
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yaşar kemal
Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal'in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, "Alamancı" bir genç kadın...Ve bütün fantastikliğine karşın son dere…

Yazar: aytaç ars
Öpüşmenin yasak, tecavüzün yasal olduğu bir gelecek zaman. Erotizmin öldüğü, pornonun meşruiyet kazandığı bir geçmiş zaman. Her şeyin, her şerrin tam da şu an gerçekleştiği bir şimdiki zaman. Sımsıkı giydirilmiş bir oligarşiye karşı, çırılçıplak bir protesto! Aytaç Ars, üçüncü romanı Çıplak Protesto'da kalemini ve silahını zavallı canilere, azılı masumlara yöneltiyor. Ve biliyor ki; yaklaşan…

Yazar: zülfü livaneli
Nefesim Nefesine, birbirini tamamlayan sevgi yüklü iki kelime. Kendi, içinde coşku, kendi içinde heyecan barındıran iki kelime. Yalnız başlarına kaldıklarında yüklendikleri anlamların çoğunu yitiren iki kelime. Gurbetten dönen eski dostlar gibi, birer birer sökün eden unutulmuş türküler, Livanelinin yorumuyla CDde...Nefesim mefesine albümünün hazırlanış öyküsünü, tanıdığınız ve sevdiğiniz kalemle…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: gabriel garcia marquez
Ustalık döneminin doruklarında dolaşan Gabriel Garcia Marquezin, gençliğinde, günlük bir gazetenin muhabiriyken tanık olduğu bir olaydan yola çıkarak yazdığı bu roman, 1994 yılında ilk kez yayımlandığında hem dünyada hem Türkiyede çok ses getirmişti. Çok eski bir manastırın yıkıntıları üzerine, beş yıldızlı bir otel yapılacaktır. Manastırın mahzenindeki mezarlar kazılıp boşaltılırken, bir mezarda…

Yazar: marcel proust
... tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kaseye akıttıkları silikkağıt parçalarının, suya girer girmez şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swannın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne nehrinin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Co…
9/10
Yazar: marcel proust
... tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kaseye akıttıkları silikkağıt parçalarının, suya girer girmez şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swannın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne nehrinin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Co…

Yazar: georges ıfrah
Ne olduysa o zaman oldu! Tanrı alçakgönüllü bendenizin o gününün tamamen ötekiler gibi olmasını istemedi. O gün öğrencileri Georges Ifrah'a yanıtlayamadığı şu soruyu sormuşlardı: "Efendim, rakamlar nereden geliyor? Sıfırı kim icat etti?" Gerçekten nereden geliyordu rakamlar? Bu alışılmış simgeler bize öyle açık geliyordu ki, onları bir tanrının ya da bir uygarlık kahramanının eksik…

Yazar: georges ıfrah
''Ne olduysa o zaman oldu! Tanrı alçak gönüllü bendenizin o gününün tamamen ötekiler gibi olmasını istemedi.'' ''O gün'' öğrencilri Georges Ifrah'a yanıtlayamadığı şu soruyu sormuşlardı; ''Efendim, rakamlar nereden geliyor? Sıfırı kim icat etti?'' Gerçekten, nereden geliyordu rakamlar? Bu alışılmış simgeler bize öyle açık gleiyordu…

Yazar: georges ıfrah
''Ne olduysa o zaman oldu! Tanrı alçakgönüllü bendenizin o gününün tamamen ötekiler gibi olmasını istemedi.'' ''O gün'' öğrencileri Georges Ifrah´a yanıtlayamadığı şu soruyu sormuşlardı: ''Efendim, rakamlar nereden geliyor? Sıfırı kim icat etti?'' Gerçekten nereden geliyordu rakamlar? Bu alışılmış simgeler bize öyle açık geliyordu ki,…

Yazar: georges ıfrah
''Ne olduysa o zaman oldu! Tanrı alçakgönüllü bendenizin o gününün tamamen ötekiler gibi olmasını istemedi.'' ''O gün'' öğrencileri Georges Ifrah'a yanıtlayamadığı şu soruyu sormuşlardı; "Efendim, rakamlar nereden geliyor? Sıfırı kim icat etti?" Gerçekten nereden geliyordu rakamlar? Bu alışılmış simgeler bize öyle açık geliyordu ki, onları b…

Yazar: marcel proust
... tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kaseye akıttıkları silikkağıt parçalarının, suya girer girmez şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swannın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne nehrinin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Co…











