
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: charles bukowski
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anl…
5/10
Yazar: charles bukowski
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anl…

Yazar: charles bukowski
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anl…

Yazar: kollektif
Martin Scorsese : Eğer film yapmak istiyorsanız, kendinize sormanız gereken ilk soru : Söyleyecek bir şeyim var mı?dır. David Lynch : Bir yönetmen için en önemli şey, çıkış noktası olan fikre sadık kalmaktır. Pedro Almodovar : Nasıl yapacağnızı bilmezseniz de filmerinizi çekin. Emir Kusturica : Ama her şeye karar veren kamera olmalıdır. Jean-Luc Godard : Bir kamera al, bir deneme yap ve bunu biri…

Yazar: kollektif
Martin Scorsese : Eğer film yapmak istiyorsanız, kendinize sormanız gereken ilk soru : Söyleyecek bir şeyim var mı?dır. David Lynch : Bir yönetmen için en önemli şey, çıkış noktası olan fikre sadık kalmaktır. Pedro Almodovar : Nasıl yapacağnızı bilmezseniz de filmerinizi çekin. Emir Kusturica : Ama her şeye karar veren kamera olmalıdır. Jean-Luc Godard : Bir kamera al, bir deneme yap ve bunu biri…

Yazar: charles bukowski
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anl…

Yazar: charles bukowski
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anl…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…
10/10
Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: abdüllatif tüzer
Tanrı, varoluşumuzun müşküllerini bizim tarafımızdan anlaşılmaz kılmayı isteyerek, (bu müşküllerin birleştiği) düğümü o kadar yükseğe veya daha kesin bir şekilde, o kadar aşağıya gizlemiş ki, biz ona bütünüyle ulaşamayız. Sonuç itibariyle gerçekten kendimizi bilebilmemiz aklımızın kibirli faaliyeti yoluyla değil, ancak onun sade teslimiyeti yoluyla olur.O halde insan, ne tür bir hilkat garibesi!…

Yazar: platon
Sokratesin öğrencisinden hayatın felsefesi... Öğretmeni Sokratese olan bağlılığı, yapıtlarında ve felsefesinde kendisini güçlü bir biçimde duyuran Platon aynı zamanda bir sorunsal düşünürüdür. Felsefesini tüm yaşamı boyunca sürekli olarak düzelterek olgunlaştırmış ve bu özelliğiyle geliştirilmeye açık bırakmıştır. Bu basımda tek ciltte toplanan Diyaloglar, Platonun Sokratesçi döneminden temel me…

Yazar: viktor emil frankl, victor e. frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışında, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Franklın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı s…
8/10
Yazar: viktor emil frankl, victor e. frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışında, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Franklın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı s…

Yazar: viktor emil frankl, victor e. frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışında, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Franklın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı s…

Yazar: viktor emil frankl, victor e. frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışında, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Franklın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı s…

Yazar: viktor emil frankl, victor e. frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışında, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Franklın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı s…





