
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: anne rice
Küçük bir çocukken korkunç bir rüya görmüştüm. Rüyamda kardeşlerimin kesik başlarını kucağımda tutuyordum. Kocaman, kıpır kıpır gözleri kızarmış yanakları dışında tamamen hareketsiz ve sessizdiler. Benimse adeta dilim tutulmuş, kucağımdaki bu görüntüye baka kalmıştım. Ve bir gün rüyam gerçek oldu. Ama kimse ne onlar nede benim için ağlayabilir artık, çünkü isimsiz olarak gömülmelerinden bu yana b…

Yazar: candan özer
Canım çok acıyordu, büyüyünce unutacaksın dediler. Büyüdüm ama unutmadım. Canım hala acıyor. Evleri, umutları, kalpleri yanan, hayatın savurduğu bir aile. Tutunmaya çalıştıkları İstanbulda kaybolan Esmehan, Sofi ve Ömer.

Yazar: john saul
John Saul, yirmiden fazlası en çok satanlar listesine girmeye hak kazanmış gerilim romanlarının yanı sıra, New York Timesin en çok satanlar listesine giren altı bölümlük The Blackstone Chroniclesin yazarıdır. Halen Seattleda, Washington ve Hawaiide yaşamını sürdürmektedirEvliliklerin parçalanmak üzere olduğu noktada, Ted ve Janet Conwaye halalarından asırlık bir ev miras kalır. Conwayler çocuklar…

Yazar: john saul
Korku ustası John Saul yeniden görev başında!Lindsay, bir gece ansızın yatak odasında ortadan kaybolunca, her ailenin kabusu olan şey Kara Marshall için gerçeğe dönüşür. Polis, Lindsayin evden kaçan, hayal kırıklığına uğramış genç bir kız olduğunu, ailesi şehre taşınacağı için arkadaşlarını ve okulunu bırakmak istemediğini düşünür. Ancak evlerini müşterilere gösterdikleri bir günün ardından Linds…

Yazar: haruki murakami
‘‘Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider. Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin.’’ Gölgesini kaybeden, kafataslarınd…

Yazar: haruki murakami
‘‘Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider. Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin.’’ Gölgesini kaybeden, kafataslarınd…

Yazar: korkut aldemir
Aynalarda görünürler aynalara bakma. Seslenirler sakın dinleme! Onlara kulak asma Kapıları açmanı isterler açma Kayıp insanlar. Kayıp ruhlar! Delirenler! Delirtenler!



Yazar: neval el saddavi
Yüz binlerce hapishane, milyonlarca hücre... Evler, mutfaklar, yatak odaları, hastaneler, dershaneler ve batakhaneler... Bir yanda Kahirenin dar sokaklarında ürkek tavşanlar gibi yürüyen, öbür yanda geniş kalçalarıyla aynı şehrin ünlü göbek dansını icra eden mahkûmlar... Sabahın, öğlenin, gecenin mahkûmları... Hepsi de aşılmaz, çıkılmaz, kaçılmaz görünen zindanlar ve hepsi de özellikle kadınlar i…

Yazar: ibrahim yıldırım
İbrahim Yıldırımın Eylülden sonra adını verdiği üçlemenin üçüncü kitabı Bıçkın ve Orta Halli geçtiğimiz günlerde yine YKY tarafından yayımlanmıştı. Kuşevinin Efendisi ise üçlemenin birinci kitabı. Yazarın ikinci kitabı Yaralı Kalmak ise yakında yayımlanacak. TADIMLIKBİR İNSANI NEREYE KADAR TANIYABİLİRİZ? YUKARIDAKİ SORUYA YANIT ARAYAN VE ANSİKLOPEDİK ROMAN OLARAK DA NİTELENDİRİLEBİLECEK BU Kİ…

Yazar: aslı tohumcu
İstanbul’da ya da Erzurum’da, Hatay’da ya da Muğla’da, belediye otobüslerinde balık istifi yolculuk eden insanlar. Otobüsün arkasında, en beyefendi haliyle dikilen orta yaşlı bir adam. Sıradan bir emekli. İşine giden bir kadın. Dudakları sürekli kıpırdayan bir altıncı sınıf öğrencisi. Bir şemsiye satıcısı. Eli kolu sürekli oynayan, yakası paçası dağılmış bir adam. İçlerinden biri çocuğunu öldürmü…

Yazar: barış müstecaplıoğlu
İlk başta her şey harikaydı, son durağa geldiğimi sanmıştım. Huzurlu, iyi insanlardan kurulu bir toplum. Kimse kimseyi kırmıyordu, herkes neyi neden yaptığını biliyordu ve hepsinden önemlisi, ölümün bile bir anlamı vardı. İdeallerden, hayallerden konuşabiliyordum, daha güzel bir dünya umudundan. Ama büyünün bozulması uzun sürmedi. Sadece birkaç basit soru, cevap bulmayan ve sorulmasından bile rah…

Yazar: murat kapkıner
Murat Kapkıner uzunca bir aradan, Güz İnsanları ve Karanlıktakiler den sonra, bu üçüncü yapıtıyla dönüyor anlatı evrenine. Gerçeküstü ve gerçek. Bu iki olgunun ortasında, yaşamın hakikat boyutlarını ıskamadan, masalsı bir tarzda kendini ören yapıt, Alphonso Lingis in deyimiyle ortak birşeyleri olmayanların ortaklığı zemininde kuruluyor: Yaşlı Şeyh, Bayan Adelgard, Savaşçı Osman Bilge İdris, Taşra…

Yazar: bohumil hrabal
Hayatın ağır aktığı bir kasabanın tren istasyonu... En büyük hareket, istasyon şefinin telgrafçı kızla çapkınlığı... Ve bu ağır hayatın ötesinde, İkinci Dünya Savaşının pençesinde bir dünya...İstasyonun en genç elemanı, bakir Miloş, hayatı anlamaya çalışan toy bir delikanlı. O durağanlık içinde kendi yerini bulmaya çalışıyor ama hem kadınlar hem de acımasız savaş kafasını fena halde karıştırıyor…

Yazar: pascal quignard
Pascal Quignard, yayımladığı son romanı Roma'daki Teras'ta, bir insanın başına gelebilecek en trajik durumdan en büyük tutkunun nasıl doğduğunu anlatıyor. Olağanüstü, ürpertici, derin bir aşk hikayesi. Okuru hemen kavrayan, uykusuna bile sokulan, güpegündüz düşlere dalmasına yol açan bu roman belli başlı bütün dillere çevrildi. Roma'daki Teras'tan önce, Sel Yayıncılık, Quignar…

Yazar: halil cibran
İsa, bir mesih ve peygamberdi, ama aynı zamanda da Nasıradan yola çıkmış bir insandı.İşte Cibran, İsayı insan olarak, bir ozan, bir bilge olarak irdeliyor.Doğumundan ölümüne değin çarmıhını yanında taşıyan İsayla birlikte yaşamış gibi sağlam bir tanıkla ve destansı bir dille kaleme almış o günleri.Bu yapıtta, bilgesinden tüccarına, fahişesinden hırsızına varana kadar İsaya tanık olmuş kişileri öy…

Yazar: peter damien ouspensky
Hayat tarafından dışlanmış bir insan olduğuna inanan Ivan Osokin, aşkta kazanamamış, eğitim gördüğü askeri okuldan kovulmuş ve koca da bir servet kaybetmiştir. Bunun üzerine gittiği bir büyücüde ilk söylediği şu olur: ''Bu şekilde devam edemem.'' Büyücüden 'bu kez her şeyi farklı yapabilme' ve 'yaşamını bambaşka kılabilmek' için onu geçmişe yollamasını is…

Yazar: nedim gürsel
Gemiler de birer birer gittiler; kadınlar gibi. Oysa alışmıştım onlara. Her sabah penceremdeydiler, yatarken başucumda. Uyanır uyanmaz gemileri görüyordum, gün boyu çalıştığım masanın üzerindeki beyaz kâğıtlardan ne zaman başımı kaldırsam karşımdaydılar. Onlarla yatıyordum geceleri; düşlerime giriyor, siste boğuk boğuk düdük çalıyorlardı. Bir sabah baktım yavaş da olsa uskurlar dönüyor. Gemiler e…

Yazar: d. ali gültekin
Değişik insanların gelip gittiği, sıcak dostlukların kurulduğu, ilginç sohbetlerin yapıldığı ortak mekanlardır kahveler. Yazar, buradan yola çıkarak kaleme aldığı romanında, seçtiği kahramanların neredeyse düşlerine giriyor ve kendisi de düşlerin içinde yer alıyor.Okurken kendinizi başka bir dünyada hissedecek, aşkın büyüsüne kapılacaksınız.


