
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: alain fournier, sema ılgaz temel
Alain-Fournier (1886-1914) daha 28 yaşındayken, cephede vurularak öldü. Koca Meaulnes (Le Grand Meaulnes), onun yayınlanmış tek romanı. Ünlü Fransız düşünürü Marcel Arland, Koca Meaulnes, çağdaş edebiyatın belki de ilk ve biricik klasik kitabıdır diyor. Benim sanat ve edebiyat ilkem, çocukluktur diyen Alain-Fournier, bu ilk ve tek romanında, gerçek yaşamında karşılaşıp aşık olduğu, bir daha gör…

Yazar: alain fournier, sema ılgaz temel
Alain-Fournier (1886-1914) daha 28 yaşındayken, cephede vurularak öldü. Koca Meaulnes (Le Grand Meaulnes), onun yayınlanmış tek romanı. Ünlü Fransız düşünürü Marcel Arland, Koca Meaulnes, çağdaş edebiyatın belki de ilk ve biricik klasik kitabıdır diyor. Benim sanat ve edebiyat ilkem, çocukluktur diyen Alain-Fournier, bu ilk ve tek romanında, gerçek yaşamında karşılaşıp aşık olduğu, bir daha gör…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…
8/10
Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: josé saramago
Romanın kahramanı Don José, Nüfus Kayıt Merkez Arşivinde memurdur. Gazete ve dergilerden birtakım kişiler hakkında yzılmış yazılar, fotoğraflar toplayarak tuhaf bir koleksiyon yapmaktadır. Bu kolleksiyonda ünlü kişiler olduğu gibi, ölüm ilanlarından derlediği sıradan isanlar da vardır. Don José, bir gün bu insanlara ait bazı bilgilerin kaybolduğunu fark eder ve arşivden araştırmaya başlar. Arşiv…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: josé saramago
Romanın kahramanı Don José, Nüfus Kayıt Merkez Arşivinde memurdur. Gazete ve dergilerden birtakım kişiler hakkında yzılmış yazılar, fotoğraflar toplayarak tuhaf bir koleksiyon yapmaktadır. Bu kolleksiyonda ünlü kişiler olduğu gibi, ölüm ilanlarından derlediği sıradan isanlar da vardır. Don José, bir gün bu insanlara ait bazı bilgilerin kaybolduğunu fark eder ve arşivden araştırmaya başlar. Arşiv…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: thomas bernhard
Thomas Bernhardın son dönem romanlarından Eski Ustalar ilk kez Türk okurunun karşısına çıkıyor. Yazarın 1985 tarihli bu çalışmasında, önceki kitaplarından bildiğimiz anlatım bütünlüğü ve yoğun dil enerjisi dikkat çekiyor. Yazarın sıradışı sanat anlayışının yanında, devlet, aile, basın, eğitim gibi pek çok konudaki görüşleriyle son derece sarsıcı bir kitap var karşımızda. Bernhardın YKYden daha ön…

Yazar: ursula k. le guin
"LeGuin bizimle rüyaların diliyle konuşur, kadınların ve ejderhaların öykülerini anlatır. Henüz gerçek olmamış öykülerdir bunlar. Konuştuğu dil ise hepimize tanıdık gelir. Bazılarımız dehşet içinde duymamaya çalışır, dinlemez, anlamaz onu. Ama bazılarımız dinler, cesareti olanlarımız o dili doğduğundan beri bildiğini fark eder. Henüz isimlendirilememiş olanı, henüz yaşanmamış olanı, hep duyu…
9/10
Yazar: ursula k. le guin
"LeGuin bizimle rüyaların diliyle konuşur, kadınların ve ejderhaların öykülerini anlatır. Henüz gerçek olmamış öykülerdir bunlar. Konuştuğu dil ise hepimize tanıdık gelir. Bazılarımız dehşet içinde duymamaya çalışır, dinlemez, anlamaz onu. Ama bazılarımız dinler, cesareti olanlarımız o dili doğduğundan beri bildiğini fark eder. Henüz isimlendirilememiş olanı, henüz yaşanmamış olanı, hep duyu…

Yazar: gabriel garcia marquez
“Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya…
8/10
Yazar: gabriel garcia marquez
“Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya…

Yazar: vladimir nabokov
Nabokovun Berlin dönemi romanlarından biri olan bu kitap, bir eleştirmenin deyişiyle, zalimane bir başeserdir; okuru, en fotoroman bir durumdan, şu insanlık komedyası denen şeyin karanlık uçurumlarına yuvarlayıverir. Nabokov neyi anlatacağını baştan söyler ve nasıl anlattığına bakmamızı ister. Duyacağımız hayranlığı baştan bilen bir insanın bütün şeytanlığıyla. Nabokov... Pınar Kürün çevirisiyle.…

Yazar: gabriel garcia marquez
1955 yılında yayımlanan Yaprak Fırtınası, Latin Amerika edebiyatında “büyülü gerçekçilik” diye anılan akımın ustası Gabriel García Márquez’in ilk önemli yapıtı. Bu uzun öykünün vurgulanması gereken bir özelliği de, Márquez’in yalnızca Yüzyıllık Yalnızlık değil, daha sonraki yapıtlarının da arka planını oluşturan düşsel Macondo kasabasının ilk kez bu kitapta ortaya çıkmış olması. Dev bir muz şirk…
7/10
Yazar: gabriel garcia marquez
1955 yılında yayımlanan Yaprak Fırtınası, Latin Amerika edebiyatında “büyülü gerçekçilik” diye anılan akımın ustası Gabriel García Márquez’in ilk önemli yapıtı. Bu uzun öykünün vurgulanması gereken bir özelliği de, Márquez’in yalnızca Yüzyıllık Yalnızlık değil, daha sonraki yapıtlarının da arka planını oluşturan düşsel Macondo kasabasının ilk kez bu kitapta ortaya çıkmış olması. Dev bir muz şirk…

Yazar: tarjei vesaas
Kuzeyden sıcacık bir roman: Hem yazarı hem şiirli dili, hem öyküsü hem de çevirmeni dolayısıyla fazlasıyla "özel". Yeniyetmeliğin labirentlerinde buluşan iki kız çocuğunun öyküsü. Kitabın yazarı Vesaas, dünyanın en kuzeyinde, her yerden "uzakta", o bembeyaz, o ayaz ve kopuk coğrafyayı romanının kahramanı haline dönüştürmüş ve modern edebiyatın en önemli metaforlarından birini…
7/10
Yazar: tarjei vesaas
Kuzeyden sıcacık bir roman: Hem yazarı hem şiirli dili, hem öyküsü hem de çevirmeni dolayısıyla fazlasıyla "özel". Yeniyetmeliğin labirentlerinde buluşan iki kız çocuğunun öyküsü. Kitabın yazarı Vesaas, dünyanın en kuzeyinde, her yerden "uzakta", o bembeyaz, o ayaz ve kopuk coğrafyayı romanının kahramanı haline dönüştürmüş ve modern edebiyatın en önemli metaforlarından birini…

Yazar: peter ackroyd
Mary Lamb, deli bir baba, baskıcı bir anne ve aklı havada bir kardeşle tıkılı kaldığı evde yitip gitmektedir. William Ireland’la tanışınca, ona bir kurtarıcıya sarılır gibi yapışır. William, babasının kitapçısında çalışan silik bir gençtir. Tesadüfen tanıştığı bir kadının, merhum eşinin terekesinde bulduğu, Shakespeare’in imzasını taşıyan senedin, babasının ve edebiyatseverlerin nazarında kendisi…
7/10
Yazar: peter ackroyd
Mary Lamb, deli bir baba, baskıcı bir anne ve aklı havada bir kardeşle tıkılı kaldığı evde yitip gitmektedir. William Ireland’la tanışınca, ona bir kurtarıcıya sarılır gibi yapışır. William, babasının kitapçısında çalışan silik bir gençtir. Tesadüfen tanıştığı bir kadının, merhum eşinin terekesinde bulduğu, Shakespeare’in imzasını taşıyan senedin, babasının ve edebiyatseverlerin nazarında kendisi…
