
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nurullah ataç
Bugünkü yalın Türkçemizin oluşmasına çok büyük katkıları olan, düşünce dünyamıza yeni boyutlar getiren, aydınlanma döneminin büyük yazarı Ataçın, yazılarından kendi eliyle seçtiği bu ilk kitabı Günlerin Getirdiğinin yeni basımını sunuyoruz. Beğenilmediğini, beğenilsen bile istediğin gibi beğenilmediğini biliyorsun da bu kitabı niçin çıkarıyorsun? diye soracaksınız. Edebiyata inanırım da onun için…

Yazar: leo huberman
Türkçe yayın hakları Copyrigtı Amerikan Monthly Rewiev Press Yayınevinden satın alınan Sosyalist İdeolojinin bu ünlü eseri Hasan İlhanın çeviri okurların ilgisine sunuldu.

Yazar: georges politzer
Georges Politzer her Şeyden önce Gülüştür. Meydan okumanın Gülüşü; başkaldırmanın değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, tarihin mahkumiyet hükmünden kurtulmak için eski dünyanın güçleriyle açıkça alay eden marksistin Gülüşü. Zincirler içinde, Pucheunün karşısında, Gestaponun işkenceleri içinde bile, galip gelenin Gülüşü; infaz mangasının karşısında, galip gelenin Gülüşü. Politzerin yapıtı,…

Yazar: ferhan şensoy
Ülkemiz insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da, onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir. diyen adamın gizemli adasına doğru alçalmaya başladı uçak.

Yazar: ferhan şensoy
Je M`en Fiche Bilader`den, Haneler`den, kabareci yeteneklerini sevgi ile izlediğim Ferhan Şensoy`un taze, sıcak, halkçı bir mizahı var. Yazgıdaşları imişcesine yansıttığı Kazancı Yokuşu`nun insancıklarını da bu külfetsiz anlatısı içinde bizlere sevdiriyor. Bu insancıklar nasıl ezildiklerinin tortusunu günlük yaşam sevinci içinde unutuyorlarsa, yazar da sanki onlardan biriymiş gibi toplumsal ukala…

Yazar: gabriel garcia marquez
Bu roman, Gabriel García Márquez'in, on yıl önce yayınladığı Aşk ve Öbür Cinler'den sonra yazdığı ilk roman. Yüzyıllık Yalnızlık yazarının bu yeni yapıtının kahramanı, daha önceki romanlarının kişilerine hiç benzemiyor. Benim Hüzünlü Orospularım'ın başkişisi, yaşamı boyunca hiçbir kadınla parasını ödemeden sevişmemiş yaşlı bir gazeteci. Yalnızlığının çaresini gündelik, sıradan iliş…

Yazar: kürşat başar
Eğer, hayatımızın bir anına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: maksim gorki
İşçi mahallesinde sıradan bir gün daha başlıyordu. Fabrikanın düdüğü her sabah olduğu gibi yine mahallenin dumanlı havasını keskin bir çığlıkla yaladı. Kasları ritmini bulamamış, gözlerinden uyku akan yüzler, küçük karanlık evlerden sokağa yayılmaya başladılar...İşçi ve köylülerin Çarlık rejimine karşı yürüttükleri mücadelenin öyküsü.Maksim Gorkinin en önemli eseri olanAnada Çarlık Rusyasında uya…

Yazar: ahmet şık
Elinizde tuttuğunuz kitap ortaklaşa bir emek ürünü. Birimiz yazdı. Birilerimiz dizgi yanlışlarını düzeltti. Birilerimiz yazım kusuru olup olmadığını denetledi. Birilerimiz noktalama işaretlerinin doğru ve yerinde kullanılıp kullanılmadığını kontrol etti. Birilerimiz "ilk okuma", birilerimiz "son okuma" süreçlerinde sorumluluk üstlendi ve sonuçta bu kitap ortaya çıktı. Bu ka…

Yazar: hasan hüseyin korkmazgil
Hasan Hüseyin, Bak şu bebelerin güzelliğine / Kaşı destan, gözü destan / elleri kan içinde / kör olasın demiyorum / Kör olmadan / Gör beni / Ekmeği bol eyledik / Acıyı bal eyledik / Sıratı yol eyledik / Geldik bugüne diyerek çekilen acıları, zulümleri vurguluyor.

Yazar: philippe boulanger
Şehrazat masal anlatmaya 2003. geceden devam ediyor. Ama bu kez aşk değil, bilim masalları ile... Ne güzel atlayış o hünkarım, suya ne kadar da hızlı atlıyorsunuz! Ne kadar da çeviksiniz.Tabii öyleyim, diye böbürlendi Şahzaman, en ağır ben olduğum için, suya en çabuk ben ulaşıyorum.1001 gecenin gizemli havasına bir adım atın ve bırakın Şehrazat eşsiz hayalgücünü kullanarak bilimin ve bilim adamla…

Yazar: paulo coelho
... Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım, yazarın Türkçedeki ikinci kitabı. Bu kitap, bir tutkunun, bir aşkın öyküsü. Öyle bir aşk ki, bir kadınla bir erkek arasındaki tutkunun, giderek bir sonsuzluk tutkusuna dönüştüğünü görüyoruz. Paulo Coelho, gerçekle gerçeküstünü, ülkesinin mitolojisinden yararlanarak bütünleştirebilen ilginç bir yazar; bu romanında, dünyanın gizlerini içinde taşıyan…

Yazar: emre kongar
Prof. Emre Kongar, bu kitabında, bireysel yaşam deneyimlerinden ve bilimsel bilgi birikiminden süzdüğü duygu ve düşüncelerini, kızlarına yazdığı mektuplar aracılığıyla bütün gençlere, anne-babalara ve öğretmenlere aktarıyor.

Yazar: n. h. kleinbaum
Todd Anderson ve arkadaşlarının Welton Akademisi'ndeki yaşamları, yeni İngilizce öğretmenliri Bay Keating'in gelmesiyle birlikte inanılmaz biçimde değişir. Bay Keating onlara olağanüstü ve farklı bir hayatın kapılarını açar. ondan etkilenen yedi arkadaş, Ölü Ozanlar Derneği'ni tekrar faaliyete geçirirler. Bu gizli dernekte ailelerinin baskı ve beklentilerinden uzakta tutkuları özgü…

Yazar: ahmet ümit
Ahmet Ümitın son romanı, Bab-ı Esrar...Yaşamı, aşkı ve inancı yeniden düşünmek için... Yedi yüz yıldır çözülemeyen sır; Şems-i Tebrizi cinayeti...Yedi yüz yıldır süren bir sevda; Şems-i Tebrizi ile MevlânâBab-ı Esrar sadece bir gerilim romanı değil, aynı zamanda bir sırlar kitabı. Fantastik öğeleri kullanarak çok katmanlı bir dil yaratan Ahmet Ümit bu yapıtında Mevlevilik temelinde din ve inanç ü…

Yazar: ahmet ümit
Üç arkadaşın hikâyesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikâyesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikâyesi. Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin, ama en çok insanların hikâyesi. Çocukluktan başlayan, mekânı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor 'Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birl…

Yazar: ahmet ümit
Evli ve çocuk sahibi, mesleğine aşkla bağlı bir istihbaratçı olan Sedat, çeşitli ayak oyunlarıyla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar tutkulu bir şey gereklidir hayatında. Bu arada Mineyle karşılaşır ve hayatındaki ölümcül boşluğu aşk doldurur. Ancak Minenin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat da sevdiğ…

Yazar: ahmet ümit
Kabzasında bir haç olan bıçakla öldürülmüş bir adam... Üstelik yanı başında bir Kutsal Kitap açık bırakılmış, satırlardan birinin altı adamın kanıyla çizilmiş ve kitabın kenarına bir azizin adı düşülmüş...Kavimde olaylar böyle başlıyor işte. Komiser Nevzat, yardımcısı Ali ve Zeynep de olayı çözmek için hemen harekete geçiyorlar. Ahmet Ümitin beklenen yeni romanında gizemli olaylar çerçevesinde iş…

Yazar: ahmet ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi. "Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstan…

Yazar: zülfü livaneli
Livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman... Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir. Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düş…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli, üçüncü romanı olan Mutluluk'ta, hem kadim hem güncel olan bir konuyu ustalıkla ve nefes kesici bir sürükleyicilikle işliyor. Livaneli'nin cesaretle ve derinlemesine ele aldığı bu roman, bir Shakespeare trajedisi yoğunluğunda. -Yaşar Kemal- Amerikalı, Avrupalı ve Latin Amerikalı büyük ustaların yazmış olmaktan gurur duyacakları bir mistik şiir örneği. -Talat Halman-…

Yazar: zülfü livaneli
Kimi zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir tek kişi koca bir ailenin... Leyla: Yalılarda doğmuş büyümüş bir paşazade, bir Osmanlı soylusu... Ali Yekta: Uşaklık kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan bir İstanbullu... Rukiye-Roxy: Almanyada doğmuş, seks modelliği yapmış bir hip-hopçı... Livaneli, birbirini hiç tanımayan bu üç ayrı kişiliğin yaşamını, bi…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…