
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: havva ergene işık
Asr-ı Saadette yaşayan Hanım Sahabîlerin o günün şartları içinde sergiledikleri ferdî, ailevî ve sosyal yaşantı, bu günün inançlı hanımları için, kendi çizgilerini belirginleştirmede, aradıkları çok şeyi bulabilecekleri bir örnek ve bir model hükmündedir.Hanım Sahabîler namıyla yad ettiğimiz o yüce kadınlar, bir yandan ailenin muallimesi ve kurucusu olarak taçlandırılırken, diğer yandan da sosyal…

Yazar: rasim özdenören
Bu kitapta yer alan yazılar düşünsel duruşun kendisini ve böyle bir duruşla görülenin değerlendirilmesini ifade etmeye çalışırken, aynı zamanda kralın çıplak olduğunu söyleme çabasını da güdüyor. Nedir düşünsel duruş? Biz, bir şeye baktığımızda ona bir anlam yüklüyorsak, bu anlam, doğrudan bizim zihnimizin düşünsel duruşu ile ilgilidir. Düşünsel duruşumuz ise içinde yer aldığımız kültürel ortam t…

Yazar: haris el-muhasibi
İmam Ahmed bin Hanbel döneminde yaşayan Haris el-Muhasibi, bu kitabında ayet ve hadisler ışığında okuyucunun elinden tutararak ölüm sonrasında başına gelecekleri adım adım yaşatmaya çalışıyor. Bu kitabı okuduğunuzda Cennetin nimetlerini tatmış ve Cehennem'in yakıcı sıcaklığını ensenizde hissetmiş olacaksınız.

Yazar: fikret başkaya
Gerçekten Mustafa Kemal ve onun inkılâplarıyla ilgili olarak yaratılan efsane, yedi yüz yıllık Hilâfet ve Saltanat devrinde yaratılmamıştır. İlginç olan bir şey de, bu efsane üreticilerinin, sözde efsaneleri yıkmak, hurafeleri yok etmek amacıyla yola çıkmış olmalarıdır! Topluma rasyonel düşünceyi egemen kılmak amacıyla yola çıkanlar, hiçbir dönemde görülmemiş düzeyde hurafe üretmişlerdir. Putları…

Yazar: ali şeriati
İnsan dört zorlayıcının etkisindedir. Bu dört zorlayıcı gücün etkisinden özünü kurtarınca insan, özde insan olabilir ve gerçek anlamı ile insan olmak bu dört zindandan kurtularak özgürlüğün elde edilmesine bağlıdır.

Yazar: ihsan süreyya sırma
İslam gibi tek Hak olan dinden, batıl olan dinlerin hepsine kadar hemen bütün dinlerde, bir ibadete çağrı yöntemi vardır. En küçük primitif dinlerde bile, din mensuplarını, kendi itikadlarınca yapılacak olan ibadete çağıran yöntemlerle karşılaşıyoruz. Ya tamtamlarla, ya herkesten farklı çıkarılan insans sesleriyle ya da ateşle dumanla, borularla, çanlarla, zillerle, vs. aletlerle insanlar kendi d…

Yazar: mustafa özcan
Gerçek Hayat dergisi ve Yeni Asya gazetesi yazarlarından Mustafa Özcanın İslam siyaset felsefesi alanındaki geniş birikimini kullanarak siyasetin dününü ve bugününü yorumluyor. İslam, ahkamı ve esasları itibarıyla kapsamlı ama usulü ve yöntemi itibarıyla tedricîdir. Dolayısıyla uygulanması hikmet gerektirir. Fakat bu çok defa birbirine karıştırılır, diyen yazar, İslamın öngördüğü doğru bir siyasi…

Yazar: maurice lombart
Çok kısa bir süre içersinde, çok geniş bir coğrafyada yaygınlık kazanan İslam, bu hızlı yayılmanın getirdiği sorunların üstesinden nasıl gelmiştir? Bu geniş coğrafya içinde önceden varolan atıl kapasiteyi nasıl harekete geçirmiş ve o günün şartları içinde çok büyük boyutlara ulaşan ekonomik canlılığı nasıl sağlamıştır?Fethedilenlerle fatih arasındaki ilişki nasıldı?Kültürel etkileşimin boyutları…

Yazar: mustafa islamoğlu
Ben şehadet ederim ki Allah bilir, Rasul haktır. Ben şehadet ederim ki İslam mutluluk ve kurtuluştur. Ben şehadet ederim ki insanlığın çektiği ıstırabın ilacı vahyin eczanesinde mevcuttur. Ve yine şehadet ederim mi insanlığı hasta eden modern uygarlık, girdiği krizden Allah'sız çıkamaycaktır. Peygamberler tarihi, Allah'ın insanlığın krizlerine müdahalesinin de tarihidir. Allah bu müd…

Yazar: nazife şişman
Arkadaşlar bizim yüzümüzden dersin iptal edildiğini anlayınca yavaş yavaş sınıfı terk etmeye başladılar. Sınıfta iki başörtülü yapayalnız kalmıştık. Giden arkadaşların gözünde artık biz sınıfın en çalışkan iki kızı değil, dersi sabote eden türbanlılardık... * * * Bu zulüm, hepimizi birer aksiyon adamı yapıp çıkardı. Oysa eskiden pek de farkımız yoktu diğerlerinden. Bir namazımız, bir de başörtümü…

Yazar: dursun altun
İki asırdan bu yana birileri tarafından sırf yozlaştırmak ve neticede ortadan kaldırmak düşüncesiyle bu ülkede bizi biz yapan milli ve manevi hasletlerimizden hangisine müdahale edilmeli, hangisi aşağılanmadı, hangisi hor görülmedi ki? Yapılan bu müdahaleler bu dayatmalar, bu horlamalar neticesinde hangi kültürel birikimimiz, hangi töremiz, hangi sanatımızı bozulmadan, yozlaşmadan sapasağlam ayak…

Yazar: roger garaudy
Dokunulmaz bir meseleyi ele alıyoruz: Siyonizm ve İsrail devleti. İsrail devletini temelden tenkit etme -dikkat edilsin temelden kelimesini kullandım, cinayet sayılabilecek şu veya bu, tek kalmış olaylar değil- yani siyasi Siyonizm temeli üzerinde kurulmuş bir devletin iç mantığını incelemeye kalkışmak derhal Nazilikle suçlanmanın ve neticede ölümle tehdit edilmenin en emin yoludur. Bu araştırman…

Yazar: ali köse
Kışkırtıcı bir başlığa sahip bu eser, ülkemizin din psikolojisi üzerine sahip olduğu değerli isimlerden biri olan Prof. Dr. Ali Köse'nin, muhtelif zaman ve zeminlerde kaleme aldığı, aydın-toplum ilişkisi temelli yazılarından oluşmakta. Kitabı oluşturan metinler, yaşadığı topluma, o toplumun inançlarına, yaşayış biçimine, olayları algılamasına, giyim-kuşamına... yabancı, hatta düşman olan ayd…

Yazar: haluk dursun
İstanbul, bir imparator şehir. Romanın Bizansın, Osmanlının şaheserlerini bünyesinde toplamış. Tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiş. Geçen yüzyıllar bu şehri her bakımdan yıpratmış, çaptan düşürmüş, ama cami yıkılsa da mihrap yerinde kalmış. Klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara, uçup gidiverenlere ağlayıp sızl…

Yazar: isnam taljic
Srebrenitsa: Batı medeniyeti ve BM'nin tarihin çöplüğüne gömüldüğü şehir. Birleşmiş Milletler tarafından Güvenli Bölge ilan edilen Srebrenitsa'da 11 Temmuz 1995'te binlerce insan, BM'nin ve tüm dünyanın gözü önünde Sırplar tarafından katledildi ve yaşadığı yerleri terk etmeye zorlandı. Üstelik Sırp askerlerin konvoyunun benzini Hollandalı askerler tarafından karşılanmıştı…

Yazar: ali bulaç
Basitçe insan bilmek ister; çünkü çevresini kuşatan herşey onu hayretler içinde bırakır. Niçin ve nasıl şeylerin ve olayların vuku bulduğu insanın merak konusudur. Fakat sadece bilme isteğini fenomenlerle sınırlı tuttuğunda en üstün bilgiyi ihmal etmiş olur. Pisagor öncesi ve sonrası filozoflar ister hikmet ister felsefe ile olsun, hem varlığın hem insanın anlamını bilmek istiyorlardı. Bu gelenek…

Yazar: ali bulaç
Basitçe insan bilmek ister; çünkü çevresini kuşatan herşey onu hayretler içinde bırakır. Niçin ve nasıl şeylerin ve olayların vuku bulduğu insanın merak konusudur. Fakat sadece bilme isteğini fenomenlerle sınırlı tuttuğunda en üstün bilgiyi ihmal etmiş olur. Pisagor öncesi ve sonrası filozoflar ister hikmet ister felsefe ile olsun, hem varlığın hem insanın anlamını bilmek istiyorlardı. Bu gelenek…

Yazar: hakan albayrak
Bütün Dünya birleşiyor. Aklını peynir ekmekle yiyenler ise birleşmek şöyle dursun aynı evi paylaştıkları kardeşleriyle kavga ediyorlar. Fırat-Dicle havzası Siz ayrılamasınız diye bağırıken biz savaşın eşiğine gelmiştik bir dönemler. Aynı lisanı konuşan, aynı çarşılarda gezen, aynı yemekleri yiyen, aynı kıbleye yönelen bizler batılıların çizdiği sınırlara itibar etmiyoruz... İslam Birliğinin nüves…

Yazar: hakan albayrak
Latin Amerikanın en büyük camii ve Külliyatı, Buenos Airesin en güzel semtlerinden Palermoda, devletin bağışladığı bir arazi üzerine inşa edildi. Metronun en büyük inşaatı olan Bağımsızlık İstasyonunun duvarında Ve la galibe İla Allah (Allahtan başka galip yoktur) yazısı bulunuyor. Gırnatadaki El- Hamra Sarayında olduğu gibi... Şehrin en görkemli caddesinde bir İbn-i Rüşd Anıtı var... Kısacası Bi…

Yazar: hakan albayrak
Nizam-ı Alem işi bizim işimizdi. Frenkler işimizi elimizden aldılar ve yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Farklı din ve kültürlere zerre kadar tahammülleri olmadığı halde dünyayı idare etmeleri olacak şey değildi zaten. 18inci yüzyıl sonları itibarı ile vazettikleri evrensel değerlere bağlı kalsalardı, birçok yanlışlarına ve eksiklerine rağmen belki küresel bir barış düzeni kurabilirlerdi. Ama ol…

Yazar: necip fazıl kısakürek
(3 Perde) Necip Fazıl'ın 1960 İhtilalinden sonra girdiği hapishanede yazdığı ikinci piyes olan Ahşap Konak, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumu, çekirdeğinden gösteren bir temsildir. Ahşap Konak, her katında üç neslin ayrı ayrı fakat birarada ve aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumu içinde yaşadığı bir mekânı temsil ederken, zaman boyutunda, 1950 sonrası…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Yeniçeriyi dünyanın ilk teşkilatlı ve meslekî ordusu olarak gören ve gösteren Necip Fazıla göre, Yeniçeri, kuruluşundan sonraki ilk iki asır içinde ideal askerdir ve devletinin gayesine ve ahlakına bağlıdır. Tanzimata kadar sürecek olan sonraki üç asır içindeyse bizzat devlet süikastçısı bir âsidir. Yeniçerinin bu çöküşü, ruhî ve sosyal bir müessire, iman vecd ve aşkının gönüllerden uçup gitmesin…

