
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Minyatürcü
Olağanüstü. Kitabı bitireli 100 gün olmuş. Hakkını veren bir yorum yazayım derken günler geçip gitmiş. Benim için başucu kitaplarından oldu. Çok çok az öyküyü okurken bu denli keyif aldım. Bu kitabı okuma esnasında aldığım zevk için kaymaklı ekmek kadayıfı mı desem ballı lokma tatlısı mı desem bilemiyorum. Çok çok keyifliydi. Öykünün daha başlarında yazarla ilgili diğer kitapların arayışına girdim. Üzücü ve sevindirici iki şey öğrendim. Kötü olan başka yazdığı bir roman yok. Sevindirici olan ise yazarın yaşının henüz 34 olması. Bu da ilerde yazarın anlatımından daha bir çok kitap okuyacağımızın habercisi. Yazar Jessie Burton " Minyatürcü " kitabıyla hem ülkesi İngiltere'de hem Amerika'da " Yılın Yazarı " ve " En İyi Kitap " ödüllerini kazanmış. Bolca da şöhret tabii. Yazarın yarı biyografik romanında bahsi geçen Petronella Oortman 17. yüzyıl sonlarında Hollandada yaşamış. Bir tüccarla evlenmek için Amsterdam'a gelen Petronella ve geldiği evin içinde yaşanılanların kurgulandığı öykü dönemin yaşantısını da oldukça iyi yansıtıyor. Ki öyküde geçen minyatür ev de Amsterdam müzesinde bulunmakta. Ucundan kıyısından kitabın konusunu ya da özetini okursunuz. Asıl muhteşem olan içindeki anlatımın harikalığı. Öykünün bütünü, kurgusu, karakterlerin ardındaki gizemler, olaylar falan hepsi güzel ama en çok anlatımın dili, akıcılığı ve aktarış yoğunluğu sizi tam da orada o evin içinde hissettiriyor. Öyküde yaşanılanların içindesiniz her duyguyu her karakterle beraber siz de yaşıyorsunuz. Bitmesin diye başka uğraşlar aramama rağmen, kitap her seferinde tüm itirazlarımı bertaraf ederek kısa sürede kendini okutturdu. Çok beğendim.
Baskı: Kapan
Çok başarılı buldum. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kurgu ve anlatım gıpta edilecek cinsten. Hiç bir bölümünde sıkılmadan ve artan bir merakla bir solukta okudum. İlle de kurgu diyorum. Baştan sona anlatımın cazibesi inkar edilemez ama sonunda hikayenin bağlanışı fazlasıyla tatmin edici. İlginçtir okurken sürekli bir yalnızlık duygusu hissettim. Kasvetli bir havası da var öykünün. Gizem, gerilim severler zevk ve ilgiyle okuyacaklardır.
Baskı: Dokuz Gün (Jim Clemo, #1)
Vasat kurgu vasat anlatım. Ortalama bir öykü ve kitap.
Baskı: Kırık Bebekler
Başarılı. Polisiye, gerilim, heyecan ziyadesiyle var. Roman içinde kısmi düşüşler yok. Hiç sıkılmadan hep bir sonrası merak edilerek okundu. Yazarın devam kitapları var. Maalesef bizim yayın evlerimiz tembel olduğu için an itibarıyla başka kitaplarını Türkçe olarak okuma şansımız yok. Başarılı bir seri olduğunu düşünüyorum. Çevrilirse alıp okunacak kitaplar. Haydi Panama yayıncılık getir şu serinin devam çevirisini.
Baskı: Milyoner Bebek
Yazıldığı dönem itibarı ile kötü hikaye değildi. Günümüz polisiyeleriyle kıyaslayınca hafif kalıyor. Çok naif bir dili var hikayenin ve içindeki kahramanların. Sıkım sıkım sıkıldım diyemem fakat hevesle devam ettiğimi de söyleyemem. Halının üstünde yürümek gibiydi. Hafif bir esinti.
Baskı: Ölü Ruhlar Ormanı
Bu adam bir daha roman yazmamalı dediğim kitap. Sıradışı son yaratma uğruna hikayeninde içine etmiş. Alınıp okunması gereksiz. Neyse ki " Sisle Gelen Yolcu " ile eski Grange geri dönmüş.
Baskı: Ben 44 Yaşındayım...Oğlum 53...
Kitabın ismine itimat etmesem de; yorumlara, yayınevine, sayfa sayısının azlığına ( hikaye kötü çıksa da bitirmesi uzun sürmez ) ve uygun fiyatına bakarak aldığım kitap. Yazarın ilk kitabıymış. Başlangıçtaki, babaya duyulan sevgiyi anlattığı kısımlar duygusal ve dokunaklı. Sonrasında anlatım sıradanlaştı ve sıkıcı hale geldi. Geldim, gittim, sevdim tarzı anlatım her ne kadar yazarın ilk kitabı olduğu için mazur görülse de keyifli bir okuma sunamadı. Hatta bir ara Remzi kitapevine de kızdım böyle vasat bir kitabı yayınladıkları için. Yazarın yarı gerçek yarı kurgu olarak aktardığı hikaye hem konusunun ilginçliği özellikle son elli sayfadaki akıcılığı sayesinde sınıf atlayarak sona erdi. Vasatın altı anlatımdan iyi bir hikayeye doğru geçiş yapmış yazar. Bu da kitabı 1-1,5 puan daha yukarı taşıdı. Öykü yada yazarın yaşadığı olaylar sona ermediği için devam kitabını da yazmış. Alıp okumayı umut ediyorum.
Baskı: Oyun Bozan
3-4 yıl öncesine kadar net üstünden izlediğim iki dizi vardı. Her ikisinde de beş-altı kişiden oluşan düzenbazlar gurubu, her bölüm bir zengini söğüşlerdi. Dizinin en keyifli tarafı bunu zeka ve planlamayla yapmalarıydı. Türkçe çevirisiyle " Oyunbozan " tam da o dizilerden bir bölümünü bize yazılı ve daha kapsamlı sunan bir kitap olmuş. Çok keyifliydi. Esprili bir yaklaşım, zeka gerektiren cevaplar, kim kimi kazıklıyor belli olmayan düzen ve dahası fazlasıyla mevcut. Tek kusuru çabuk bitmesi. Kısa tutmuş öyküyü yazar. 500-600 sayfa sıkılmadan okunabilecek kurgu ve anlatımı vardı halbuki. Şimdi netten baktım da izlediğim diziler " Hustle " ve " Leverage " imiş. Dizi yada kitap. Her ikisi de tavsiyemdir. İyi gelir.