
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: george orwell
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar,…

Yazar: onur gökşen
Soru: Sebzelerden iğrene iğrene diyet yapabilmek mümkün mü? Cevap: Onur Gökşen’e göre mümkün! Soru: Diyetisyene yalan söyleyerek kilo verebilir miyiz? Cevap: Onur Gökşen’e göre hem de çok rahat veririz! Soru: Lahmacun yiyerek zayıflamak iyi bir fikir mi? Cevap: Onur Gökşen’e göre şahane bir fikir! Onur Gökşen, bu kez 180 günde verdiği 32 kilonun hikâyesini yazdı……
2/10Bu bir Dizüstü Edebiyatı(Buna edebiyat denilmesinden hoşlanmıyorum.). Fazla bir şey beklememek gerek. Adam altı ayda diyet yapıyor ve zayıflıyor. Olay bu. Yalnız beni şaşırtan yazarın hem 40 yaşında hem de bu kadar boş beleş olması. Kendini yazar olarak görmesi de cabası.

Yazar: onur gökşen
Soru: Sebzelerden iğrene iğrene diyet yapabilmek mümkün mü? Cevap: Onur Gökşen’e göre mümkün! Soru: Diyetisyene yalan söyleyerek kilo verebilir miyiz? Cevap: Onur Gökşen’e göre hem de çok rahat veririz! Soru: Lahmacun yiyerek zayıflamak iyi bir fikir mi? Cevap: Onur Gökşen’e göre şahane bir fikir! Onur Gökşen, bu kez 180 günde verdiği 32 kilonun hikâyesini yazdı……

Yazar: onur gökşen
Soru: Sebzelerden iğrene iğrene diyet yapabilmek mümkün mü? Cevap: Onur Gökşen’e göre mümkün! Soru: Diyetisyene yalan söyleyerek kilo verebilir miyiz? Cevap: Onur Gökşen’e göre hem de çok rahat veririz! Soru: Lahmacun yiyerek zayıflamak iyi bir fikir mi? Cevap: Onur Gökşen’e göre şahane bir fikir! Onur Gökşen, bu kez 180 günde verdiği 32 kilonun hikâyesini yazdı……

Yazar: onur gökşen
Soru: Sebzelerden iğrene iğrene diyet yapabilmek mümkün mü? Cevap: Onur Gökşen’e göre mümkün! Soru: Diyetisyene yalan söyleyerek kilo verebilir miyiz? Cevap: Onur Gökşen’e göre hem de çok rahat veririz! Soru: Lahmacun yiyerek zayıflamak iyi bir fikir mi? Cevap: Onur Gökşen’e göre şahane bir fikir! Onur Gökşen, bu kez 180 günde verdiği 32 kilonun hikâyesini yazdı……

Yazar: sylvia day
Sen benimsin! Gideon havlumu çekip açtı. Havlu yere düşüp de ben karşısında çırılçıplak kalınca sert bir soluk aldı. Ah, Eva. Sesi öyle duygu doluydu ki gözlerim yanıyordu. Tişörtünü başının üstünden çekip çıkardı ve bir kenara fırlattı. Sonra bana doğru uzandı, çıplak tenlerimizin birbirine dokunacağı anı uzatarak dikkatle girdi kollarımın arasına. Crossfire aşk macerası hiç hız kesmeden d…
7/10
Yazar: sylvia day
Sen benimsin! Gideon havlumu çekip açtı. Havlu yere düşüp de ben karşısında çırılçıplak kalınca sert bir soluk aldı. Ah, Eva. Sesi öyle duygu doluydu ki gözlerim yanıyordu. Tişörtünü başının üstünden çekip çıkardı ve bir kenara fırlattı. Sonra bana doğru uzandı, çıplak tenlerimizin birbirine dokunacağı anı uzatarak dikkatle girdi kollarımın arasına. Crossfire aşk macerası hiç hız kesmeden d…

Yazar: sylvia day
Sen benimsin! Gideon havlumu çekip açtı. Havlu yere düşüp de ben karşısında çırılçıplak kalınca sert bir soluk aldı. Ah, Eva. Sesi öyle duygu doluydu ki gözlerim yanıyordu. Tişörtünü başının üstünden çekip çıkardı ve bir kenara fırlattı. Sonra bana doğru uzandı, çıplak tenlerimizin birbirine dokunacağı anı uzatarak dikkatle girdi kollarımın arasına. Crossfire aşk macerası hiç hız kesmeden d…

Yazar: sylvia day
Sakın korkma Zifiri bir karanlığa açtım gözlerimi. Gideon yatağı hafifçe çökerterek yanıma oturdu ve üzerime eğilip aramızdaki battaniyenin üstünden kollarıyla sardı bedenimi. Parmaklarımı göğsüne dokundurunca çıplak tenini hissettim. İnledi ve dudaklarını dudaklarımdan ayırmadan bana doğru eğilerek ayağa kalktı aramızdaki battaniyeleri çekip attı. Crossfire serisinin ilk kitabı Sana Soyund…
8/10
Yazar: sylvia day
Sakın korkma Zifiri bir karanlığa açtım gözlerimi. Gideon yatağı hafifçe çökerterek yanıma oturdu ve üzerime eğilip aramızdaki battaniyenin üstünden kollarıyla sardı bedenimi. Parmaklarımı göğsüne dokundurunca çıplak tenini hissettim. İnledi ve dudaklarını dudaklarımdan ayırmadan bana doğru eğilerek ayağa kalktı aramızdaki battaniyeleri çekip attı. Crossfire serisinin ilk kitabı Sana Soyund…

Yazar: sylvia day
Sakın korkma Zifiri bir karanlığa açtım gözlerimi. Gideon yatağı hafifçe çökerterek yanıma oturdu ve üzerime eğilip aramızdaki battaniyenin üstünden kollarıyla sardı bedenimi. Parmaklarımı göğsüne dokundurunca çıplak tenini hissettim. İnledi ve dudaklarını dudaklarımdan ayırmadan bana doğru eğilerek ayağa kalktı aramızdaki battaniyeleri çekip attı. Crossfire serisinin ilk kitabı Sana Soyund…

Yazar: sylvia day
Ateşle oyna! ''Sana ihtiyacım var, Gideon'' dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. ''Beni çıldırtıyorsun.'' Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uza…
10/10Bu edebiyat değil. Bu bir erotik kitap. Ve kendi dalında en iyilerinden.

Yazar: sylvia day
Ateşle oyna! ''Sana ihtiyacım var, Gideon'' dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. ''Beni çıldırtıyorsun.'' Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uza…

Yazar: sylvia day
Ateşle oyna! ''Sana ihtiyacım var, Gideon'' dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. ''Beni çıldırtıyorsun.'' Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uza…

Yazar: sylvia day
Ateşle oyna! ''Sana ihtiyacım var, Gideon'' dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. ''Beni çıldırtıyorsun.'' Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uza…

Yazar: sylvia day
Ateşle oyna! ''Sana ihtiyacım var, Gideon'' dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. ''Beni çıldırtıyorsun.'' Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uza…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…
8/10Ne çocukmuşsun be sen! Çok güzeldi.

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…
