Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nick arnold
Acı Çeken Bilim Adamları ilk Yunan bilim adamlarından modern dünyanın dâhilerine kadar mucitlerin ve kâşiflerin acı dolu hikâyelerini sunuyor. Bu kitapta zekice buluşları, tehlikeli deneyleri ve dünyamızı değiştiren en garip hataları bulacaksınız.*Albert Einsteinın yaşadığı yeri neden unuttuğunu,*Hangi bilim kadınının deney yaparken öldüğünü,*Galileonun ne kadar inatçı bir adam olduğunu keşfedin.…

Yazar: nick arnold
Obur Etoburlarla vahşi hayatta bir gezintiye ne dersiniz?Keşfetmeye cesaretiniz var mı?* Kim bir fil için takma diş yaptı?* Nefesi kötü kokan ejderler nerede bulunur?* Hangi bilim adamı akşam yemeğinde zehirli yılan yedi? Midenizin kaldıracağını düşünüyorsanız bilimin fena yanını okumaya başlayın ve beraber ünyanın en acımasız yaratığını bulalım. Bu arada korkunç ayılarla karşılaşmaya, kurtlarla…
8/10Benim gibi, hayvanları sevenler için çok güzel bir kitap. Ama tabi ki edebi bir değeri yok.

Yazar: mike goldsmith
Albert Einsteinı duymuşsunuzdur...E=mc2 denklemini bulduğu, garip bir saç şekline sahip olduğu, evrendeki en zeki adam olduğu için çok ünlüdür.Peki ya okuldan atıldığını, naziler ve FBI tarafından takip edildiğini, beyninin çıkarılıp incelendiğini biliyor muydunuz?Evet, Albert ölse de hâlâ süprizlerle dolu bir insan. Albertin kayıp not defterinden başından gelenleri ve neler düşündüğünü öğrenebil…

Yazar: kjartan poskitt
Kral veya hükümdar olmamasına ve yaklaşık 300 yıl önce yaşamasına rağmen, herkes Isaac Newton ismini duymuştur. Üstelik bu isim her zaman hatırlanacaktır. Peki neden olduğunu biliyor musunuz? Bir gün, Isaac bahçesinde bir elma ağacının altında oturuyormuş. Sonra, o herkesin bildiği olay gerçekleşmiş.Yani elma kafasına düşmüş.Eğer bu sizin başınıza gelseydi, siz ne derdiniz? Isaac gibi düşündüğünü…

Yazar: anita ganeri
Gözüpek Kaşifler kitabını aralarken, geride bıraktığınız sıkıcı coğrafya derslerine el sallayabilirsiniz...· Silkeleneceksiniz! James Cookun macera dolu hayatı...· Büyüleneceksiniz! Ferdinand Macellanın dünyanın etrafını ilk kez dolaşması...· Buz keseceksiniz! Kaptan Scottun Güney Kutbuna kadar gidip orada kendisine bırakılmış bir not bulması...· Etkileneceksiniz! İbn-…

Yazar: jules gabriel verne
Jules Verne bu kez Osmanlı topraklarında...Bir Ramazan günü bir Hollandalı, uşağıyla birlikte İstanbula gelir. Burada, dostu tütün tüccarı Keraban Ağa ile buluşur, onun Üsküdardaki konağına yemeğe gideceklerdir. Tam da o gün, Boğazdan karşıya geçiş için yeni bir vergi konur ama Keraban Ağanın bu vergiyi ödemeye hiç niyeti yoktur. On paralık vergiyi ödememekte kararlı olan Keraban Ağanın bu inadı,…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…
10/10
Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…



Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: jules gabriel verne
****** Güneş tepelerin ardından kaybolurken Santa-Fe adındaki sahil kontrol gemisinden top atıldı. Mizana direğine çekilen Arjantin Cumhuriyeti bayrağı rüzgarda dalgalandı. O sırada geminin demirlemiş olduğu Elgor Koyunun bir tüfek atımı gerisinde yapılmış olan deniz fenerinden kuvvetli bir ışık yayıldı. Fener bekçilerinden ikisi, kıyıda toplanan işçiler ve geminin baş tarafında toplanmış olan…



Yazar: michael coleman
Çılgın Avrupa Kupalarında Avrupa Şampiyonalarının ilginç tarihini öğreneceksiniz. Avrupa devlerinin sürpriz mağlubiyetlerinden, saha içindeki ve dışındaki tarihi savaşlara kadar her şey bu kitapta.Bu kitapta başka neler mi var?Home Cupı evine götüren ahtapot, kupadan elendikten sonra bile Avrupa Şampiyonu olan takım, futbolcularını hapishaneye yollayan teknik direktör.Uzatmalarda, Kırmızı Kart Sı…

Yazar: alexandre dumas
Yıl 1625. Genç DArtagnan, babasının yönlendirmesiyle silahşör olabilmek ve kralın hizmetine girebilmek için Parise gelir. Yolda bazı talihsizlikler yaşamasına rağmen, kralın silahşörlerinin komutanı Bay de Trevillei bulur. Bu arada üç silahşörler Athos, Aramis ve Porthos ile bir dizi yanlış anlaşılmalar yüzünden aynı gün, aynı saate üç ayrı düelloya davet edilir. Tam düello başlarken, Komutan de…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

Yazar: victor hugo, nesrin altınova
İhtiyaçları çok fazlalaşan insanlar kendi öz kaynaklarını sınırlarını zorlamaya itilir ve yollarına çıkan herhangi bir savunmasız kişiden bile irkilir. İş ve ücretler, yiyecek ve ısı, cesaret ve iyi niyet hepsi sahip olamadıkları şeylerdir. Bu karanlık içerisinde erkek, kadın ve çocuğun zayıflığını ele geçirir ve onları utanç verici işlere zorlar. Artık hiçbir dehşet veya korku dışlanmaz. Ümitsiz…









