Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: pınar kür
Pınar Kürün ilk romanı Yarın Yarın, 1976 yılında yayımlandığında yazın dünyasında daha önce görülmemiş bir olay yaratmış ve yazarını bir anda üne kavuşturmuştu. Aradan geçen bunca yıl, romanın önemini azaltmadığı gibi, güncelliğin ötesinde gerçek bir edebi değeri olduğunu kesinlikle kanıtlamıştır. Pınar Kür, daha sonra yazdığı Küçük Oyuncu (1977), Asılacak Kadın (1979), Bitmeyen Aşk (1986), Bir C…

Yazar: mark haddon
İnsanlar kafamı karıştırıyor. Bunun iki temel nedeni var. İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri. Siobham, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama gelebileceğini söylüyor. Bu ifade 'Seninle seks yapmak istiyorum.' anlamına gelebilirmiş, ayrıca 'Biraz önce söylediğim şeyin aptalca olduğunu düşünüyorum.' demek de olabilirmiş. Bu komik bir k…
9/10
Yazar: mark haddon
İnsanlar kafamı karıştırıyor. Bunun iki temel nedeni var. İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri. Siobham, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama gelebileceğini söylüyor. Bu ifade 'Seninle seks yapmak istiyorum.' anlamına gelebilirmiş, ayrıca 'Biraz önce söylediğim şeyin aptalca olduğunu düşünüyorum.' demek de olabilirmiş. Bu komik bir k…

Yazar: mine söğüt
Mine Söğüt'ün ikinci romanı Kırmızı Zaman, 1900'lerin başlarından 2002 yılına uzanan bir hikâyeyi anlatıyor. Başlıca kahramanları olan ve birbirini tanımayan Zaman Dayı'nın, Halat Niyazi'nin, Botan'ın ve küçük Hüsran'ın hikâyeleri birbirine karışıp sonunda kimsesizler mezarlığında birleşiyor. Ölüm, kayboluş, arayış, tanrı ve sır ve baba kavramları ağırlıkla işlenmiş…
9/10
Yazar: mine söğüt
Mine Söğüt'ün ikinci romanı Kırmızı Zaman, 1900'lerin başlarından 2002 yılına uzanan bir hikâyeyi anlatıyor. Başlıca kahramanları olan ve birbirini tanımayan Zaman Dayı'nın, Halat Niyazi'nin, Botan'ın ve küçük Hüsran'ın hikâyeleri birbirine karışıp sonunda kimsesizler mezarlığında birleşiyor. Ölüm, kayboluş, arayış, tanrı ve sır ve baba kavramları ağırlıkla işlenmiş…

Yazar: jeanette winterson
İngiltere tarihinin en kanlı dönemlerinden biri: Sekiz yıl süren bir iç savaş, Cromwell öncülüğünde yobazların şiddet dolu ayaklanması, ayaklanmanın daha beter bir şiddetle bastırılması, ardından veba salgını, Londrayı yerle bir eden büyük yangın... Jeanette Winterson, bu ürkütücü süreci daha ürkünç kılarak ama mizahî bir anlatımın tonlarıyla da renklendirerek -inanması zor belki- bir sevgi öyküs…
8/10
Yazar: nermin yıldırım
Adalet, yirmi dokuz yaşında genç bir kadın. Hayata ve insanlara dokunmadan, ne mutlu ne mutsuz, öylesine yaşayıp gitmektedir. Ta ki doktoru, ölümcül bir hastalığa yakalandığını söyleyene dek... Hastalığı için kendini suçlayan Adalet, hayatını didik didik ederek, ilk günahını, masumiyetini kaybettiği ilk gerçek suçunu bulmaya çabalar. Bu uğurda çıktığı yolda kendiyle de, içinde yaşadığı ülkeyle de…
7/10
Yazar: thomas r. p. mielke
Kudret, Dostluk, Ölümsüzlük Arayışı Uruk´un Efsanevi Kralı Gılgameş Gılgames, kuşağındaki otun sivri dikenlerine hafifçe dokundu. Suvatın kenarında, kumlara iki damla koyu renkli kan döküldü. 0 an, hiç tatmadığı bir huzur duydu içinde. Dinleyin beni ey tanrılar! diye bağırdı yıldızlara doğru. Ziusudra bana ölümsüzlüğün sırrını veremedi. Yine de onca zaman hayatın anlamını arayışımı cömertçe ödüll…


Yazar: thomas r. p. mielke
Kudret, Dostluk, Ölümsüzlük Arayışı Uruk´un Efsanevi Kralı Gılgameş Gılgames, kuşağındaki otun sivri dikenlerine hafifçe dokundu. Suvatın kenarında, kumlara iki damla koyu renkli kan döküldü. 0 an, hiç tatmadığı bir huzur duydu içinde. Dinleyin beni ey tanrılar! diye bağırdı yıldızlara doğru. Ziusudra bana ölümsüzlüğün sırrını veremedi. Yine de onca zaman hayatın anlamını arayışımı cömertçe ödüll…

Yazar: thomas r. p. mielke
Kudret, Dostluk, Ölümsüzlük Arayışı Uruk´un Efsanevi Kralı Gılgameş Gılgames, kuşağındaki otun sivri dikenlerine hafifçe dokundu. Suvatın kenarında, kumlara iki damla koyu renkli kan döküldü. 0 an, hiç tatmadığı bir huzur duydu içinde. Dinleyin beni ey tanrılar! diye bağırdı yıldızlara doğru. Ziusudra bana ölümsüzlüğün sırrını veremedi. Yine de onca zaman hayatın anlamını arayışımı cömertçe ödüll…

Yazar: zeynep kaçar
Bir ailenin tarihini, deliliğini, derinliğini, karanlığını, neşesini, acayipliğini kumaşlar ve yiyeceklerle çevrelenen üç kadının gözünden anlatıyor Zeynep Kaçar Kabuk’ta. Kendini gerçekleştirme çabası içindeki üç kuşağın hayatın gelip dayattıkları karşısında başkalaşması, kabuk değiştirmesi, kabuğuna sığamadıkça çaresizleşmesi, çaresizleştikçe gerçeklikten uzaklaşması sarmalını incelikle örüyor.…


Yazar: selçuk baran
İşinde, bodrumdaki odasında, üzerinde yükselen bütün katların ağırlığını duyuyor, boğulacağını sanıyordu. Üst katlarda odası olmayacaktı hiçbir zaman. Hayri Bey emekliye ayrıldıktan sonra onun yerine geçebilirdi, o kadar. Belki de ömrü boyunca bodrum katından çıkamayacaktı. (...) Küçük insan olarak yakaladığı ve seve seve yetinebileceği küçük yaşama sevinçlerini, Hayri Bey gibiler kirletecek; üst…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…


Yazar: akilah azra kohen
GERÇEĞİN MASALIDIR AEDEN Geri dönmüyorlardı! Artık niye Dünya’da olduklarını biliyorlardı. Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı. Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu! Nihayet anlamışlardı. İnsan doğulmaz, insan olunurdu. Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...

Yazar: akilah azra kohen
GERÇEĞİN MASALIDIR AEDEN Geri dönmüyorlardı! Artık niye Dünya’da olduklarını biliyorlardı. Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı. Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu! Nihayet anlamışlardı. İnsan doğulmaz, insan olunurdu. Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...

Yazar: akilah azra kohen
Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır. Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, i…
7/10
Yazar: akilah azra kohen
Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır. Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, i…

Yazar: nevzat tarhan
Ruh sağlığını korumanın yolu, insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasından geçer. Kendimizle barışmak; duygularımızı denetim altına almayı başarmak ve hayatımızı amaçlarımız doğrultusunda yönlendirebilmek demektir. Bunun için duygularımızı eğitmeyi öğrenmemiz gerekir. Çünkü duygularımızı yönetebilmek bizim elimizdedir.Profesör Doktor Nevzat Tarhan, Kendinizle Barışık Olmakta tıbbın ve psik…


Yazar: sinan sülün
Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti. Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde ''Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?'' gibi garip sorular soran insan kaynak…
10/10
