
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: davıd cooper
Normal ve norm kavramlarını sorgular. Bir tıp alanı olarak psikiyatrinin insanları düzenin normlarına sokmaya yarayan ideolojik bir aygıt olduğunu ileri sürer. Psikaytrinin zamanla insan etkeninden sıyrıldığından ve kolektif bir pskiyatri yapısından söz ediyor. Psikiyatrinin insan üzerindeki önleyici vede açıklayıcı ilmini bir antoloji fıkrasına eşdeğer şekilde yansıttığı bu eserin gelişim ve kav…

Yazar: canan tan
Vakt-i zamanında, Aldanma ki şair sözü elbette yalandır! diyen Fuzûlî, günümüzde yaşasa, Aldanma ki sanal aşklar elbette yalandır! mı derdi? Yoksa, Aşk aşktır! diyerek, gerçek ya da sanal tüm sevdalıların önüne mi sererdi dizelerini?...Var mıydın gerçekten? Gözlerimiz buluşmadan, ellerimiz birbirine değmeden, yalnızca yüreklerimizle, doludizgin bir aşk seninle paylaştık mı biz? Yoksa... Acımasız…

Yazar: mustafa ulusoy
Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi?Caddede bir terapist yürüyor; insanları gözlemleyen ve yaşadıkları mutsuzluğun nedenlerini anlamaya çalışan bir terapist. Dr. Mavi, Aynalar Koridorunda Aşkın kahramanı. Hepimizin yaşadığı duygusal karmaşaları tecrübe eden, varoluşun özünü anlamaya çalışan Beyaz, Kırmızı, Gri ve Sarı da. Ve vitrindeki aksini inceleyen yüksek ökçeli kırmızı ayakkabılı kadın,…
9/10Sorun bendeymiş o zaman

Yazar: mustafa ulusoy
Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi?Caddede bir terapist yürüyor; insanları gözlemleyen ve yaşadıkları mutsuzluğun nedenlerini anlamaya çalışan bir terapist. Dr. Mavi, Aynalar Koridorunda Aşkın kahramanı. Hepimizin yaşadığı duygusal karmaşaları tecrübe eden, varoluşun özünü anlamaya çalışan Beyaz, Kırmızı, Gri ve Sarı da. Ve vitrindeki aksini inceleyen yüksek ökçeli kırmızı ayakkabılı kadın,…

Yazar: mustafa ulusoy
Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi?Caddede bir terapist yürüyor; insanları gözlemleyen ve yaşadıkları mutsuzluğun nedenlerini anlamaya çalışan bir terapist. Dr. Mavi, Aynalar Koridorunda Aşkın kahramanı. Hepimizin yaşadığı duygusal karmaşaları tecrübe eden, varoluşun özünü anlamaya çalışan Beyaz, Kırmızı, Gri ve Sarı da. Ve vitrindeki aksini inceleyen yüksek ökçeli kırmızı ayakkabılı kadın,…

Yazar: erich scheurmann
Yüzyılımızın başlarında yayımlanan Göğü Delen Adam bugün artık bir yeşil klasiği okunurken, başlığının kaynaklandığı şiirsel metafor, bir de düz anlam içermeye başlıyor; çünkü Papalagi sonunda göğü gerçekten delmeyi başardı, 'ozon deliğinin' içinden ne tür bir yelkenlinin çıkageleceğiniyse zaman gösterecek. -Ahmet Güngören / Çerçeve- Teknolojinin günlük yaşamımıza getirdiği açmazlar…

Yazar: neşe cehiz
"Nergis o sabah uyandığında yanında yatan adam, zaten yıllarca yatağın aynı tarafında yatmıştı. Fakat yıllardır da ayrı yatıyorlardı. An itibarıyla sırtı ona dönüktü. Nergis'in boş bakan gözleri kocasının ensesinde bir noktaya kilitlendi. Saçların bittiği yerde dışarı doğru fırlayan iri tümsek de neyin nesiydi? Kızılımsı kahverengi iğrenç bir çıkıntı. Kafka'yı hiç okumamış olsa da,…
9/10
Yazar: neşe cehiz
"Nergis o sabah uyandığında yanında yatan adam, zaten yıllarca yatağın aynı tarafında yatmıştı. Fakat yıllardır da ayrı yatıyorlardı. An itibarıyla sırtı ona dönüktü. Nergis'in boş bakan gözleri kocasının ensesinde bir noktaya kilitlendi. Saçların bittiği yerde dışarı doğru fırlayan iri tümsek de neyin nesiydi? Kızılımsı kahverengi iğrenç bir çıkıntı. Kafka'yı hiç okumamış olsa da,…

Yazar: neşe cehiz
"Nergis o sabah uyandığında yanında yatan adam, zaten yıllarca yatağın aynı tarafında yatmıştı. Fakat yıllardır da ayrı yatıyorlardı. An itibarıyla sırtı ona dönüktü. Nergis'in boş bakan gözleri kocasının ensesinde bir noktaya kilitlendi. Saçların bittiği yerde dışarı doğru fırlayan iri tümsek de neyin nesiydi? Kızılımsı kahverengi iğrenç bir çıkıntı. Kafka'yı hiç okumamış olsa da,…

Yazar: neşe cehiz
"Nergis o sabah uyandığında yanında yatan adam, zaten yıllarca yatağın aynı tarafında yatmıştı. Fakat yıllardır da ayrı yatıyorlardı. An itibarıyla sırtı ona dönüktü. Nergis'in boş bakan gözleri kocasının ensesinde bir noktaya kilitlendi. Saçların bittiği yerde dışarı doğru fırlayan iri tümsek de neyin nesiydi? Kızılımsı kahverengi iğrenç bir çıkıntı. Kafka'yı hiç okumamış olsa da,…

Yazar: john katzenbach
FREUD VE JUNG BİR ARAYA GELSE DAHA İYİSİNİ YAZAMAZDI 53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin. New York’lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlü…


Yazar: john katzenbach
FREUD VE JUNG BİR ARAYA GELSE DAHA İYİSİNİ YAZAMAZDI 53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin. New York’lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlü…

Yazar: john katzenbach
FREUD VE JUNG BİR ARAYA GELSE DAHA İYİSİNİ YAZAMAZDI 53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin. New York’lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlü…

Yazar: john katzenbach
FREUD VE JUNG BİR ARAYA GELSE DAHA İYİSİNİ YAZAMAZDI 53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin. New York’lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlü…

Yazar: john katzenbach
FREUD VE JUNG BİR ARAYA GELSE DAHA İYİSİNİ YAZAMAZDI 53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin. New York’lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlü…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…
10/10Harika bir eser çabuk bitmesi dışında hiçbir yerde sızlanmak mümkün değil

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…
8/10Yazarı bu kitapta tanımak gerek aslında kafana vura vura baş ağrısını öğretiyor bahsedilenler, kitap adı gib dünyanın ağrısının sızısının bi belgesi seviyorum karmayı tavsiye ederim.

Yazar: mustafa ulusoy
Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi?Caddede bir terapist yürüyor; insanları gözlemleyen ve yaşadıkları mutsuzluğun nedenlerini anlamaya çalışan bir terapist. Dr. Mavi, Aynalar Koridorunda Aşkın kahramanı. Hepimizin yaşadığı duygusal karmaşaları tecrübe eden, varoluşun özünü anlamaya çalışan Beyaz, Kırmızı, Gri ve Sarı da. Ve vitrindeki aksini inceleyen yüksek ökçeli kırmızı ayakkabılı kadın,…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: cemal süreya
-Çocuklar için yazmak. Yazarsın. Yalnız şunu unutma:Çocuklar her şeyi anlar.Her şeyden sözedebilirsin onlara.Enflasyondan bile.-Bilgiçlik taslayan şeyler yazma.Daha içten ol. Serüvenlerden düşlerden söz et.Sözgelimi, lacivert ipek helikopter uçsun yazılarında.Bilgi de ver.-Senin işin onlarda okuma tadı yaratmaya çalışmak.Bu öğütleri dinleyen Cemal Süreyanın Çocukça dergisinde yazdığı 12 küçük ser…

Yazar: cemal süreya
-Çocuklar için yazmak. Yazarsın. Yalnız şunu unutma:Çocuklar her şeyi anlar.Her şeyden sözedebilirsin onlara.Enflasyondan bile.-Bilgiçlik taslayan şeyler yazma.Daha içten ol. Serüvenlerden düşlerden söz et.Sözgelimi, lacivert ipek helikopter uçsun yazılarında.Bilgi de ver.-Senin işin onlarda okuma tadı yaratmaya çalışmak.Bu öğütleri dinleyen Cemal Süreyanın Çocukça dergisinde yazdığı 12 küçük ser…

Yazar: cemal süreya
-Çocuklar için yazmak. Yazarsın. Yalnız şunu unutma:Çocuklar her şeyi anlar.Her şeyden sözedebilirsin onlara.Enflasyondan bile.-Bilgiçlik taslayan şeyler yazma.Daha içten ol. Serüvenlerden düşlerden söz et.Sözgelimi, lacivert ipek helikopter uçsun yazılarında.Bilgi de ver.-Senin işin onlarda okuma tadı yaratmaya çalışmak.Bu öğütleri dinleyen Cemal Süreyanın Çocukça dergisinde yazdığı 12 küçük ser…