
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: levent mete
Bulunduğum yerden kan akışının uğultusunu ve dokuların kendine özgü hışırtılarını duyabiliyordum. Belli belirsiz bazı mırıltılar, inlemeler, iç geçirmeyi andıran sesler işitiliyordu. Kızın zihni bu aralar epey hareketliydi anlaşılan. Derinlere doğru uzanıp giden o tuhaflıklar ülkesine yapmak zorunda olduğum yolculuğu düşününce titredim. İnsan aklının karşılaştığı en korkunç yaratıklarla doluydu…

Yazar: alain fournier, sema ılgaz temel
Alain-Fournier (1886-1914) daha 28 yaşındayken, cephede vurularak öldü. Koca Meaulnes (Le Grand Meaulnes), onun yayınlanmış tek romanı. Ünlü Fransız düşünürü Marcel Arland, Koca Meaulnes, çağdaş edebiyatın belki de ilk ve biricik klasik kitabıdır diyor. Benim sanat ve edebiyat ilkem, çocukluktur diyen Alain-Fournier, bu ilk ve tek romanında, gerçek yaşamında karşılaşıp aşık olduğu, bir daha gör…

Yazar: alain fournier, sema ılgaz temel
Alain-Fournier (1886-1914) daha 28 yaşındayken, cephede vurularak öldü. Koca Meaulnes (Le Grand Meaulnes), onun yayınlanmış tek romanı. Ünlü Fransız düşünürü Marcel Arland, Koca Meaulnes, çağdaş edebiyatın belki de ilk ve biricik klasik kitabıdır diyor. Benim sanat ve edebiyat ilkem, çocukluktur diyen Alain-Fournier, bu ilk ve tek romanında, gerçek yaşamında karşılaşıp aşık olduğu, bir daha gör…

Yazar: melisa gürpınar
Melisa Gürpınarın, yaklaşık kırk yıllık şiir çalışmalarından damıttığı, şiirsel bir düzyazı denemesi. Kendi tanımıyla: okurlarıyla yaptığı bir konuşma aslında. Salkımsöğütlerin Gölgesinde için Melisa Gürpınar, şunları söylüyor: Ben de işte, ömrümün bu döneminde, şairlerin ortak mülkü olan yalnızlık ülkesinin kapılarını, huzur ve dinginliğe biraz olsun aralayarak, sözün isyanını denetlemeyi, haykı…

Yazar: yekta kopan
'Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.' Öyküler. Kısa öyküler. Çok kısa öyküler. Yekta Kopan, edebiyatın en değerli parçası k…

Yazar: ahmet altan
Ahmet Altan, yalnızca duyguların, tutkuların değil, düşüncelerin de yazarı. Birçok insanın sustuğu, susturulduğu, sindirildiği dönemlerde, düşüncelerini açıkça yazmaktan, inandıkları için mücadele etmekten çekinmeyen; defalarca yargılanıp mâhkum olsa da düşüncelerinden taviz vermeyen güçlü bir kalem. Kalabalıkların, sessizliğin karanlığına çekildiği zamanlarda toplumun vicdanı olmayı başaranlarda…

Yazar: gülse birsel
Kitabımın kapağı için Ginger adlı aletin üzerinde fotoğraf çektirmemin iki sebebi var: Birincisi, mizahi yönü. Bu aracı ve bu aracın üzerinde seyahat etme fikrini resim olarak eğlenceli buluyorum. İkincisi daha önemli. Segway, veya halk arasındaki adıyla Ginger, beklenen konuda, yani taşımacılık sektöründe büyük bir patlama gerçekleştirememiş olduğu halde, politika alanında son yılların en hayırl…

Yazar: serdar özkan
Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı. Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupér…

Yazar: peride celal
Beş öykü var bu kitapta. Kitaba adını veren Jaguar, roman özelliği taşıyan bir uzun öykü. Bir eski İstanbul mahallesi. Arabaların güçlükle geçtiği daracık bir eski sokak. Her araba geçişinde sarsılıp sallanan eski ahşap evler. Bu evlerden birinde yeniyetme bir kız. Bütün gün evin cumbasından, dışarıdan geçen arabaları gözlüyor. Bütün tutkusu arabalar. Ama bir gün yoldan geçen Jaguar marka siyah a…

Yazar: melisa gürpınar
Melisa Gürpınarın, yaklaşık kırk yıllık şiir çalışmalarından damıttığı, şiirsel bir düzyazı denemesi. Kendi tanımıyla: okurlarıyla yaptığı bir konuşma aslında. Salkımsöğütlerin Gölgesinde için Melisa Gürpınar, şunları söylüyor: Ben de işte, ömrümün bu döneminde, şairlerin ortak mülkü olan yalnızlık ülkesinin kapılarını, huzur ve dinginliğe biraz olsun aralayarak, sözün isyanını denetlemeyi, haykı…

Yazar: muhterem yüceyılmaz
Bir kahve içimliği kısa hikâyelerde insanı tanımak mümkün müdür? Bu kitaptaki otuz beş hikâyenin her biri, insanın birbirinden farklı çehresine ayna tutuyor. Bir insan bir evrendir görüşünden yola çıkan yazar, hayatın değişik yönlerine doğru okurunu gizemli bir yolculuğa çıkartıyor. Hazır bulunup, ziyan edilmiş sevgilerden, hiç tanışılmamışlardan, bulmak ümidiyle çıkılmış yolculuklardan söz ediyo…

Yazar: peride celal
Peride Celal, bir dostuna yazdığı mektupta, Güz Şarkısı adlı romanı için şunları söylüyor: Güz Şarkısı, benim, Kurtlardan sonra en sevdiğim romanlarımdan biridir. 1960lı yılları oldukça gerçekçi bir gözlemle bu romana aktardığımı sanıyorum. Bir uzun vapur yolculuğunda bir çifte rastlamıştım. Birbirlerine çok aşık oldukları belliydi. Ama nedense hep bir yerlere saklanıp kaybolmak ister gibiydiler.…

Yazar: alexandre jardin
Aleksandre Jardin, genç yaşta ünlenmiş, ödüller kazanmış bir yazar. Üçüncü romanı olan Fanfan, iki yıl içinde, yirminin üzerinde dile çevrilip yayınlandı. Yazar, daha yirmi beş yaşındayken dünya dillerine çevrilen en genç yazar unvanını kazandı. Bir konuşmasında, kendisini şöyle tanımlıyor: Benim kuşağım, çok ağırbaşlı. Biz çok çabuk büyüdük. Yıllar yılı 68lilere dudak büktüm. Ama bugün onları an…

Yazar: michael ondaatje
Booker Ödüllü yazar Michael Ondaatje, hayal gücünün ve dilinin tüm zenginliğini ortaya koyan Anilin Hayaletinde, Sri Lanka tarihinin en karanlık dönemini ve 1980lerde yaşanan iç savaşı anlatırken o vahşetin içinde üç kişinin serüvenini izliyor. Hindistanın güney ucundaki, yüzyıllar boyunca kültürel gelişimlerin biçimlendirdiği Sri Lanka, yirminci yüzyılın sonlarına vahşi bir iç savaşla adım atmış…

Yazar: martin walser
Bir yazar, yaşamını yazarlık ekseni çevresinde örerse ve insanları da kendi yapıtlarına gösterdiklere tepkilere göre değerlendirirse, eleştirilere pek de hoşgörüyle bakmayacağı açıktır. Hele milyonlarca kişinin izlediği bir televizyon programında, sivri diliyle nam salmış bir eleştirmen, onu üçüncü sınıf taklitçi sözleriyle aşağılayacak olursa, yazarın dünyası başına yıkılacaktır. Ne var ki, Eleş…

