrattaki efsane ejderi). Leviathan, bir kadının bulduğu bir adres defterinden kendisine bir kimlik seçmesiyle başlıyor. Ya da birden, hiç beklenmedik, sarsıcı bir ölümle. Ya da Aaron ot…

Yazar: paul auster
Paul Auster hayranları için hoş bir sürpriz bu kitap: alışılmışın dışında, şaşırtıcı, sürükleyici, bildik kalıpları tersine çevirerek yazılmış bir polisiye. Yazarın yirmi yıl kadar önce, yazarlık yaşamının başlarında yazdığı ve o günlerde güçlükle yayınlattığı Köşeye Kıstırmak, bir önce Cebi Delikle birlikte yeniden yayınlandı ve pek çok dile çevrildi. Paul Austerden beklenecek şaşırtmacalarla do…

Yazar: paul auster
Ay Sarayı, yeni Amerikan romanının en ilginç, en yetenekli yazarlarından biri sayılan Paul Auster'ın çok beğenilen bir romanı. Romanın başkişisi olan Marco Stanley Fogg, artık kıpırdamamaya, çalışmamaya, yemek yememeye ve bütün bunların doğuracağı tehlikeleri göze almaya karar verir. Böylece, nereye kadar gidebileceğini bu süreç içinde neler olup biteceğini merak eder. 60'lı yılların ço…

Yazar: adolfo bioy casares
"Borges, Morel’in Buluşu için yazdığı önsözde diyor ki: “Entrikanın ayrıntılarını yazarıyla tartıştım, onu yeniden okudum; onu kusursuz olarak nitelemenin bir yanlışlık ya da abartma olacağını sanmıyorum.” Ben de sanmıyorum. Pek iyi de, nasıl bir roman ki bu 1940’da yayınlandığından beri ıcık cıcık incelense de hâlâ tasvir edilemiyor, tanımlanamıyor? Neden Arjantin ve dünya edebiyatının en…

Yazar: adolfo bioy casares
Küçük bir kasabada fotoğrafçılık yapan Almanza bölgenin en büyük şehri olan La Platayı tanıtımında kullanılmak üzere fotoğraflamak için bir haftalık bir iş teklifini kabul eder ve macera başlar.Yakın arkadaşı ve ortak kitaplar yazdığı Jorge Luis Borgesin deyişiyle; doğaüstünün, ani bir hüznün ve insafsız bir mizahın ancak büyük bir usta tarafından altından kalkılabilecek şekilde bir araya getiril…

Yazar: philip k. dick
Tüm dünya bir bilgisayarın yönetimindeydi. Çünkü insanlar kendilerini yönetmekten aciz olduklarını, savaş, açlık ve nüfus patlaması gibi belaların üstesinden gelemediklerini tekrar tekrar kanıtlamışlardı. Vulcan 3, insanların bu yetersizliklerini gidermek üzere geliştirilmiş bir bilgisayardı. Ama ya bilgisayar kendisini tehdit altında hissedip tüm kaynaklarını kendini savunmak için seferber eders…

Yazar: philip k. dick
Toplumun ve ekonominin küçük parçalara ayrılması, ağır, aşamalı ve derin oluyordu. Ayrılma öylesine derin olmuştu ki, insanlar doğal kanunlara inançlarını yitirmişlerdi. Evrende artık kesin olan hiçbir şey yoktu. Hiç kimse başına ne geleceğini bilmiyordu. Kimsenin hiçbir şeye güveni kalmamıştı. İstatistik bilimi hemen her konuda kontrolü ele almıştı. Geriye yalnızca olasılık hesapları kalmıştı. R…

Yazar: philip k. dick
Bilimkurgunun büyük ustası Philip K. Dick'ten yaşam, ölüm ve gerçeklik üstüne bir başyapıt daha! Ben Ubik'im. Evrenden önce ben vardım. Güneşleri ben yarattım. Yaşamları ve yaşanacak yerleri ben yarattım; onları buraya getirdim ve onları oraya koydum. Benim istediğim gibi davranırlar, ben ne dersem onu yaparlar. Benim sözüm ve adım asla söylenmedi, kimse bilmez benim adımı. Bana Ubik…

Yazar: philip k. dick
En büyük bilimkurgu yazarının 5 ciltlik bütün öykülerinin ilk cildi yazarının alışılmadık, nüktedan, kendisine özgü felsefi dünya görüşünü gözler önüne seriyor. Biri hariç bütün öyküler 1951-1952 yıllarında dokuz aylık bir dönemde yazılmıştır. Yirmili yılların başındaki PKD'den ilk darbe. ''Bilimkurguda görüşlerini ifade etmek için ideal formunu bulan felsefi bir yazara uygun bi…

Yazar: philip k. dick
Sanırım bu benim başyapıtım diyor Dick, kitabın hemen başında. Uyuşturucudan örülü, her şeyin uyuşturucu üstüne kurulduğu bir ters ütopya, 68'in boşlukta çiçek yetiştirebilen kuşağına küçük bir selam, belli belirsiz bir gülümseme. Kaybedenler Kulübü her şeyin kenarında durup, sorulmuş her sorunun ancak yeni bir soruya sebep olacağını bilerek, tipik 6.45 BK metinlerinden birini daha tedirginl…

Yazar: philip k. dick
Palmer Eldritch'in 3 Stigmatası Altıkırkbeş PKD serisine hız kesmeden devam ediyor! Şizofreni, Ontoloji ve edebiyat arasındaki ekletik bağa bir isim verilecek olsa bunu bir tek Philip K. Dick en iyi şekilde yapabilirdi. 6.45 Yayın 'Şizofreni ve Değişimler Kitabı', 'Androdi ve İnsan' sonrasında Tanrıya bir adım daha yaklaşıyor! Özellikle 'Valis' romanı sonr…

Yazar: philip k. dick
Nicole 'Yakalayın onu!' deyince koruma doğrudan Goltz'a ateş etti. Tam o anda Goltz zaman makinesini kullandı, etrafı bulanıklaştı ve Goltz kayboldu. Yine aynı odada, geleceğin kolay kolay ele geçmeyen hayaletlerinin tam ortasındaydı. Düzensiz bir sırayla, psikokinetik Richard Kongrosian'ı önce arınma ayinlerinde sonra da Wilder Pembroke ile birlikte tuhaf pozisyonlarda görd…

