
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: barış bıçakçı
Asıl öykü ile ilgilenmeyen bir anlatıcı ve yetişkinliğe varmayan bir çocukluğun öyküleri... Aynı soyadının önünde toplanmış beş kişinin belirip kaybolan dünyası... Bu dünyada hiçbir şey göründüğü hatta yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi! Daha önce İletişim'den Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (2000) ve Veciz Sözler (2002) adlı yapıtları yayımlanan Barış Bıçakçı, bu kitabında ço…

Yazar: antonio tabucchi
Bu əsər, zülmə, ədalətsizliyə, özbaşınalıq və avtoritorizmə qarşı mübarizənin ən parlaq nümunəsidir. Əsərin qəhrəmanı Pereyra adicə jurnalistdir, onu mədəniyyət səhifəsindən, ədəbiyyatdan, əcnəbi yazıçıların əsərlərini tərcümə etməkdən başqa heç nə maraqlandırmır. Ancaq iş elə gətirir ki, ortayaşlı, səhhətində problemlər olan bu vicdanlı adam özü də istəmədən siyasi hadisələrin axarına düşür,…

Yazar: hakan bıçakcı
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlam…

Yazar: ozan özgür
Yıl 1978, BahçeİievIer. Ankara. Bir yanda reis Abdullah. Ercüment, Mahmut, Kürşat. Haluk, Bünyamln, Ünal, İbrahim, Duran, Ömer ve diğerterj .. Bir yanda Türkiye İşçi Partisi üyesi yedi genç. Bu roman sizi yakın geçmişin unutulmaya yüz tutmuş patikaları arasında uzun bir yolculuğa çıkaracak. Yıllarca hüküm süren ve hâlâ varlığını hissettiren karanlığın kaynağına. Gecenin Kapılanna götürecek. Hazır…

Yazar: adnan bostancıoğlu
Oğuzhan Müftüoğlu 1944 yılında Anamur'da doğdu. 60'lı yıllarda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiyken Dev-Genç hareketine katıldı. Kızıldere öncesinde Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla birlikte THKP-C saflarında mücadele etti. Dev-Genç ve THKP-C davalarından yargılandı, ceza aldı. 1974 affıyla birlikte tahliye edildi. 70'li yıllarda önce Devrimci Gençlik, ardından Devrimci Y…

Yazar: per petterson
Metis Edebiyat’ta At Çalmaya Gidiyoruz ve Lanet Olsun Zaman Nehrine adlı iki romanına yer verdiğimiz Norveçli yazar Per Petterson’dan insanlık durumu üzerine, dostluk, şiddet ve yıkım üzerine, hayatın yakıcı sorunları üzerine büyülü sadelikle yazılmış harika bir roman... Çocukluk arkadaşı olan Tommy ve Jim, 35 yıl sonra tesadüfen karşılaşırlar. Birbirlerini son gördüklerinde Tommy'nin ann…

Yazar: per petterson
Lanet Olsun Zaman Nehrine, Norveçli yazar Per Petterson'un yayımlanmış son romanı. Hayatta aradığını bulamamış veya bulduğunu kaybetmiş, dünya üzerindeki yerini sağlamlaştıramamış, hep tereddüt eden, hep bocalayan bir adamın, Arvid Jansen'in hikâyesini kendi anlatımından öğreniyoruz bu romanda. Arvid geçmişi parça parça hatırlarken, hayatı zihnimizde yavaş yavaş belirginleşiyor: İhtiyaç…

Yazar: per petterson
İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şeyler olgular, duygular değil; herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüzü, başınıza gelenlerin ve verdiğiniz kararların sizi nasıl siz yaptığını bilm…

Yazar: manuel puig
Faşist diktatörlük altındaki 1970'ler Arjantin'inde, ateşli devrimci Valentin ile orta yaşlı eşcinsel Molina hapishanede aynı hücreyi paylaşırlar. Popüler kültürün fantezileriyle yaşayan bir vitrin tasarımcısı olan Molina ile tüm yaşamını devrimci mücadeleye adamış olan Valentin, zaman zaman çatışarak, zaman zaman birbirlerinin farklılıklarını hoş görerek ortak bir yaşamı paylaşacaklar,…

Yazar: manuel puig
Faşist diktatörlük altındaki 1970'ler Arjantin'inde, ateşli devrimci Valentin ile orta yaşlı eşcinsel Molina hapishanede aynı hücreyi paylaşırlar. Popüler kültürün fantezileriyle yaşayan bir vitrin tasarımcısı olan Molina ile tüm yaşamını devrimci mücadeleye adamış olan Valentin, zaman zaman çatışarak, zaman zaman birbirlerinin farklılıklarını hoş görerek ortak bir yaşamı paylaşacaklar,…

Yazar: kemal varol
Belaydık. Bitirimdik. Tuttuğumuzu koparırdık. Bazen ödlek kedilerin peşine düşerdik. Nefes nefese kaçacak bir delik ararlardı. Bazen de sokak sokak gezer, ''Ne geçiyon la burdan,'' diye korkuturduk yabancıları. Betleri benizleri atardı. Onların deyişiyle, itin götüne girmiş gibi olurlardı. Sonuçta insanlarla aramızdaki mesafe açılır ve kimse bir şey vermezdi bize. Onun adı…

Yazar: tülin öngen
... Sınıf olgusunun toplumsal ilişkilerin hala nesnel temeli olduğunu ileri süren görüşlerle, bu olgunun günümüzde önemini yitirdiğini vurgulayan görüşler arasında sürüp giden tartışma, belki de çağdaş toplumbilimin en önemli tartışmalarından biri durumundadır. Buna bağlı olarak işçi sınıfının toplumsal dönüşüm dinamikleri açısından önemini yitirdiği ve yerini farklı toplumsal hareketlerin dinami…

Yazar: sevgi soysal
Yürümek, Sevgi Soysalın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Elâ ve Memetin hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal, toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular. Bir Ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan Elâ, 12 Martın ayak seslerinin duyulduğu Ankara…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, halkından yana olan hemen her ilerici Türk yazarının yaşadığı bu acı sınavdan başarıyla geçmiş, edindiği birikimi sonradan yazdığı eserlerde yeri geldikçe, ustalıklı bir biçimde kullanmıştır. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu gerek tasarlanışı, gerekse yazılışıyla önceki eserlerinden ayrılıyor. Çünkü burada yazar, bir kere dolaysız olarak anılarını anlatmaktadır. İkincisi olayı ince ve…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Yenişehirde Bir Öğle Vaktinde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur. Bu çerçevenin içine de, Ali, Doğan ve Olcaydan oluşan bir üçgen kurar; o dönemin sorularını, ab…

Yazar: sevgi soysal
Tutkulu Perçem, gerçekliğin sıkıcı ve bunaltıcı kurgusuna düpedüz dil çıkartarak başkaldıran, önüne çıkan her şeye bir tekme atar gibi yaparken aslında hepsine takılan, düşecekken yazıya tutunup yürüyen ve çaktırmadan giden Sevgi Soysalın yola çıkış öyküsüdür....

Yazar: sevgi soysal, selçuk demirel
İletişim Yayınları Sevgi Soysalın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysalın ölüm yıldönümü olan 22 Kasımın haftasında çıktı. 1968de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanyasında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysalı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysalın ilk kez okur karşısına çıkan metinleri: BBC radyosundayaptığı konuşmalar. Yazarın kanser tedavisi için gittiği Londrada yaptığıbu konuşmalar da, tıpkı son romanı Hoş Geldin Ölüm gibi yarım kalmış...Hoş Geldin Ölüm gibi, bu konuşmalar da yaşama canlı bir bakışla dolu... Ölüme hoş geldin demenin zorluğuna inat.

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, hayatında yol açtığı derin sarsıntılara rağmen sadece bir seyircisi olduğunu söylediği 12 Martta sanık sandalyesine oturtulmuş bir tanıktı. Şafak, bu tanıklığın, gerçekçi olduğu kadar şiirsel bir hikâyesidir. Baskınlara, sorgu ve işkenceye karşı insanın sesini duyurduğu için bir kuşağa Sevgi Soysalı sevdiren bu roman, hem bir döneme tanıklık eden hem de bireysel tepkileri tüm karmaş…

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…

Yazar: sevgi soysal
Bakmak, yazarın son Londra yolculuğuna çıkmadan bu tür yazıları arasından eliyle seçtiği ve düzelttiği örneklerin derlemesiyle oluşmuştur. Bakmak, Sevgi Soysalın yurduna ve sorunlarına son bakışı sayılabilir.

Yazar: şükran yiğit
Yolları Arnavutköyde bir çatıkatında kesişen üç kişi: Süreyya, Laden, Mercan. Üç farklı geçmiş, üç farklı bellek... Süreyya, şu yaşlılık günlerinde, tam gönlüne göre iki kiracı bulur çatıkatındaki iki dairesine: Güleryüzlü, şefkatli, sıcak kişiliğiyle Güneyli Kadın Laden ile soğuk, mesafeli, kapalı yapısıyla Niteliksiz Adam Mercan. Üçlü, kah Süreyyanın kitap-kırtasiye dükkânında, kâh evinde bir a…

Yazar: şükran yiğit
Doli bir delikanlı. Doli Akdenizli. Doli bir kedi. Hayrettin Amca, Dolores, Gizem, Paçavra, Çikin, Güzel Romedyos, Lale, Viyan, Adsız, Kılark ve diğer kedilerle ve biraz da insanlarla birlikte hayatın küçük, ama büyük sırlarını çözmeye çalışıyor. Elimizde Dolinin günlüğü, arkamızda Kaş güneşi, önümüzde Akdeniz mavisi hayat dedektifliğine doğru sessiz, sıcak ve mavi bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yol…