
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: derleyen: jale parla, derleyen: sibel ırzık
Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, dile düşmek deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirilip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı ya…

Yazar: derleyen: jale parla, derleyen: sibel ırzık
Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, dile düşmek deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirilip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı ya…

Yazar: derleyen: jale parla, derleyen: sibel ırzık
Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, dile düşmek deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirilip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı ya…

Yazar: derleyen: jale parla, derleyen: sibel ırzık
Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, dile düşmek deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirilip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı ya…

Yazar: derleyen: jale parla, derleyen: sibel ırzık
Herkes dile düşer, kadınlar da erkekler de... Ama ataerkil ideolojiler tarafından dil ötesi bir mahremiyet alanına hapsedilen kadınların, kamusal alanda görünür olunca kendilerini rezil ettikleri düşünüldüğünden, dile düşmek deyimi en çok onlara yakıştırılır. Üstelik, erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda oldukları ve simgeleştirilip başka şeyler hakkında konuşmanın aracı ya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…
9/10
Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardının da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz....Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk…
8/10
Yazar: bilge karasu
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardının da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz....Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1963'te yayımlanan Troya'da Ölüm Vardı, yazarın ilk kitabı. Onu, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ve Göçmüş Kediler Bahçesi takip ediyor. Bu üçlünün Karasu'nun yapıtında bir dönemi çizdiğini, bu yüzden Karasu'nun edebiyatı için Troya'da Ölüm Vardının da iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz....Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk…

Yazar: tezer özlü, leylâ erbil
Duyguların, duyumların, düşüncelerin, dolaysız, sade, birebir aktarımıdır bu mektuplar. Hele de en yakın arkadaşa, bir can dostuna yazılmışsa, yazılan Leylâ Erbil, yazan da Tezer Özlüyse...bu mektuplar, okuru bir başka bıyuta taşıyor. TADIMLIKÖnsözTezer Özlü ile iki konuda birbirimize söz vermiştik.İlki evlilik kurumunu, kocaları, daha çok eşlerimizi anlatacak birer roman yazmaktı. Ben bu söz…
10/10
Yazar: tezer özlü, leylâ erbil
Duyguların, duyumların, düşüncelerin, dolaysız, sade, birebir aktarımıdır bu mektuplar. Hele de en yakın arkadaşa, bir can dostuna yazılmışsa, yazılan Leylâ Erbil, yazan da Tezer Özlüyse...bu mektuplar, okuru bir başka bıyuta taşıyor. TADIMLIKÖnsözTezer Özlü ile iki konuda birbirimize söz vermiştik.İlki evlilik kurumunu, kocaları, daha çok eşlerimizi anlatacak birer roman yazmaktı. Ben bu söz…

Yazar: will self
Cinsel kimliklerin yer değiştirmesi çağımızın en çok ilgi gören, araştırmalara ve kurgulara konu olan temalarından biri. Çağdaş İngiliz edebiyatının yaramaz çocuğu Will Self, Dal ve Budakta iki uzun öyküyle erkek olan kadının ve kadın olan erkeğin ruh hallerini, bireysel ve toplumsal kimliklerindeki travmatik değişimleri ince bir mizahla yansıtırken, kurulu düzenin getirdiği kurumsallaşmış değerl…


