
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: e. e. cummings
Şiirlerinde dize düzenini ve noktalama kurallarını altüst ederek okuru geleneksel alışkanlıklardan kurtarmayı amaçlayan Cummings, ilk bakışta anlaşılması güç bir şair gibi görünebilir. Oysa şiirleri yüksek sesle okunduğunda, bunların baharı, aşkı, gülleri ve başka çiçekleri ele alan geleneksel içerikli lirikler olduğu anlaşılır.

Yazar: albert camus
"Yazışmalar 1946-1959'', yapıtlarıyla ölümsüzleşmiş iki ismin, Albert Camus'yle René Char'ın dostluğunun anlatısı aslında. Bu mektuplarda iki edebiyatçı arasındaki dostluğun nasıl geliştiğini, zor günlerinde birbirlerinden nasıl güç aldıklarına tanık oluyoruz. Yine bu mektuplar, Camus'yle Char'ın kimi yapıtlarına, dönemin siyasi olaylarına ilişkin düşüncelerini…

Yazar: albert camus
"Yazışmalar 1946-1959'', yapıtlarıyla ölümsüzleşmiş iki ismin, Albert Camus'yle René Char'ın dostluğunun anlatısı aslında. Bu mektuplarda iki edebiyatçı arasındaki dostluğun nasıl geliştiğini, zor günlerinde birbirlerinden nasıl güç aldıklarına tanık oluyoruz. Yine bu mektuplar, Camus'yle Char'ın kimi yapıtlarına, dönemin siyasi olaylarına ilişkin düşüncelerini…

Yazar: sylvia plath
Çağdaş edebiyatın gizemli, kırılgan ve hak ettiği değeri bir türlü kazanamayan isimlerden birisiydi Sylvia Plath. Sıranın dışına doğru çıkmaya, içindeki yılanı beslemeye uğraşırken sıradanlığa sokulmaya çalışan bir kadın yazar... Tıpkı çok eski bir ayinde söylendiği gibi: Sevilecek tek şey, Korkunun kendisidir. Korkunun Sevgisi bilgeliğin başlangıcıdır.Altıkırkbeş Yayın, ekranın ötesine bakarak s…

Yazar: ıngeborg bachmann
Savaş sonrası Viyana'sında tanıştılar: Toplama kampından sağ çıkmış bir Yahudi şair ve felsefe öğrencisi bir genç kadın. Birbirlerine âşık oldular. Celan'ın gönderdiği gelinciklerle dolu odasında ona aşk ve özlem dolu mektuplar yazdı Bachmann. Celan da ona. Biri yalnızdı, sahip olmak istedi, öteki başkalarına da gönül verdi zaman zaman. Farklı şehirlerde, farklı ortamlarda yalnızlıkları…

Yazar: emily dickinson
Yüreğim! Unutacağız onu! Sen ve ben bu gece! Sen verdiği sıcaklığı unut Işığı unutacağım ben de! Başarınca söyle n'olur Söyle ki hemen başlayayım! Çabuk! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlayacağım! ------ 'İngiliz dilinde yazan kadın şairlerin en büyüğü Dickinson'un bizi götürdüğü dünya parmak uçlarımızda yürümeği gerektirir. ...heyecanlanarak ve ürkerek, önümüzde bel…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: arthur rimbaud
Can Alkor, özenli dili ve mükemmeliyetçi tutumuyla Illuminationsu Türkçeye çevirdi Arthur Rimbaud (1854-1891): On altı yaşında başlayan şairlik hayatı sadece beş yıl sürdü. Ancak bu süre içinde yüzlerce yıllık geleneksel şiir dilini, yapısını, söylemini

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: franz kafka
1986 yılında bir sahafta, Kafkanın o güne dek bilinmeyen, dokuz mektup, yirmi iki kartpostal ve bir manzara kartından oluşan bir paket bulundu. Yeni Bulunmuş Mektuplar adıyla yayımlanan bu mektup ve kartpostallar, Kafkanın yaşamının son iki yılında (1922-24) ailesine yazdıklarını bir araya getiriyor.Kitapta, Kafkanın adım adım ölüme yaklaşması kadar, l. Dünya Savaşı sonunda Berlinde ve yaşamının…

Yazar: antonin artaud
Dün öğrendim (galiba geri kalıyorum, ya da bu sadece bir yanlış haber, bir kere daha zıkkımlanılmış yemeklerin oturaklara boşaltılma saatinde yalakla kenef arasında yayılan şu pis dedikodulardan biri), dün öğrendim Amerikan okullarının en hayret verici resmi uygulamalarından birini Onlarla ki bu ülke kendini ilerlemenin başında sanıyor. Okula ilk defa giren bir çocuğun katıldığı sınavlar arasında…

Yazar: rainer maria rilke
Üne kavuşmadan yalnızdı Rodin. Ve kavuştuğu ün onu belki daha da yalnızlaştırdı. Çünkü ün, yeni bir isim çevresinde oluşmuş tüm yanlış anlamalar topluluğundan başka şey değildir. Rodin'in çevresi böyle pek çok yanlış anlamayla kuşatılmış durumda; bunları açıklığa kavuşturmak ise uzun ve zahmetli bir iş. Sonra, gereği de yoktur böyle bir şeyin; yanlış anlamalar Rodin'in yapıtlarının değ…

Yazar: rainer maria rilke
Bir odanın köşesinde bir kılıç duruyor, gövdesinin çelik yüzüne güneşin şavkı vurmuş, pembemsi pembemsi ışıldıyordu. Derken kasılarak çevresine bir göz gezdirdi kılıç. Gördü kü odada bulunan her şey kendi parıltısından beslenip geçiniyordu. Her şey mi? Ama yo! Şuradaki masanın üzerinde bir mürekkep hokkasına miskin miskin yaslanmış bir kalem duruyor, onun çakmak çakmak görkemi karşısında boyun eğ…

Yazar: rauda jamis
Gecelerim, çarpan kocaman bir yürek gibi. Gecelerim aysız; pencereden süzülen gri ışığa gözünü kırpmadan bakıyor. Gecelerim ağlıyor, yastığım nemli ve soğuk. Gecelerim beni yokluğuna itiyor; seni arıyorum, yanımdaki dev bedenini, soluğunu, kokunu arıyorum. Neredesin? Bedenim, şu sakat külçe, senin sıcaklığında bir an kendini unutmak istiyor. Gecelerim paçavraya dönmüş bir yürek. Gecelerim beni aş…

Yazar: charles baudelaire
Les Fleurs du Mal / Kötülük Çiçekleri, ilk kez yayımlandığı 1857 yılından bu yana modern şiirin başlangıcı sayılmaktadır. Romantizmin coşkulu temalarından ayrılarak büyük kentin sancı dolu çelişkilerini ilk kez şiire sokan Baudelaire, devrimcilik-tutuculuk, tensel hazlar-gizemcilik, toplumsal yaşam-içe kapanış, dindarlık-tanrıtanımazlık gibi karşıtlıkları sınırsız bir içtenlik ve çarpıcılıkla işl…

Yazar: oğuz atay
Geçtiğimiz yıl 20. ölüm yıldönümünü idrak ettiğimiz Oğuz Atayın bitiremeden aramızdan ayrıldığı son eseri nihayet tamamlandı. Uzun edebî polisiye uğraşlara rağmen ilk bölümü bulunamayan Eylembilimi yıllar önce, Oğuz Atay okurlarının istekleri karşısında Günlüke ekleyerek yayımlamak zorunda kalmıştık. İyi de yapmışız... Belki de bu sayede, edebiyatımızın yeri doldurulamaz usta kaleminin bu son baş…

Yazar: albert camus
Yolculuk Günlükleri, Albert Camusün (1913-1960) İkinci Dünya Savaşından hemen sorna, 1946 yılı mayıs ayında Amerika Birleşik Devletlerine, 1949 yılı haziran-ağustos ayları arasında Güney Amerika ülkelerine yaptığı gezilerde tuttuğu notları kapsıyor. Birincisinde otuz üç yaşında henüz yeterince tanınmamış; ikincisinde ise otuz altı yaşında ve ünlenmeye başlamış bir yazar. Öznel ve nesnel koşullar…

Yazar: oğuz atay
Tanzimattan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.



