Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: feyyaz yiğit
Bu kitap, paraya çok sıkışıldığında babaannenin cebe sıkıştırdığı yüklü miktardaki harçlığın yarattığı duyguyu hatırlatıyor: Sevinç ve daha fazlasına duyulan utanmaz ihtiras... Feyyaz Yiğit daha ilk eserinde edebiyat ustalarının uzun yıllar içinde eriştiği bir mahareti kazanmış görünüyor. Donukluğun içindeki hareketi, saçmalığın içindeki sağduyuyu, sıradanlığın insana umut veren mucizesini ve bek…

Yazar: bahaeddin özkişi
Çağdaş Türk edebiyatının en yoğun kısa hikâyelerinden oluşan bir derleme... Belli bir çevre ile sınırlı kalmadığı, konularını değişik muhitlerden aldığı halde hepsinde aynı sıcaklık ve derinliğe ulaşabilen bir yazar... Bir duygunun, düşüncenin yahut hayattan bir kesitin olduğundan da canlı yaşanışı...

Yazar: edgar allan poe
Bu kitap, Edgar Allan Poe’nun “Kuzgun” isimli ünlü şiirinin yeni ve güçlü bir çevirisi ile Poe’nun “Yazın Sanatının Felsefesi” isimli metninden “Kuzgun”un yazılma sürecini içeren bölümü bir araya getiriyor. Bu yeni “Kuzgun” çevirisi yalnızca bir çeviri değil, özgün şiire bir Türkçe sadâ kazandırma çabasının ürünü. “Sonunda şiirimin çatısı ortaya çıkmıştı. Şiirimin adı “Kuzgun” olacaktı. Bu kuş…

Yazar: edgar allan poe
Bu kitap, Edgar Allan Poe’nun “Kuzgun” isimli ünlü şiirinin yeni ve güçlü bir çevirisi ile Poe’nun “Yazın Sanatının Felsefesi” isimli metninden “Kuzgun”un yazılma sürecini içeren bölümü bir araya getiriyor. Bu yeni “Kuzgun” çevirisi yalnızca bir çeviri değil, özgün şiire bir Türkçe sadâ kazandırma çabasının ürünü. “Sonunda şiirimin çatısı ortaya çıkmıştı. Şiirimin adı “Kuzgun” olacaktı. Bu kuş…

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…

Yazar: franz kafka, peter kuper
Franz Kafkanın 1915 yılında yayımlanan Dönüşüm adlı romanı, yazarın, anlatım sanatının doruğa ulaştığı bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu roman, aynı zamanda toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Romanın kahramanı Gregor…

Yazar: franz kafka, peter kuper
Franz Kafkanın 1915 yılında yayımlanan Dönüşüm adlı romanı, yazarın, anlatım sanatının doruğa ulaştığı bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu roman, aynı zamanda toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Romanın kahramanı Gregor…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faik Abasıyanıkın sağlığındayken yayımlanan son kitabı olma özelliğini taşıyan Alemdağda Var Bir Yılan, yazarın milyonlar içindeki yalnızlığını etkileyici bir dille anlatıyor. Bu kitapla hikâye anlayışına ve anlatımına yenilikler getiren yazar; topluma, doğaya, hayata yepyeni açılardan bakarak, birtakım duygularını apaçık ortaya koyması açısından önem taşıyor. Alemdağda Var Bir Yılan yeniden…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…

Yazar: a. ali ural
Çok uzun zamandan beri iz sürmekte A.Ali Ural. Ardında bir ayak izi bırakabilenlerin izini… Bilin bakalım bugün kimi buldum, diye çıktı her defasında okurlarının karşısına. Gözleri eflatun elleri lokman? Bildiniz mi? Başka bir gün şöyle sordu: İki deve diz çöktüren dev? Dünyanın en yalnız adamını sordu bir gün. Dört ruhunda iki dünya çarpışan insanı, satranç oynayan dervişi, gölün peşinden giden…

Yazar: a. ali ural
Kısa metinlerde kurgu yapabilme gücünü Fener Bekçisinin Rüyaları'nda bir kere daha kuvvetle hissettiriyor yazar. Bu başarıya götüren etkenlerden birinin yazarın kullandığı dil olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Şiir dilinin imkanlarından yararlanarak yazılmış bu öykülerde sesin büyülü bir ritimle nasıl müziğe dönüştüğünü hissediyor okuyucu. Çağrışımların gücünü hiçbir zaman göz ardı etmeyen yazar…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.