
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: curzio malaparte
Malaparte'nin engin ruhu, zaman zaman geçmişten hayaletlerin yokladığı tekinsiz bir ev gibidir. Ama bütün möblelerin tozlu örtüler altında durduğu loş bir ev değil; bir cephesindeki pencerelerden batan günün yumuşak ışıklarını, öbür cephesindeki pencerelerden de - tıpkı Leningrad'ın beyaz geceleri ile ilgili anılarında olduğu gibi - yeni doğan bir günün umut dolu ışıklarını alan bir evd…

Yazar: trevanian (rodney william whitaker)
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghayda doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın alg…

Yazar: salman rushdie
Yıl 1991. Los Angeles. ABDnin eski Hindistan büyükelçisi ve karşı-terör uzmanı Maximilian Ophuls, gayrimeşru kızının kapısının önünde, kendine Soytarı Şalimar diyen Keşmirli şoförü tarafından güpegündüz öldürülür. Salman Rushdienin yeni romanı Soytarı Şalimar, Max Ophuls, katili ve kızının öyküsü. Ama bu üçlü arasındaki gizemli bağlantının anahtarı dördüncü bir karakterde, Keşmirli bir kadında...…

Yazar: salman rushdie
1981de Booker, 1982de James Tait Black, daha sonra da 25 yılın Booker ödüllü kitapları arasında birincilik anlamına gelen Booker of Bookers ödülünü alan Geceyarısı Çocukları, 20. yüzyılın en iyi 100 romanı arasında sayılıyor.Kahramanımız Salim Sina 15 Ağustos 1947de, tam geceyarısı dünyaya gelir: Aynı anda Hindistan bağımsızlığına kavuşmuştur. O gece büyülü güçlere sahip yüzlerce çocuk doğar. Cad…

Yazar: curzio malaparte
"Kaputt korkunç derecede acı ve neşeli bir kitaptır: Bu acı neşeyi ben Avrupa'nın savaş yıllarındaki manzarasında buldum. Kitabın kahramanları arasında savaş sadece ikinci derecede bir rol oynar. Aslında, bu öykünün içinde savaş bir bahaneden, bir vesileden ibarettir ama, kaçınamadığımız vesileler alınyazısından başka bir şey olmadığına göre, savaş da bu kitapta bir alınyazısı rolü oynu…

Yazar: elias canetti
Politik, oyunbaz, alet yapan, konuşan, bilen insan tanımlamalarının ortak endişesi, insanı diğer hayvanlardan ayıran özelliği bulmaktır. Peki insanın içindeki hayvan(lar) ve hayvanın içindeki insan(lar)dan bahsetmek bu kadar imkansız mıdır? Uzun yıllarını iktidar ilişkileri ve kitlelerin davranış biçimleri üzerine düşünerek geçiren Elias Canetti için insanlarla hayvanların ilişkileri ve bunla…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: metin altıok
Kimi zaman çocuğum Bir müzik kutusu başucumda Ve ayımın gözleri saydam. Kimi zaman gardayım Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. TADIMLIKSONRA GİTBunları yap, sakın unutma, Mum yak bir aşkın sıcak anısına, Suyla hesaplaş, rüzgâra sür yüzünü, Cesedini bul bir yokluğun kıyısında. Bunları yap, sakın unutma. Yasını tut, günlerce ağla. Mandalı düşmüş bir kapa…

Yazar: sylvia plath
Dibi bilirim, diyor. En büyük kökümden bilirim onu: Seni korkutur. Ben korkmam oradan: ben oraya gittim. Deniz mi içimde işittiğin, Onun doyumsuzlukları mı? Yoksa hiçbir şeyin sesi mi, şu senin deliliğin hani. Bir gölgedir aşk. Nasıl da yalan söyler ağlarsın ardından, Dinle: bu onun toynakları: alıp başını gitti, at gibi. Yetişkin yaşamının büyük kısmını depresyon halinde geçiren Sylvia Plath…

Yazar: arkadaş z. özger
alnını dağ ateşiyle ısıtanyüzünükanla yıkayan dostumsenin uyurken dudağında gülümseyen bordo gülbenim kalbimi harmanlayan isyan olsunşimdi dingin gövdendeuğultuyla büyüyen sessizlikbirgün benim elimde patlamaya sabırsız mavzer olsun

Yazar: murat uyurkulak
Yazarın ağzından; -''Tol'' ne demek? -Kürtçe intikam. İki nedeni var bu kelimeyi kullanmamın. Kelimeyi çok sevdim, çünkü intikam biraz daha alışılmış, biraz daha gevşek bir kelime gibi. Tol biraz çekiç gibi. Bir de Kürtçe olması. Bu ülkedeki en büyük “kenardakiler”in dili. Ülkenin yüzde 90’ı yoksul, onlar zaten kenarda, kadınlar, eşcinseller... Ben Kürt değilim ama bir m…

Yazar: murat uyurkulak
''Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilim…

Yazar: murat uyurkulak
İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki o dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benz…

Yazar: hakan günday
Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile ak sakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüş. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var…

Yazar: hakan günday
Kimsenin birbirine bakmadığı, yalan, ihanet, şiddet, tecavüz ve acımasızlıkla yoğrulan, yalnızca hayallerin göz göze geldiği bir hayattan intikam almanın en iyi yolu yaşamaktır. Anlam aramak boşunadır ve her şeyin hiçe dönüşmesi gerekir. Henüz on ikisinde, Berlinde dört kişinin tecavüzüne uğrayan Zargana, böylece kendisini insan sınıfından sıyırır. Ne var ki, insan olmaktan uzaklaşıp hiçe yaklaşt…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: birhan keskin
Geçen yıl toplu şiirleri Kim Bağışlayacak Beni ve Ba kitaplarını yayımladığımız Birhan Keskinin yeni şiir kitabı: Yol. Kitap iki bölümden oluşuyor. Kırk iki parçadan meydana gelen tek bir uzun şiir olan \Taş Parçaları\, 17 Kasım 2005-11 Ocak 2006 arasında, \Eski Dünya\ içinde yer alan şiirler ise, Mayıs-Ekim 2005 arasında yazılmış.Keskin Ba ile bu yıl dokuzuncusu verilen Antalya Altın Portakal Şi…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: sâdık hidâyet
Sadık Hidayet'in (1903-1951) öyküleri, hem onun kendi yapıtına hem de modern İran edebiyatına giriş için mükemmel birer anahtar niteliği taşır. Özellikle ilk öykü kitabı Diri Gömülen (Zinde be-gur, 1930), bu büyük yazarın -başyapıtı Kör Baykuş'ta (Buf-i kur, 1937; Çeviren Behçet Necatigil, YKY, 2001) iyice geliştireceği - temel izleklerini haber veren ve Kafka, Poe, Rilke gibi modernler…

Yazar: sâdık hidâyet
Yazdıklarında yarattığı Kafkaesk dünyayla modern İran edebiyatının kurucularından sayılan Sâdık Hidâyetten Türkçede ilk çeviri Varlık dergisinin 1 Aralık 1957 tarihli sayısında çevirmen adı belirtilmeden yayımlanan Üç Damla Kan öyküsüydü (1957). Yirmi yıl sonra ise başka bir öyküsü, bu kez Behçet Necatigilin çevirisiyle, Türkçeye kazandırıldı: Sahipsiz Köpek (Varlık, Aralık 1977).Necatigilin değe…

Yazar: oğuz atay
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı olarak niteler. Moran'a göre Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona…

Yazar: sylvia plath
Yazılmış onca güzel şiir.. Olağanüstü bir kişisel tanıklığa dayanan bir roman: Sırça Fanus.. Başarılı hikayeler... Sıkı bir eğitim... Ünlü bir İngiliz şairle Ted Hugles'le yapılmış evlilik. İngiltere'de ve Boston'da geçen güzel günler... Ama bütün bunlardan sonra çok genç yaşta gelen ve hayranları ile dostlarını şaşırtan (belki de yakınlarını hiç şaşırtmayan) bir intihar. Sylvia Pl…

Yazar: arthur rimbaud
Şiire on altı yaşında başlayıp yirmi yaşında son veren, edebiyat dünyasının dahi çocuğu Fransız şairi Arthur Rimbaud, dört yılda yarattığı bu ürünüyle bütün büyük şairleri ve bu arada modern Türk şiirini de geniş oranda etkiledi. Rimbaud, yalnız dizenin değil, düzyazının da büyük ustalarından kabul ediliyor. Çeviri: Erdoğan Alkan

Yazar: hakan günday
Bu çağın zor ve acımasız şartlarından kendi şartlarını yaratan dört genç... Onların farklı, heyecanlı, düzensiz dünyası. Düzenin dışında, karşısında kurmuşlar hayatlarını. Onlar, yazarın deyimiyle, birer piç. Babaları belli olmadığı için değil, babalarının yaşam şartlarını reddettikleri, babalarına ihanet ettikleri için. Hakan Günday, Türk edebiyatının genç ve Batılı sesi olduğunu bu yeni romanın…