Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: graham greene
İngiliz edebiyatının çağdaş yazarlarından Graham Greene'in başyapıt niteliğindeki eseri Meselenin Kalbi, savaş yılları sırasında bir sömürgede geçer. Romanın başkahramanı Scobie, savaş mağlubu Batı Afrika'da görev yapmakta olan dürüst bir komiser ve dindar bir Katoliktir. Scobie çok mutsuz olan karısını uzun bir seyahate göndermek için dürüstlüğünden ödün vererek borç almak zorunda kalı…

Yazar: kadri gürsel
Fransa Basın Ajansı muhabiri Kadri Gürsel ve arkadaşı Reuters foto muhabiri Fatih Sarıbaş, 1995 baharında PKKlılar tarafından kaçırılmış ve 26 gün sonra bırakılmışlardı. İki gazeteci bu süreyi Bagok-Gabar bölgesinde dağlarda dolaştırılarak geçirdiler.Dağdakiler, kentli, dağdaki yaşama yabancı bir gazetecinin kaleminden bu kaçırılmanın ve 26 günün hikâyesi...Yıllardır en az otuz bin cana, benzersi…

Yazar: necib mahfuz
Necip Mahfuz Arap edebiyatının rakipsiz temsilcisidir. Evrensel ölçülerde kusursuz romanlanyla hikâyeleri klasik Arap geleneğinin, Avrupa edebiyatının ve kişisel yeteneğinin göz kamaştırıcı sentezini yansıtır.isveç Akademisi Nobel Komitesi Necip Mahfuz dünya romanının en büyük, en yetenekli yaratıcılarından biridir.Nadirıe Gordimer.1991 Nobel Edebiyat ödülü sahibi,Güney Afrikalı yazarBinbir Gece…

Yazar: hermann hesse
Narziss ve Goldmund, kişilikleri ve dünya görüşleri çok farklı iki insan arasındaki sıradışı dostluk ekseninde, yaşam, ölüm, sanat, us, aşk tutku ve cinselliğin izini sürüyor. Bir yanda bilge Narziss, öte yanda sanatçı Goldmund; ikisi de kendi yolunda, "kendini gerçekleştirme" yolunda mükemmel'e karşıt yönlerden yaklaşmayı başarabiliyorlar ancak. Karşıtlıkların iki insanı birbirin…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: hermann hesse
On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlâk gibi artık inanmadığı kalıplarla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının hızla çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gele…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardının da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz....Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk…

Yazar: jerome david salinger
Efsane yazar, suskun münzevi Salingerın Türkçeye çevirilen son kitabı. Daha önceki yıllarda Dokuz Öykü (1993), Franny ve Zooey (1993) ve Çavdar Tarlasında Çocuklar isimli kitaplarını yayımladığımız Salingerın kitaplaşmış son kitabıydı Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar ve Seymour Bir Giriş.Franny ve Zooeyde olduğu gibi bu kitapta da Glass kardeşlere ait iki uzun öykü yer alıyor. Yazdığı öyküler kad…

Yazar: marcel proust
... tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kaseye akıttıkları silikkağıt parçalarının, suya girer girmez şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swannın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne nehrinin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Co…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, hayatında yol açtığı derin sarsıntılara rağmen sadece bir seyircisi olduğunu söylediği 12 Martta sanık sandalyesine oturtulmuş bir tanıktı. Şafak, bu tanıklığın, gerçekçi olduğu kadar şiirsel bir hikâyesidir. Baskınlara, sorgu ve işkenceye karşı insanın sesini duyurduğu için bir kuşağa Sevgi Soysalı sevdiren bu roman, hem bir döneme tanıklık eden hem de bireysel tepkileri tüm karmaş…

Yazar: mihail bulgakov
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…

Yazar: graham greene
İngiliz edebiyatının çağdaş yazarlarından Graham Greene'in başyapıt niteliğindeki eseri Meselenin Kalbi, savaş yılları sırasında bir sömürgede geçer. Romanın başkahramanı Scobie, savaş mağlubu Batı Afrika'da görev yapmakta olan dürüst bir komiser ve dindar bir Katoliktir. Scobie çok mutsuz olan karısını uzun bir seyahate göndermek için dürüstlüğünden ödün vererek borç almak zorunda kalı…

Yazar: graham greene
İngiliz edebiyatının çağdaş yazarlarından Graham Greene'in başyapıt niteliğindeki eseri Meselenin Kalbi, savaş yılları sırasında bir sömürgede geçer. Romanın başkahramanı Scobie, savaş mağlubu Batı Afrika'da görev yapmakta olan dürüst bir komiser ve dindar bir Katoliktir. Scobie çok mutsuz olan karısını uzun bir seyahate göndermek için dürüstlüğünden ödün vererek borç almak zorunda kalı…

Yazar: zaven biberyan
Zaven Biberyan, Türkiyenin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950li yılların başlarında, İstanbulun Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköyde, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor. Yazar, bu iki günde yaşananlarla, toplumsal sınıfların ve beraberinde çeşitli stat…


Yazar: zaven biberyan
Zaven Biberyan, Türkiyenin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950li yılların başlarında, İstanbulun Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköyde, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor. Yazar, bu iki günde yaşananlarla, toplumsal sınıfların ve beraberinde çeşitli stat…

Yazar: zaven biberyan
Zaven Biberyan, Türkiyenin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950li yılların başlarında, İstanbulun Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköyde, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor. Yazar, bu iki günde yaşananlarla, toplumsal sınıfların ve beraberinde çeşitli stat…

Yazar: zaven biberyan
Zaven Biberyan, Türkiyenin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950li yılların başlarında, İstanbulun Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköyde, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor. Yazar, bu iki günde yaşananlarla, toplumsal sınıfların ve beraberinde çeşitli stat…

Yazar: zaven biberyan
Zaven Biberyan, Türkiyenin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950li yılların başlarında, İstanbulun Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköyde, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor. Yazar, bu iki günde yaşananlarla, toplumsal sınıfların ve beraberinde çeşitli stat…

Yazar: hasan ali toptaş
Sonra, biliyor musun, aslında zihin denen fahişe de bir hikâye anlatıcısıdır, derdi. Sonra, görünmeyeni anlatmak hüner değildir, tam tersine bir çeşit kabalıktır ve ayıptır, görünmeyeni sadece görünür kılacaksın Hasanım Ali, derdi. Sonra, akıl insanın en büyük yarasıdır, kalemi eline aldığında aman ha ondan uzak dur, fazla sokulma, derdi. Sonra, Haydarın nasıl büyük bir iştahla başını salladığına…
10/10
Yazar: hasan ali toptaş
Sonra, biliyor musun, aslında zihin denen fahişe de bir hikâye anlatıcısıdır, derdi. Sonra, görünmeyeni anlatmak hüner değildir, tam tersine bir çeşit kabalıktır ve ayıptır, görünmeyeni sadece görünür kılacaksın Hasanım Ali, derdi. Sonra, akıl insanın en büyük yarasıdır, kalemi eline aldığında aman ha ondan uzak dur, fazla sokulma, derdi. Sonra, Haydarın nasıl büyük bir iştahla başını salladığına…

Yazar: hasan ali toptaş
Sonra, biliyor musun, aslında zihin denen fahişe de bir hikâye anlatıcısıdır, derdi. Sonra, görünmeyeni anlatmak hüner değildir, tam tersine bir çeşit kabalıktır ve ayıptır, görünmeyeni sadece görünür kılacaksın Hasanım Ali, derdi. Sonra, akıl insanın en büyük yarasıdır, kalemi eline aldığında aman ha ondan uzak dur, fazla sokulma, derdi. Sonra, Haydarın nasıl büyük bir iştahla başını salladığına…

Yazar: hasan ali toptaş
Sonra, biliyor musun, aslında zihin denen fahişe de bir hikâye anlatıcısıdır, derdi. Sonra, görünmeyeni anlatmak hüner değildir, tam tersine bir çeşit kabalıktır ve ayıptır, görünmeyeni sadece görünür kılacaksın Hasanım Ali, derdi. Sonra, akıl insanın en büyük yarasıdır, kalemi eline aldığında aman ha ondan uzak dur, fazla sokulma, derdi. Sonra, Haydarın nasıl büyük bir iştahla başını salladığına…