
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: paulo coelho
Veronika Ölmek İstiyor, Brezilyalı yazar Paulo Coelhonun yeni romanı. Yayınladığımız öbür romanlarında, olaylar hep geçmiş dönemlerde geçiyordu, oysa bu romanda olaylar günümüzde geçiyor, hem de oldukça yakınımızda: Bosa ile sınır komşusu olan Slovenyada. Veronika, görünüşte her istediğine sahip bir genç kadındır; renkli bir yaşam sürer, yakışıklı erkeklerle gezip tozar, ama mutlu değildir. Yaşam…

Yazar: haydar ergülen
İDİLLER GAZELİgözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgarçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezer…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…

Yazar: lee l. jampolsky
Davranışlarımızı değiştirmeden yaşamımızı değiştirmeye çalışmak paslı bir yüzeyi boyamaya benzer. Bir süre sonra boyalar dökülür ve altından o paslı yüzey çıkar. Oysa işimizi, eşimizi ya da kazanç düzeyimizi değiştirmeden kalıcı bir mutluluğa ulaşmak mümkün. Dr. Lee L. Jampolsky, Davranışsal İyileştirme Metodu olarak adlandırdığı on iki ilkeyi Gülümsemek de Bir Sanattır kitabında bizlerle paylaşı…


