
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ismet özel
Bu kitapta şairin kırk yaşına kadar yazıp yayınladığı Geceleyin Bir Koşu (1966), Evet, İsyan (1969), Cinayetler Kitabı (1975), Cellâdıma Gülümserken (1984) adlı kitaplarında ve bazı dergilerde yer alan şiirlerin tümü bulunmaktadır.

Yazar: murat menteş
Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varımın yazarı Murat Menteşin uzun zamandır merakla beklenen şiirleri okurla buluşuyor. Güzel. Çok güzel şiirler. (Ah Muhsin Ünlü)

Yazar: tarık tufan
Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri. Şehrin ötekileri yani. Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs. Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, ço…

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: ismail özen
Geyikler ve tavşanlarla dolu uzak, karlı ormanlarda ava çıktığını hayal etti. Yağmurdan şişmiş ağır bir çınar yaprağı döne döne gaz varilinin üstüne düştü; sığırcıklar, serçeler kaldırım boyunca sıralanan akasya ağaçlarında gece yatısına hazırlanıyordu. Dağlardan, ormanlardan, ıssız yollardan gelen bir alaca karanlık ve sessizlik yavaş yavaş kasabanın ıslak, ışıltılı çatılarının üstüne çöktü.…

Yazar: comtesse de segur
Sophie dizilerinin yazarı, bu kez fabl ve hayvan masalları türünden yararlanarak, artık çok iyi tanıdığımız gerçek dostlarımızın dünyasına düşünen, duyguları olan, biraz haşarı bir eşeği sokuyor. Durmadan aile ya da sahip değiştiren bu sevimli hayvan dostumuz, tahta çocuk Pinokyo gibi, burnunu soktuğu her yeri karıştırıyor; yanlışları doğrularına ağır basıp duruyor. Dostumuz, bir tür eğitim sürec…

Yazar: esra uluç
Bu kitapta, güzel konuşmaya dair alıştırmalar, hazır cevaplar, püf noktalar, pratik bilgiler, fıkralar, öyküler, karikatürler aman da aman daha neler var neler... Eğlendirirken öğreten, öğretirken gülümseten cinsinden bu kitabın, bütün güzel konuşma kitaplarına fark attığı, hemen her sayfasında okuruna bir güzellik yaptığı, dut yemiş bülbülleri bile şakıttığı, yetkisiz mercilerce iddia ediliyor.…

Yazar: bülent akyürek
Bülent AKYÜREK'i yıllardır çok satan ve çok okunan içinizdeki öküze oha deyin, yılgın türkler, öğlen namazına nasıl kalkılır, mavi marmara risalesi gibi kitaplarından tanıyorsunuz. Son kitabı da C4Kitap Yayınları'ndan çıkan yazar, bu kitabında yüzyılın gürültü çağı, boş laf üretme yüzyılı olduğundan yakınıp, sosyal medya, sokak filozoflarını topa tutup, edep açısından susmanın hikmet…

Yazar: jean luc luciani
Polis bir baba ve dedektifliğe meraklı kızının sürükleyici ve sıra dışı maceraları Otoyoldaki bir istasyonda babası arabasına benzin alırken, küçük Morgane bir anda ortadan kaybolur. Baş komiser Rouiller ve diğer polis memurları, haber alır almaz olay yerine gelirler. Tüm ipuçları dikkatle incelenir. Peki ama, gözlerinden kaçan ayrıntı nedir Kayıp çocuğun izini sürerlerken hiç beklenmed…

Yazar: tarık dursun k.
Ege denizi kıyısında küçük bir kasabada denize tutkun yüzlerce erkek, gözleri denizde yüzlerce kadın, çocuk. Acımasız, insanları teker teker kendine çeken gözü doymaz, azgın bir deniz. Canları pahasına denizden aldıkları ile geçinen sünger emekçilerine denizden daha acımasız davranan, emeği, can kavgasını hiçe sayan çıkarcı deniz ağaları. İşte Denizin Kanı, böylesi deniz tutkunu insanlarla, deniz…

Yazar: zeynel toprak
Gönül Yaprağında hayatın içinden hikâyelere yer veriliyor. Bazen hüzünlendiren, bazen güldüren çokça da düşündüren metinlerle karşı karşıyayız. Genç okurun manevî boşluklarını doldurmada önemli bir yer edineceğini düşündüğümüz bu kitapta toplumumuzun inancı, olaylara bakışı, yanlışlara kapılması, gökteki yıldızların insana yeni ufuklar açması, sofraya fazladan kaşık konması gibi bize ait değerler…

Yazar: ayşe bulut
Artık her bayram Bigaya gidemi-yorum... Ne oldu bana bilmiyorum... Hislerimin adı ve sanı yok... Dedem yok, anneannem yok... Velhasıl geçmişin güzel hiçbir şeyi yok...

Yazar: abdullah harmancı
Abdullah Harmancı, genç hikayeciler arasında metinlerin sadeliği, üslubunun samimiyeti ile öne çıkıyor.- Mustafa Kutlu, Yeni Şafak-Abdullah Harmancının (ilk kitabı Muhteristeki) öykü tarzı, Joyceu, özellikle de onun Ulyssesini hatırlatıyor. Joyce da Dublini anlatıyordu; Harmancı da bazı Anadolu kentlerini ve kasabalarını anlatıyor. Her ikisi de yalnızca dışı, dışta olanı anlatıyor: Davranışları a…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…

Yazar: iskender pala
Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey! Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşk…

Yazar: iskender pala
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Palanın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor. İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı…

Yazar: iskender pala
İskender Pala Od romanında Yunus Emre’yi anlatıyor...Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında,…

Yazar: soren kierkegaard
Ve kum saati, dünyanın kum saati boşaldı ve yüzyılın tüm gürültüleri sustu; çılgın ve kısır çabamız bitti, yakınlarına gelince, sonsuzlukta olduğu gibi -erkeğin veya kadının, zenginin veya yoksulun, kölenin veya efendinin, mutlunun veya mutsuzun olduğu gibi- herşey sessizlik içindedir; başın ister tacın parıltısını taşısın ister basit insanların arasında kaybolsun, ister yalnızca günlerin sıkıntı…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

