
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: andré gide
Timaş Edebiyatın Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisinden çıkan ilk kitap Pastoral Senfoni, Nobel ödüllü yazar André Gidein en iyi bilinen eserlerinden birisidir. Huzuru yakalayabilmek için çırpınarak yaşayan ruhlar için aşk, acıya dönüştürülmesi en kolay, en hassas ihtiyaçlardan biridir. Kahramanların hepsi, ya Gidein kendisi ya da hayatında önemli rolleri olan yakınlarıdır.Pastoral Senfoni, bir kitap…

Yazar: javier marias
María Dolz her sabah işe gitmeden önce kahvaltı ettiği kafede adeta onun için bir mutluluk timsaline dönüşen evli bir çifti gözlemlemeye başlar. Bu, onun için, sabahlara neredeyse daha kolay başlamanın bir yolu olmuştur. Ta ki uzun bir süre bu gözlemlerine ara vermek zorunda kalıp adamın bir meczub tarafından öldürüldüğünü öğrendiği güne kadar... Derken kendiliğinden gelişen bir ilişki María'…

Yazar: oktay rifat
Kirli işlerin kokusu, İstanbulun havasında yerel esintilere karışarak, ağır ve sinsi, mahalle aralarına dek yayılıyor, sıva deliklerinden, aralıklardan, eşiklerden odalara, mutfaklara, eşyaya, gündelik yaşama siniyordu. Anlayamıyordu Filiz ama kokuyu alıyordu. Olmuş bir kan çıbanında geliyordu sanki koku. Gazeteler çalan çırpanların devlet hazinesini soyanların, komandoların, şeriatçıların, öldür…

Yazar: oktay rifat
Kirli işlerin kokusu, İstanbulun havasında yerel esintilere karışarak, ağır ve sinsi, mahalle aralarına dek yayılıyor, sıva deliklerinden, aralıklardan, eşiklerden odalara, mutfaklara, eşyaya, gündelik yaşama siniyordu. Anlayamıyordu Filiz ama kokuyu alıyordu. Olmuş bir kan çıbanında geliyordu sanki koku. Gazeteler çalan çırpanların devlet hazinesini soyanların, komandoların, şeriatçıların, öldür…

Yazar: hakan bıçakcı
Gözlerimi açtığımda yataktaydım. Ancak bu benim yatağım değildi. Yumuşacık, açık renk yorganın ortasına gömülmüştüm. Tepemde bembeyaz ışıklar vardı. Gözlerim acıyla kamaştı. Bakışlarımı spotların kör edici beyazlığından kurtarıp sağıma baktım. Alışveriş yapan müşteriler... Soluma baktım. Yine alışveriş yapanlar... Büyük bir mağazanın orta yerindeydim. Teşhir amaçlı sergilenen iki kişilik yataklar…

Yazar: oktay rifat
Kirli işlerin kokusu, İstanbulun havasında yerel esintilere karışarak, ağır ve sinsi, mahalle aralarına dek yayılıyor, sıva deliklerinden, aralıklardan, eşiklerden odalara, mutfaklara, eşyaya, gündelik yaşama siniyordu. Anlayamıyordu Filiz ama kokuyu alıyordu. Olmuş bir kan çıbanında geliyordu sanki koku. Gazeteler çalan çırpanların devlet hazinesini soyanların, komandoların, şeriatçıların, öldür…

Yazar: alice munro
Eleştirmen Leah Hager Cohen şöyle diyor: öykülerini okurken, ‘Munro benim aklımdan geçenleri nasıl bilebilir?’ diye düşünüyorum. Aslında Munro’nun yaptığı, büyük bir alçakgönüllülükle bir duyguyu paylaşmak, sizi bir başka dünyaya çekmek, bir başkasının ritmiyle size soluk aldırmak, bir başkasının gördüklerini kendiniz görüyormuş duygusunu yaşatmak.” Bazı Kadınlardaki bütün öyküler, eleştirmeni h…

Yazar: alice munro
Usta yazar Alice Munro, Sevgili Hayat'taki öykü kişilerine ve yaşadıkları ortama yine can soluğu üf lüyor. Aşk, yalnızlık, suçluluk, utanç, kayıplar, şehvet, ölüm, mutsuzluk ve umut; bütün bu duyguları içeren insan yaşamının farklı kesitlerini aktaran öyküler, yazarın kaleminin ucundaki kişilere empatiyle yaklaşması sonucunda okurlara akıcı bir okuma deneyimi armağan ediyor. Çoğunluğu K…

Yazar: arundhati roy
Arundhati Roy, İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülünü 1997 yılında Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanıyla aldı. Lirik bir dille, şiirsi bir anlatımla, bir söz-büyücüsü gibi kullandığı sözcüklerle, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin soluk kesen dramını anlattı. Varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, ailesinin yanında çalışan bir işçiye âşık olur. Önüne geçilmez,…

Yazar: orhan pamuk
'Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.' Kitaplar ve onların hayatımızı değiştiren sihirli etkileriyle ilgili bir roman. Okuduğu kitaptan fışkıran ışığa bütün hayatını veren, kitabın vaadettiği ‘yeni hayat’ın peşinden koşan kahraman bir yandan Hayat’ın, Eşsiz Anlar’ın, Ölüm’ün, Yazı’nın, Kaza’nın sırlarına, bir yandan da çocukluğa, resimli romanlara, bir meleğin görünüp kayb…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: hakan bıçakcı
Gözlerimi açtığımda yataktaydım. Ancak bu benim yatağım değildi. Yumuşacık, açık renk yorganın ortasına gömülmüştüm. Tepemde bembeyaz ışıklar vardı. Gözlerim acıyla kamaştı. Bakışlarımı spotların kör edici beyazlığından kurtarıp sağıma baktım. Alışveriş yapan müşteriler... Soluma baktım. Yine alışveriş yapanlar... Büyük bir mağazanın orta yerindeydim. Teşhir amaçlı sergilenen iki kişilik yataklar…

Yazar: doris lessing
Eski adı Rodezya olan Zimbabwede, ırkçılığın çok güçlü uygulandığı bir Güney Afrika ülkesinde yetişen beyaz Mary, çok yoksul bir çocukluğun ve yatılı okulda evlilik, çocuk sahibi olmak, cinsel ilişki üzerine korkunç önyargılarla geçirilmiş bir gençlik döneminin ardından büyük bir şirkette çalışmaya başlar. Arkadaşı olsa da dostu yoktur; sosyal yaşamdan kopmaz ama tuhaf görünümü, davranışları yüzü…

Yazar: doris lessing
Eski adı Rodezya olan Zimbabwede, ırkçılığın çok güçlü uygulandığı bir Güney Afrika ülkesinde yetişen beyaz Mary, çok yoksul bir çocukluğun ve yatılı okulda evlilik, çocuk sahibi olmak, cinsel ilişki üzerine korkunç önyargılarla geçirilmiş bir gençlik döneminin ardından büyük bir şirkette çalışmaya başlar. Arkadaşı olsa da dostu yoktur; sosyal yaşamdan kopmaz ama tuhaf görünümü, davranışları yüzü…

Yazar: doris lessing
Eski adı Rodezya olan Zimbabwede, ırkçılığın çok güçlü uygulandığı bir Güney Afrika ülkesinde yetişen beyaz Mary, çok yoksul bir çocukluğun ve yatılı okulda evlilik, çocuk sahibi olmak, cinsel ilişki üzerine korkunç önyargılarla geçirilmiş bir gençlik döneminin ardından büyük bir şirkette çalışmaya başlar. Arkadaşı olsa da dostu yoktur; sosyal yaşamdan kopmaz ama tuhaf görünümü, davranışları yüzü…

Yazar: doris lessing
Eski adı Rodezya olan Zimbabwede, ırkçılığın çok güçlü uygulandığı bir Güney Afrika ülkesinde yetişen beyaz Mary, çok yoksul bir çocukluğun ve yatılı okulda evlilik, çocuk sahibi olmak, cinsel ilişki üzerine korkunç önyargılarla geçirilmiş bir gençlik döneminin ardından büyük bir şirkette çalışmaya başlar. Arkadaşı olsa da dostu yoktur; sosyal yaşamdan kopmaz ama tuhaf görünümü, davranışları yüzü…

Yazar: doris lessing
Eski adı Rodezya olan Zimbabwede, ırkçılığın çok güçlü uygulandığı bir Güney Afrika ülkesinde yetişen beyaz Mary, çok yoksul bir çocukluğun ve yatılı okulda evlilik, çocuk sahibi olmak, cinsel ilişki üzerine korkunç önyargılarla geçirilmiş bir gençlik döneminin ardından büyük bir şirkette çalışmaya başlar. Arkadaşı olsa da dostu yoktur; sosyal yaşamdan kopmaz ama tuhaf görünümü, davranışları yüzü…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…


Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: murat uyurkulak
Hayat ölümden beter olduğunda, cinayet hobiye dönüşür. 'Bir gün, öyle bir an geldi ki, kötü biri olmaya karar verdim. Taştan bir kalple kurtulurum sandım. Ama çok geçti artık, tüm vakitlerin sahibi silahına benden önce davranmıştı, şahane bir tebessümle bastı tetiğe, kurtulamadım, günaha girdiğimle kaldım. Şimdi önümarkamsağımsolumüstümbaşımyüzümgözüm tövbe...' Olayı çözsen de ka…

Yazar: hakan bıçakcı
Gözlerimi açtığımda yataktaydım. Ancak bu benim yatağım değildi. Yumuşacık, açık renk yorganın ortasına gömülmüştüm. Tepemde bembeyaz ışıklar vardı. Gözlerim acıyla kamaştı. Bakışlarımı spotların kör edici beyazlığından kurtarıp sağıma baktım. Alışveriş yapan müşteriler... Soluma baktım. Yine alışveriş yapanlar... Büyük bir mağazanın orta yerindeydim. Teşhir amaçlı sergilenen iki kişilik yataklar…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…