
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Briç Masasında Cinayet
dört katil, dört dedektif bir cinayet ve bir soru 'acaba kim işledi' agatha cristie'nin pskopatlık derecesine varan kurgu yeteneğiini sergilediği bir kitap.
Baskı: O ve Ben
abdülhakim arvasi'i bir nebze tanımak ve necip fazıl'ın bilinmeyen yanlarını, buhranlarını öğrenmek için ideal bir kitap.
Baskı: Gündelik Hayatımızın Tarihi
sonlara doğru biraz sıkmasına karşın okuyucusuna çok iyi genel kültür veren, eski gelenekleri anlamamızı sağlayan, yer yer fuzuli, yer yer mühim bilgileriyle okuyucuyu kendine çeken bir kitap. okurken normal bir insanın bu kadar bilgi edinemeyeceğini düşünüyorsunuz. kudret emiroğlu farklı bir insan vesselam.
Baskı: Velev Ki Ciddiyim
eğlenceli bir kitap. bitirmek 1 gün bile sürmüyor lakin çıtır çerez tadında, insana bir şey katmıyor.
Baskı: Denemeler
beğenildiği derece de başarılı bulmadığım kitap oldu benim için, 'montaigne en azından denedim' demek için yazmış sanki.
Baskı: Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
"Dünyâda 100 gram siyasi akıl varsa, bunun 90 gramı Abdülhamîd Han'da, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünyâ siyâsîlerindedir'' demiş Almanya’nın güçlü bir imparatorluğa dönüşmesinde önemli rolü oynayan ilk alman başbakanı Otto von Bismark. sözde latife yapıldığını düşünenlerin okuması gereken bir kitap.
Baskı: Cinayetler Oteli
agatha cristie kalitesinin altında kalmış bir kitap ama yine de okunası.
Baskı: Cimri
otobüste okunmaması gereken kitap zira insanlar gülünce garip garip bakıyorlar. moliere'in matrak kaleminden bir nefeste okunabilen cimri özellikle kitaplarla arası olmayan arkadaşlara tavsiye edilebilecek bir kitaptır.
Baskı: Varoluş ve Psikiyatri
ilk bölümde(psikiyatri-psikoterapi-psikoterapist) engin geçtan daha ziyade psikoloji bölümünü okuyanlar yada bu mesleği icra edenler'e hitap etmiş. yani ilk bölümün olağan bir okuyucu için ''okunmasa da olur'' kategorisine girdiğini düşünüyorum. ikinci bölümde(anlamsızlık-narsisizm-yaşam ve ölüm)ise psikoloji ile ilgili herkesin beğeneceği konularda değindiği gibi her zaman ki akıcı kalemini konuşturmuş. hülasa ilk bölümünde öğrendiğim çok şey olmamasına karşın ikinci bölümü çok beğendim.
Baskı: Yalnızlığın Keşfi
görünmeyen bir adamın portresinde hayattan, ideolojilerden tasfiye olmuş iş kolik bir babanın oğlu ile ilişkilerini samimi-akıcı anlatımı ve babasının mükemmel tasvirleriyle beni benden almasına karşın anı kitabı bölümü yavan, sıkıcı, dolaylı-soğuk cümleler içeren. kendi içinde tezat oluşturan bir kitap. ilk bölümü okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. ikinci bölüm mü?? pek bana göre değildi...
Baskı: Osmanlı`nın Mahrem Tarihi
verilen bazı bilgileri abartılı bulamam karşın tavsiye edebileceğim bir kitap. padişahların özellikle sanatla ne derece ilgili olduklarını, lakaplarını nereden geldiğini, nasıl yetiştirildiklerini vs. öğrenmek isteyenler için ideal.
Baskı: El Yazısındaki Sır
grafoloji ile ilgilenenler, merak edenler için ideal bir kitap. derine inmemekle birlikte kullanılışlı bilgiler veriyor. lakin söylemeden geçemedim, kitabın 208 sayfa olduğuna bakmayın toplamda ancak 60-70 sayfadan oluşuyor. sayfa düzeni, 4-5 cümle ve bir yazı örneği şeklinde düzenlenmiş.
Baskı: Seri Katiller 1
okurken içinizi ürperten bir kitap, okuduktan sonra uzun süre karanlık yerlerden kaçıp ıssız yollarda karşınızdan gelen kişilerden çekinebilirsiniz.
Baskı: Peygamberler Tarihi Ansiklopedisi
anlatım itibariyle ortaokul-lise düzeyi olmasına karşın peygamberler tarihini öğrenmeye başlamak adına güzel. malum yüzme derin sularda değil sığ sularda öğrenilir, akabinde derinlemesine bir peygamberler tarihi okunmalıdır.
Baskı: Kinyas ve Kayra
sigara içmenin cezasının 100 lira olduğu yerde görevliye 600 tl verdikten sonra ikinci sigarayı yarısında söndürüp geri kalan dördünü içmemenin karizması var bu kitapta, ergen havaları... iki nihilistin bu tarz bir hikayesini anlatmak için fazla uzun. konu itibariyle basit, yavan sevemedim. not: söylemeden geçemedim hakan günday kelimelerle oynamak konusunda gerçekten iyidir, ''düşüncelerine susturucu takmış insanlar....''
Baskı: Uzun Hikâye
hikaye okumayı pek sevmesem de benden 7 puan alabilecek kadar iyi bir hikayeydi. özellikle dilinin sadeliği ve akıcılığı kitabın artısı olarak, kurgusunun basitliği, bir çok olayın önceden öngörülebilmesi ise kitabın eksisi olarak aklımın odalarına not düşüldü.
Baskı: Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır
içinde güzel hikayeler barındırmasına, akıcı bir üslübu olmasına karşın bu tarz kitapların insana pek bir şey katacağını düşünmüyorum. en fazla sosyal ortamlarda farklı düşünmekle, mücadeleyle vs. ilgili ilginç bir kaç olay anlatır yada bir kaç söz söylerseniz. lakin hiç bir kitap sizi yüksek bir kültür seviyesine çıkarmadığı gibi sizin çok başarılı bir insan olmanızı sağlamaz. başarılı insanların 10-15 senede geldikleri yere siz 3-5 kitap okuyarak bir kaç ayda gelmeye çalışırsanız kendinizi yerde bulursunuz(kitapta 10 senelik kavağın boyuna 2 ayda ulaşan sarmaşığın rüzgar gelince dağılmasını anlatan bir hikaye var, aynen o misal...) haa ''okuyayım mı'' diyorsanız, bence okuyun zaten 1 günde bitiyor fakat beklentinizi yüksek tutmayın.
Baskı: Kadınlar
bu kitaba başlarken beklentim her zaman ki bukowski beklentisiydi yani; .....düzüştüm........ kustum........... ''güzel bir cümle''........... yalnızdım............ 'hoş bir anlatım''.............. düzüşemedim............. vs. lakin beklentimin çok altındaydı. yazma yeteneği istemeyen bir çok kişinin yazabileceği bir kitap bana göre. haa başkası yazsa edepsiz olurdu ama bukowski yazınca ünlü oluyor oda ayrı bir nokta. erkeklerin kadınlara bakışını bir derece yansıtsa da basitliği, kendini bolca tekrar etmesi ve aşırı edepsizliği nedeniyle beğenmedim.
Baskı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kesinlikle düzgün çeviriden okunması gereken kitap, benim kitabın çevirisi ne yazık ki kötüydü.
Baskı: Dönüşüm
bende mi gariplik var bilmiyorum ama kurgusu çok zayıf olan, alelade, basit(beğenmememin asıl sebebi) bir kitap bana göre. yer yer sisteme yaptığı eleştirilerde hatta bazen sistemin kendimizi gereksiz bir böcek gibi hissettirdiği konusunda haklı olmasına karşın pek güzel bir kitap değil, beklentimin çok altında kaldığı gibi kafkanın diğer kitabı davayı okuyup okumama konusunda da şüpheye düşürdü beni. bu kadar popüler olup isim yapmasının tek sebebi kafkanın sistemi eleştirmesi ve bu tarz yazıların gereğinden fazla alkış toplaması olduğunu düşünüyorum.
Baskı: Ekmek Arası
insanlardan nefret eden bir kişinin gençliğine kadar başından geçenleri, toplumdan dışlanışını ,manasız hayatını, vücudun acıya bile alışabileceğini akıcı dili ile güzel bir şekilde anlatan, edebi olarak çok bir şey ifade etmese de olağan dışı bir anlatım görmek isteyenler için idealdir bir kitaptır.
Baskı: Fareler ve İnsanlar
birbirinden çok farklı iki karakteri bir araya getirdiği yalın ve akıcı dili ile çok güzel bir kitaptır.
Baskı: Palto
'hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık' demiş dostoyeski. rus edebiyatınn temel taşlarından olan palto, gogolun tarzını haykırdığı, bir paltonun ne derece önem kazandığını gördüğümüz bir kitaptır.
Baskı: Mahrem
görmek üzerine yazılmış bir kitap, mahrem.... elif şafağın okuduğum kitapları arasında en iyisidir. okumadan elif şafağı eleştirmemek gerekir. ''daha kaç kadın tanımalıydı ki, yeterince kadın tanımış olmak için? kaç kitap okuyunca alim, kaç diyar gezilince gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? ''