Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)
Araştırma ruhuna sahip bir insan ne yapar ne eder bulaşır tekrar yeni şeylere.Çeker mi? Kendi ayaklarıyla mı gider ? Kendi ayaklarıyla gider kısmını seçeceğim ben.Kendi ayaklarıyla gittiği için; içinde buluverir kendini yine yeni olayların.Ortasında kalmak istediği için atılan bilinçli adımlar onu iter yeni tehlikelere.Aklından Bir Sayı Tut hakkında yaptığım yorumun daha fazlasını hak ediyor.Tam bitti derken son cümlelerde yine başa sardı hissi uyandırırken siz kendi kendinize hay Allah diyorsunuz.Yüzlerce sayfaya sığdırılmış olaylar şimdi 2-3 sayfada başkaca bir biçimde mi yol alacak ? Yapmak istediği şeyi….giderek arttırmak istediği merakı….bu kez daha sağlam bir kalemle ele almış yazar.Emekli polisimiz her defasında daha tehlikeli işlere bulaşma konusunda usta.Tehlikeler onu çekmiyor.Bile isteye üzerine üzerine gidiyor.Sırf bana bulaşsın da çözüme ulaştırayım diye.Küçük bir çocuğun tek başına yemek yemeye başlaması gibi bir heyecan,ilk adımın yaşatacağı sevinç gibi bir başlangıç,büyük bir hastalıktan kurtulmanın erdireceği huzur gibi bir son ile bitmesi için bu tehlikelere-bizce tehlike- kucak açması gerek kahramanımızın.Ve alacak avucunuza sizi kelimeler.Bittiğinde biraz sıkıntı yaşayacağınız kesin.Yeni kitabı bekleyeceğiniz de bir gerçek. Konunun ana hattı bu.Yeni bir olay.Çözmeye çalışan bir dedektif.Çözmeye çalışırkenki akıl oyunları esnasında ağrıyan bir baş. -Bu kesinlikle size ait ;) – Bunun yanı sıra insan ilişkileri konusunda ders alabileceğimiz noktalar da yok değil…Bir kitabı Farid FARJAD eşliğinde okumak ne keyiflidir.Golha…Ve yazmak ne keyiflidir…Golha…Okumayı sevin…
Baskı: Nefret Tohumu
İkinci bahar yaşıyor ömrüm Gel benim yarim oluver şimdi… Stephen KING in övgülerine mazhar olmuş yazarı ve kitabıyla ilk defa karşılaştım.Elime tesadüfen geçti.Okumaya başladığımda da sıradan gibi düşündüm ancak düşüncemden biraz sıyrıldım diyebilirim.600 küsür sayfa olmasına rağmen sıkıldım diyemem.Ölen liseli bir genç kız,ünlü bir doktor,doktorun yakın avukat arkadaşı,küçük bir kasaba,ama büyük olaylar…Çok fazla karakter yok.Dili ağır değil.Sanki hiç ilerlemiyormuş gibi gelen birkaç bölümü var ancak genel itibariyle hmmm deyip düşündürecek bir kaç nokta var.Genel itibariyle orta yaş krizi olarak nitelendirip,bu kanıya varma isteğiniz zaman zaman doruk noktasına ulaşsa da kitabın sonunda böyle olmadığını anlıyorsunuz…Liseli ve Harvard bursu kazanmış Kate in ölümü kimin elinden oldu ? İnsan bazen en yakınındakinden şüphelenirse;elinde inanacağı başka şeyler yaratabilir mi ? Ve ömür istemediğin şekilde mi gitmeli ? Yoksa ikinci baharlar yaşanmalı mı ? Çok daha fazla sorularla yoğun bir konuya dalacak,çoğu zaman da kendinizi sorgulayacaksınız . Ben olsaydım ne yapardım sorusu o kadar çok çıkacakki karşınıza bazen yorulup,elinizden bırakmak isteyeceksiniz.Ama ben olsaydım sonuna kadar giderdim ;)
Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)
Sadece Jean-Christophe Grange beni heyecana sürükleyecek sanırdım.Ne zaman kitapçının birine uğrasam gözlerim yeni bir Grange romanı kapağı arardı.Yeni çıkan kitaplara ne zaman baksam internette,dergilerde acabalarla beraber gözüm Grange adını arardı…Sonra birden sadece bir kapak beni etkiledi.Sonra romanın adı.Aklından Bir Sayı Tut.Bir şeye yaramayacaktı ama bir sayı tuttum :) Aslında kuzenim kitap istemişti benden.4 kitap almıştım.Ancak vermeye kıyamadım bunu.Tekrar alabileceğim en kısa zaman da 2-3 gündü ama bir an önce okumalıydım.Okudum da…Göz açıp kapayıncaya kadar.Akıcıydı,güzeldi…Sürekli ben de kurgulayıp durdum.Kitabı okuduğum 3-4 günün gecesinde uyumakta zorlandığım anlar bile oldu.Kitabın zaten çoktan yazılmış olduğunu unutup ben yazıyordum.Sanırım başka bir katil yaratabilirim şu an o romanda :) İnsanı içine çeken,karakterlerinden biri yapan bir roman.Çok fazla kan,cinayet yok.Olsa bile çok ayrıntılı değil.Grange,Tess Gerritsen romanları gibi durup fena olmuyorsunuz arada.Gözünüzde canlandırdığınızda sahneleri,mideniz bulanmıyor…Düğümün son anda çözülecek olması beklenen bir şey elbette ama o sona ulaşmak açıkçası keyifliydi…İyi okumalar…Okumayı sevin...
Baskı: Klon
Bir ‘merhaba’ dese bir yüz.Tanıdık bir yüz.Siz ! Başka bir yüz sorun olmazdı.Ya kendi yüzünüz? Anlatılamaz bir şey gibi mi geldi size şimdi ? Doğru kelimeyi bulabildiniz mi yoksa hemen ? Ben ürkerdim kesinlikle.Benimle ben karşılaşsa evet kesinlikle ürkerdim… Ama Davis Moore un yaşadığı(yaşayacağı) kızının katiliyle yüz yüze gelmek olacak.Acaba hangisi zor ? O mu ?Bu mu ? Tecavüze uğrayıp öldürülen kızının katili kim ? Bunun cevabını kendi eliyle bulmak ister.Mesleğini tehlikeye atacak olsa dahi bunun cevabı o kadar istenmektedirki doktor tarafından;katilin DNA sı ona eşsiz bir kanıt gibi gelir.Gelişen başka başka kötü ! olaylar bu kanıtın bulunma pişmanlığını yaşatsa da yine de karşı konulmaz bir istek daima doktorun peşindedir.Doktor Moore…Klonlama işinin en yetkili kişilerinden biri…Ama bilebilir miydi bir gün kızının katilini klonlayabileceği ihtimalini ? Daha da ötesi klonladığı katilin gözünün içine bakabileceğini ? Anna…Anna Kat Moore…Hayat dolu,annesinin bitanesi.Babasının gözdesi…Katlanılması zor acılar yaşatacak ailesine istemeden.Peki ya onun ölmesini isteyen kim ? Babasının her şeyden korumaya çalıştığı kızının hayatı kim tarafından son buldu ? Klonlama karşıtı binlerce kişi.Klonlama taraftarı binlerce kişi.Acı çeken iki insan.Ölümüyle acı çektiren hayat dolu bir insan.Ardından gelen başka ölümler.Ardından gelen yeni kurulacak yaşamlar.Her son mutlulukla bitmez.Ya da mutlu sanılan sonlar bir yalandan ibarettir… Bu kitabı merak edin.Mutlaka okuyun.Okumayı sevin ;)
Baskı: Aşk
“Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.”(Şems-i Tebrizi) Böylesi tarif nasıl bir tariftir?İnsana düşüncesini yazdırtmak ister ama yazar yazar sildirir.Söz söylemeye utanır insan.Sözcüklerim eğilir bu sözlerin üstüne.Yazıp yazıp siliyorum.Utanıyorum… Elif ŞAFAK sağolsun.Elleri dert görmesin.Kalemine sağlık.Düşüncelerine sağlık.Beni bu konularda ilk çeken kitap…Mevlana’nın dost araması.Şems’in hisleri…Buraya bu kitap hakkında ne yazsam diye düşünüyorum da.İlk sayfasından son sayfasına kadar sözcükleri sıralayasım geliyor.Bu kadar sözcük bir araya gelmek için eminim çıldırıyorlardır.Bir daha birleşip yeniden yazılmayı.Yeniden aynı düşünceleri dile getirmeyi… Okudukça Şems’in sözlerini…Okudukça Mevlana’nın sözlerini…O sözler olası geliyor insanın.Yüreklerinden gelsem ağızlarına,dökülüversem…Orada kalsam.Bir daha dillerine gelebilsem diye diğer sözcüklerle yarışsam…. Mutlaka okumalısınız.Ben okuyalı 2 yıl oluyor.Ama tazeliği hep yüreğimde.Daha ötesi gözlerimde…Ardından elime aldığım Aşkın Gözyaşlarında nedense aynı tadı bulamadım…Belki de ikinci kez karşılaşmak ilkinin tazeliğini veremediğindendir.W.Shakespeare’in Venedik Taciri kitabında Salerio der ki : Eğer kurulu ilişkileri korumaya değil,yeni aşk sözleşmeleri mühürlemeye gidiyorlarsa,on kat hızlı uçar Venüs’ün kumruları…Ve karşılık verir Gratıano : Hep böyledir bu iş.Ziyafete otururken sahip olduğun iştah ziyafet sonunda kimde kalır ? Hangi at,o zorla öğrendiği adımları,daha sonra ilk günlerin tükenmez şevkiyle atar ? Bilmem…Bu -verebildiysem eğer- örneklerde anlatmaya çalıştığım gibi.Elime aldığım ikinci kitap ilkinin,ilk karşılaşmanın tadını vermedi… Karşılaşmak güzeldi bu kitapta gönlü güzel insanlar…Ülkemin topraklarında nefes alıp vermiş güzel insanlar….Sizin aldığınız havayı içime çekmek tarifsiz gönlü,sözü güzel insanlar…İnsanın gönlü güzel olmazsa sözü de güzel olmaz…Bu güzelliklerle mutlaka karşılaşın… “Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.”(Şems-i Tebrizi) İlk gülünüz benden olsun.Hem sevin hem de sevinin.Okuyun.Huzur bulun…Okumayı sevin…