
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jules gabriel verne
Bir yanda arzuları dizginlenmiş, yaşamları alabildiğine tekdüze ve sakin, bir evlilik kararını on yılda verecek kadar ağırkanlı insanların yaşadığı bir kent: Quiquendone. Diğer yanda Ouiquendonelularla taban tabana zıt, sıcakkanlı, civa gibi yerinde duramayan, esrarengiz bir bilim adamı: Dr. Ox.Doktor, kentin aydınlatılması işini üstlenir ve bunun için bir gaz fabrikası inşa ettirerek çalışmalara…

Yazar: tülay kök
İnsanlar kendilerine acı veren ve bir türlü çözülemeyen sorunları olduğunda son çare olarak terapiste giderler. Terapi odası bir anlamda son duraktır. Terapist seanslarda akıl vermez, önerilerde bulunmaz, kişisel fikirlerini ortaya koymaz. Ancak fikirlerinden ve önerilerinden oluşan bir kitap yazabilir. Bakalım insanlar en çok nelerden şikayetçi? Hangi sorunlarla başa çıkamadıkları için bir t…

Yazar: sabahattin ali
1930'lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali, öykülerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla, masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı. Şiir, hikâye ve roman yazan, çeviriler yapan Ali, tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Türk edebiyatının özgür sesinden yıllara meydan okuyan 16 öykü...

Yazar: sabahattin ali
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden…
6/10
Yazar: sabahattin ali
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Gogol, 1842 yılında Rus edebiyatında neredeyse belli bir gelişmenin başlangıç noktasını oluşturan, Palto adlı uzun öyküsünü kaleme alır. Rus edebiyatının özellikle de gerçekçi kolunun oluşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve küçük adam temasının işlendiği bu uzun öykü haklı olarak Palto'dan sonra Rus edebiyatı ifadesinin nedeni olmuş, sonraki günlerde Dostoyevski "Hepimiz Gogol…

Yazar: halil cibran
Cibran dinsel hakikatin, deneye değil, içgörü dediğimiz vicdan ve sezgiye dayanması gerektiğini; dinin, kurallar getirici ve toplumu düzenleyici bir kurum olarak değil, kişiyi özgürleştirici bir ruhi yükseliş sistemi olarak algılanması gerektiğini savunuyor. Cibrana göre genç insanın kendini bulması, kendi dünya görüşünü oluşturabilmesi için bütün eğitim dayatmalarından ve kalıplaşmış geleneklerd…

Yazar: ısaac asimov
Isaac Asimov demek bilimkurgu ve büyük usta demektir.Vakıf Serisi demek bilimkurgu ve başyapıt demektir.Büyük usta Isaac Asimovu, ölümünün onikinci yılında, yerleşilmiş on milyonlarca gezegeni kapsayan muazzam Galaktik İmparatorlukun Roma misali yıkılmasıyla çöken karanlık çağlara karşı bir avuç bilim adamının yılmaz mücadelesini anlattığı başyapıtı Vakıf Dizisinin tam ve yeni bir çevirisini yayı…

Yazar: arif ergin
Gizemli bir tablo... Yeryüzünün efendilerine rağmen kurulmuş bir ülke... Ve bu ülkenin kaderi üzerinde oynanan büyük oyun... İşadamı Hakan Turan’ın hayatı, manevi kız kardeşi Melek’in kaçırılması ile bir gecede altüst olur. Kız kardeşinin izini süren Hakan, kendini paranın kadim efendileri arasındaki bir savaşın ve yıllar önce gerçekleşmiş cinayetlerle kurgulanmış bir bilmecenin tam ortasında…
10/10
Yazar: arif ergin
Gizemli bir tablo... Yeryüzünün efendilerine rağmen kurulmuş bir ülke... Ve bu ülkenin kaderi üzerinde oynanan büyük oyun... İşadamı Hakan Turan’ın hayatı, manevi kız kardeşi Melek’in kaçırılması ile bir gecede altüst olur. Kız kardeşinin izini süren Hakan, kendini paranın kadim efendileri arasındaki bir savaşın ve yıllar önce gerçekleşmiş cinayetlerle kurgulanmış bir bilmecenin tam ortasında…

Yazar: gabriel garcia marquez
Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquezin en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama komik olduğu kadar da trajik hikâyesi. Gabriel García…

Yazar: yaşar kemal
Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal'in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, "Alamancı" bir genç kadın...Ve bütün fantastikliğine karşın son dere…

Yazar: jack london
Jack London (1876 - 1916), kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biridir.ABDnin hemen her yerini gezdi. İktisadi bunalımın doğurduğu güç koşullarla karşı karşıya kaldı, bir süre hapis yattı ve 1894te militan bir sosyalist oldu. Martin Edende anlattığı gibi, yazar olabilmek için büyük bir iyimserlik ve enerjiyle çalıştı.Martin Eden, hayatı denizcilikle geçen, 19 - 20 yaş…

Yazar: stefan zweig
Mürebbiyeleri katı bir ahlak anlayışının kurbanı olurken, yetişkin dünyasının gaddarlığıyla tanışan iki masum çocuk; Como gölü kıyısındaki bir otelin dingin ortamında gözüne kestirdiği bir genç kıza imzasız aşk mektupları yazarak zalimce bir oyuna girişen görmüş geçirmiş beyefendi; Tirol Alplerinde küçük bir lokantada gençliğinin platonik aşkıyla karşılaşan, artık düşkün ve yaşlı olan bu adama yı…

Yazar: jean jacques rousseau
Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylevden Toplum Sözleşmesine ve Emilee, İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağından İtiraflara, insanlık tarihine çığır açan Aydınlanma düşüncesinin en önemli Romantik düşünür-yazılardır. Melodi ve Müziksel Taklit ile İlişki İçinde Dillerin Kökeni Üzerine Deneme ise, Rousseaunun ilk ses olarak kabul ettiği doğanın çığlığından jestleri…
