
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: martin slattery
Sosyolojide Temel Fikirler, ondokuzuncu ve yirminci yüzyılların büyük sosyolojik düşüncelerine bir giriş çalışması olarak hazırlanmıştır. Hedef kitlesi sosyoloji ve ilişkili sosyal bilim derslerine devam eden Lisans ve Hazırlık Sınıfı öğrencileridir. Kitabın ilgi odağı, sosyoloji ve toplumsal düşüncenin -içinde yaşadığımız dünyayı anlama, yorumlama ve bazı örneklerde değiştirme aracı olarak- geli…

Yazar: gülse birsel
Ne oldu? Aldınız birinci kitabı, pişman oldunuz mu? Eğlenmediniz mi? Benimle konuşurken gözümün içine bakın! Gayet Ciddiyim adlı birinci eserim yüzünden mutsuz olan var mı? Asla! Başta korsan yayıncılar olmak üzere, herkes çok memnun! E o zaman? Alın size ikincisi. Yok İşi ticarete döktü, efendim, Birşey tutulunca cılkını çıkarıyorlar, Ayıp, ayıp falan, bu laflar, birgün yalan olacak. Geriye sade…

Yazar: gülse birsel
Zor bir yıldı, kabul edin. Dünyanın başına gelmedik kalmadı. Doğal afet, siyasi skandallar, kavga dövüş, ayaklanma, gerim gerim gerildik... Güneşi, aydınlığı özledik... Karamsarlık adamı hasta eder, dert, tasa ülser yapar, hüzün cildi kırıştırır, "Of"layıp durmak çevreyi kirletir! Bir ara verin. Tatil yapın. Beyninizi gezmeye çıkartın.Bu kitap, ister yazın okuyun, ister baş…

Yazar: arthur schopenhauer
''Ölüm yaşama iradesinin ve daha da özelde onun için temel ve elzem olan bencilliğin tabiatın akışı içinde aldığı büyük tazirdir ve varoluşumuz için bir ceza olarak düşünülebilir. Ölüm maddi-hissi hazla doğumun birleşip oluşturdukları düğümün acıyla sancıyla çözülmesidir; o şiddetli yıkımdır ve hakiki tabiatımızın temel hatasını dışarıdan haykırır: Büyük uyanıştır ölüm.''…

Yazar: arthur schopenhauer
Bir şey ne kadar soylu ve mükemmel ise onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır. Erkek akli melekesinin ve ruhi kabiliyetlerin olgunluğuna yirmi sekizinden önce nadiren ulaşır; kadınlar ise henüz on sekiz yaşlarında; fakat kadınların durumunda bu çok zayıf ve dar sınırlar dahilinde gerçekleşir. Bu sebepten ötürüdür ki kadınlar bütün hayatları boyunca çocuk kalırlar, çünkü her zaman için…

Yazar: arthur schopenhauer
... Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönm…
8/10
Yazar: arthur schopenhauer
... Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönm…

Yazar: arthur schopenhauer
... Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönm…

Yazar: imam gazali
Din ile felsefe arasındaki ilişki bir problem olarak düşünce tarihi boyunca süregelmiştir. Ne var ki pagan bir toplum olan eski Yunanın orfik inançlar ve mitolojiyle örülü politeist dinlerinin vahye dayalı kitabî bir din olma özelliğinden yoksun oluşu nedeniyle, rasyonel düşünceyi temsil eden felsefe karşısında duracak ve onun ileri sürdüğü teorileri sorgulayıp hesaplaşacak ne bir gücü ne de söyl…

Yazar: arthur schopenhauer
... Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönm…

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…







