
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: halide edib adıvar
Ben artık zelil ve sefil bir günahkâr oldum. Ben artık tarihin en melun çehresi Yehudaya bir nazire oldum. Yehuda nasıl dünyanın pek muazzez bir simasını, efendisini birkaç dinar için sattı ise ben de dünyanın beni en çok sevmiş bir ruhunu, o ruhun hududu olmayan emniyetini, muhitini sattım, dünyada en çok sevdiği bir şeyin kalbini ondan çaldım.Halide Edib Adıvar, kendisine asıl ününü kazandıran…



Yazar: halide edib adıvar
Ben artık zelil ve sefil bir günahkâr oldum. Ben artık tarihin en melun çehresi Yehudaya bir nazire oldum. Yehuda nasıl dünyanın pek muazzez bir simasını, efendisini birkaç dinar için sattı ise ben de dünyanın beni en çok sevmiş bir ruhunu, o ruhun hududu olmayan emniyetini, muhitini sattım, dünyada en çok sevdiği bir şeyin kalbini ondan çaldım.Halide Edib Adıvar, kendisine asıl ününü kazandıran…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: sunay akın
Bir adam var bilir misiniz? Her gece deniz ilk dalgalarla uyanana değin, umutları, hüzünleri, bekleyişleri ve ruhun ışığını, eski kitapların hamuruna katarak rengarenk ayçörekleri yaratan; özgürlük adına, barış adına, emek adına...Peki, hiç yediniz mi onun bu sihirli ayçöreklerinden? Eğer kocaman bir parça ısıracak olursanız, kendinizi bir anda, küçücük ışıklardan oluşmuş bir gemide bulabilirsini…

Yazar: ömer hayyam
Ömer Hayyam: Doğum ve ölüm tarihleri çeşitli kaynaklara göre farklılık gösterse de, 11. yüzyılın ortalarında doğduğu, 12. yüzyılın ilk çeyreği civarında öldüğü kabul edilen İranlı şair, felsefeci ve bilim adamı. Günümüzde ise, daha çok rubai türünün yaratıcısı olarak kabul gören Hayyamın dörtlükleri, Türkçeye Yahya Kemal ve Abdülbaki Gölpınarlı başta olmak üzere pek çok kez çevrildi. Sabahattin E…

Yazar: grigory petrov
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki yaşamı yenilemek için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-…

Yazar: oğuz akay
Mustafa Kemalin Sakarya atına binip Çankaya sırtlarında dolaşan bu iki güçlü kadın, Türkiyenin kurtuluş ve kuruluş günlerinde, kadınlar için cesaretin sembolü olmuşlardır. Çankaya Köşkünde, Milli Mücadelede, zafer günlerinde ve Türk devriminin ilk yıllarında unutulmaz izler bırakmışlardır. Fikriye Hanım, Kurtuluş yıllarında cephe gerisinde hizmet almış ve bir kadın nefer gibi karargah hizmetlerin…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: gore vidal
Çağdaş Amerikan Edebiyatı'nın en önemli yazarlarından biri olan Gore Vidal'in Julian The Apostate adlı kitabı tarihsel roman türünün ilginç örneklerindendir. Bir Roma İmparatoru olan Julian Augustus farklı niteliklere sahip ilginç bir kişiliktir. Roman'ın fonunu Roma tarihinde yaşanmış olaylar oluşturmaktadır. Julian bir filozof, askeri bir lider, tutkulu bir aşık olarak farklı ki…

Yazar: gore vidal
Çağdaş Amerikan Edebiyatı'nın en önemli yazarlarından biri olan Gore Vidal'in Julian The Apostate adlı kitabı tarihsel roman türünün ilginç örneklerindendir. Bir Roma İmparatoru olan Julian Augustus farklı niteliklere sahip ilginç bir kişiliktir. Roman'ın fonunu Roma tarihinde yaşanmış olaylar oluşturmaktadır. Julian bir filozof, askeri bir lider, tutkulu bir aşık olarak farklı ki…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: gore vidal
Çağdaş Amerikan Edebiyatı'nın en önemli yazarlarından biri olan Gore Vidal'in Julian The Apostate adlı kitabı tarihsel roman türünün ilginç örneklerindendir. Bir Roma İmparatoru olan Julian Augustus farklı niteliklere sahip ilginç bir kişiliktir. Roman'ın fonunu Roma tarihinde yaşanmış olaylar oluşturmaktadır. Julian bir filozof, askeri bir lider, tutkulu bir aşık olarak farklı ki…

Yazar: gore vidal
Çağdaş Amerikan Edebiyatı'nın en önemli yazarlarından biri olan Gore Vidal'in Julian The Apostate adlı kitabı tarihsel roman türünün ilginç örneklerindendir. Bir Roma İmparatoru olan Julian Augustus farklı niteliklere sahip ilginç bir kişiliktir. Roman'ın fonunu Roma tarihinde yaşanmış olaylar oluşturmaktadır. Julian bir filozof, askeri bir lider, tutkulu bir aşık olarak farklı ki…

Yazar: özdemir asaf
Özdemir Asafın şairdeki ikinci kişi problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur.Behç…
10/10
Yazar: özdemir asaf
Özdemir Asafın şairdeki ikinci kişi problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur.Behç…

Yazar: gabriel garcia marquez
“Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya…
7/10
Yazar: gabriel garcia marquez
“Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya…

Yazar: özdemir asaf
Özdemir Asafın şairdeki ikinci kişi problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur.Behç…


