ARKHE
@ARKHE

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Huzursuz Kemikler (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #1)

Bir ortaçağ polisiyesi. Başarılı ve keyifli. Özellikle kahramanın ilk 50 sayfada ki espiritüel yorum ve yaklaşımları gülümsetti. Maceraya ve seriye devam...

Kitabın Kulları
9/1018.08.2017

Baskı: Kitabın Kulları

Pulitzer ödüllü yazar Geraldine Brooks'dan enfes bir öykü. Yahudilerin ayin kitaplarından olan ve günümüze kadar ulaşan en eski basımının Saraybosna müzesinde sergilendiği haggadah ile ilgili tarihi gerçeklerin ve kurgunun muhteşem harmanlanışı. Okurlara tavsiye ediyorum. Kalite.

Oyun
6/1009.08.2017

Baskı: Oyun

Vasat polisiye ve aksiyon. Kolay okunan, akıcı, okuduğunuz bir cümleyi tekrar okuma gereği hissetmeyeceğiniz; kitaplarla ilgili eğlencelik, vakit geçirmelik, tatil kitabı gibi benzetmeleri sevmesem de beyni yormayan bir kitap. Heyecan yaratmak uğruna olaylar fazlaca zorlanmış. İnandırıcılığın bir hayli altında kalmış yazarlar. Fazla profesyonel. Çay ya da yemeğin lezzetini az beğendiğimde içine sevgi katılmamış bunun derim. Severek yazılmamış cümleler.

Cesur Yeni Dünya
10/1001.08.2017

Baskı: Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya sadece bir distopya değildir. Aynı zamanda bir ütopya, bir kurgu bilim, bir kara mizah, bir felsefe ve inanç kitabıdır. Aslında devletleri yöneten tüm partilerin okullarda okutulmasını planlaması gereken bir kitaptır. Hangi görüşe sahip olursanız olun içinde sizle ilgili mesajlar barındıran ama esas vermek istediğini kitabı bitirdikten sonra üstünde düşünürken bulabileceğiniz kitaptır. Yazar der ki; düzenin her türlüsü kaostan iyidir. Nokta.

Baskı: Karanlık Zihinler (The Darkest Minds, #1)

12 - 18 yaş aralığına yönelik. Acemi işi. Kötü. Distopyayla pek ilgisi yok. Daha çok genç bir kızın genç bir erkeğe hissettiği duygusal hezeyanlar. Yazar genç ve acemi olunca kurgu oluşturmaktan ziyade romantizme kaymış. " Onun odunsu kokusunu içime çektim, vücudunun meyvemsi teri tenime değiyordu " gibi bolca aşk ve arzu dolu bölümler. Aslında kitabın aldığı puandan ve yorumlardan ötürü iyi bir kurgu okuyacağımı düşünmüştüm. Çok büyük hayal kırıklığı oldu benim için. Elimde serinin ikinci kitabı da var çünkü. Araya birçok kitap koyduktan sonra ikincisini okumaya katlanabilirim. Birbirini tekrar eden anlatımlar, basit cümleler, daha da basit bir kurgu. Nasıl bu kadar yüksek puan alıyor anlamadım. Genç okuyucu kitlesinin rağbet etmesi sanırım. Son olarak; bu kitap distopya değil. Distopyada geleceği kurgularsınız. O dünyayı tasvir edersiniz. 600’e yakın sayfada yaşananların nedeniyle ilgili tek cümle dahi yok. Tasvirler ise güdük ve basit kalmış.

Metro 2034
4/1009.07.2017

Baskı: Metro 2034

Aslında ilk 100 sayfa hedefe atılmış ok gibi. Sonrasında sündükçe sündü, sündükçe sündü. Başlangıçta, ilk kitaptaki karakterimiz Artyom'un gel-gitlerindense bu kitaptaki kahramanımız Homer'ın gözünden olayları okumak keyifliydi. Sonra ne olduysa oldu hikaye dibe düştü. Bu kadar mı sündürülür bir hikaye anlamış değilim. Benim gözümde çok sıkıcı ve kötüydü. Hiç bir şey olmuyor. Çeviri sıkıntılı, yazım yanlışları var ki cümlenin anlamı değişiyor düzeltmezseniz. Ayrıca, anlatım da kopuk kopuktu. Hani TRT'de 90 dakikalık bir film izlemeye çalışırsınız da film kesile kesile 60 dakikaya düşürülmüştür ve siz de hiç bir şey anlamadan öylece bakarsınız, bağlantı kurmaya çalışırsınız. Bu kitapta öyleydi. Sanki hikaye fazla uzun gelmiş de orasından, şurasından paragraf kese kese tamamlamışlar gibiydi. Serinin üçüncü kitabını almayı ve okumayı düşünmüyorum. Bu kitabı ilk hikayeyi okuyanlara dahi tavsiye etmiyorum.

Metro 2033
7/1024.06.2017

Baskı: Metro 2033

650 sayfadan sonra böyle bir bitiş hayal etmemiştim. Bağladığı sonu beğendim. İmza kaliteli olmuş. Tanıdık felaket sonrası yaşam kurgusu. İnsanlar yer altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Hikayenin içinde mitoloji, felsefe, inanç farklılıkları, siyaset yer bulmuş. Bu kadar kalın bir kitaptan bekleneceği üzere bolca tasvir var. Aksiyon ve heyecanın arttığı kısımlar azınlıkta. Yorumların ortak noktası çevirinin çok iyi olmaması. Kitabın hiç bir bölümünde olayların içine dahil olamadığım gibi, hayal etmekte de zorlandım. Yazar bolca detay kullanmış ama bir türlü o hissi yaşamadım. Ne gerildim, ne heyecanlandım, ne de karamsar bir ruh haline büründüm. Baştan sona karanlığı tasvir etmesine rağmen hep ışıklı mekanlar gözümün önündeydi. Bilemiyorum çeviriye mi yüklenmeli? 35 dile çevrilmiş, milyonlarca kopya satmış ve bolca beğeni almış kitap için kötü diyemem ama beklentimin uzağında kaldı yine de. Kitap uzun süre elimde süründü.

Baskı: Cennetin Bir Kapı Ötesinde

Koontz'u yıllardır bilirim. Bir çok kitabını da okumuşumdur zaman içerisinde. Piyasa kitapları olduğu gibi, çok iyi hikayeleri de vardır. Gerilim-korku türünün iyi yazarlarından sayılır. Kimileri Stephen King'le kıyaslamaya kalksa da King'in bir kaç gömlek altıdır. İlk kez bu kadar kötü kitabına rastladım. 600'ü aşkın sayfanın yarısı çöp. Öyle böyle değil. Resmen çocuk kitabı gibi. Ne anlattığı dahi belli değil. Kitabın yarısına kadar ki izlenimim okuduğum en kötü kitaplar sınıfına girecek görüntüde. İkinci kısım kısmen okunabilir görünse de ilk bölümde yaptığı zevksiz işkenceyi kurtaramaz. Para ve zaman kaybı oldu benim için. Kocaman da bir hayal kırıklığı. Tavsiye etmiyorum.

Karanlığa Doğru
2/1019.05.2017

Baskı: Karanlığa Doğru

Neresinden başlasam? Kitabı bitirdikten sonra yabancı okurların da yorumlarına baktım. Beğenmeyenler kadar beğenenler de var. Ben beğenmeyenlerdenim. Yazar aynı şeyleri defalarca yazmış. Hatta aynı cümlelerle. Tekrar, tekrar ve tekrar. Sıktı. Tekrarlardan arda kalan kısımlarda anlatım vasat, kurgu eh işte. Öyle kimi yorumlarda okuyacağınız bambaşka kurgu falan yok. Kurgu ve fantazyada zaten farklılıklar oluşturur hikayeyi. Çeviri berbat. Sürekli devrik cümleler. Kitabı baş aşağı okuyormuşum gibi hissettim. Böylesiyle ilk kez karşılaştım. O kadar çok yazım yanlışı ve imla hatası var ki; bir süre sonra beyin otomatik olarak düzelterek okuyor. Bilmediğin yayın evlerinin kitaplarını alırken bir kez daha düşün dedim kendime. Serinin ikinci ve üçüncü kitapları da var. Belki iyi bir çeviri ve özenli basımla okunabilir olsa da benim için tek kitaplık bir seri oldu. Özellikle ilk 60-70 sayfa geçmek bilmedi. İlk sayfalar 3000 metre engelli koşu gibi yordu. Bu kitabı tavsiye etmiyorum. Para ve zaman kaybı olur.

Baskı: Beşinci Tanık (Mickey Haller, #4)

Sanıyorum çoğu insan konusu mahkeme, duruşma ve jüri olan film, dizi ve kitapları sever. Ben dahil. Çok güzel çalışmalar da yapılmıştır günümüze kadar. Connelly bu kitabında odak noktası işlenmiş bir cinayetin duruşmaları olan bir hikaye anlatmış bize. Keyifli, tempolu, heyecanlı da anlatmış. Soluksuz okuttu. Beş yüz sayfayı aşan hikayede belki dış olaylara daha fazla değinebilirdi. Sürekli mahkeme içinin kurgulanması sıkmasa da başka şeylerde beklemedim değil. Bir de kahramanımıza pek ısınamadım. Bu kadar büyük ego mu olur! Tavsiye edebilirim.

Doctor Who - Shada
7/1029.04.2017

Baskı: Doctor Who - Shada

Özellikle Doctor Who dizisinin hayranlarının seveceği kitap. Diziden bağımsız okunacak olursa bilim kurgunun ortalamanın biraz üstü hikayelerinden. Ucundan kıyısından dizisini izlemişliğim var. Takip etmesem de sevimli bulduğum bir dizi.Diziyle bağdaştırılınca iyi bir öykü okuyorsunuz. Zaman zaman mizahda işin içinde olunca pek sıkmadan bitiyor. Diziden bağımsız değerlendirirsem orta seviye okuma keyfi sundu derim. Bilim kurgu ve Doctor Who sevenler için ideal bir kitap.

Kar Kurdu
9/1016.04.2017

Baskı: Kar Kurdu

Uluslararası casusluk, komplo teorisi, aksiyon ve macera türünün bilinen ve sevilen yazarlarından Glenn Meade. Bu kitabında Stalin'in son dönemindeki iki büyük güç arasındaki çekişmeleri kurgulamış. Her ne kadar hikayeyi yazarken tarihsel notlardan ilham aldığını belirtse de USA tarafını biraz olumlu yönde kayırmış gibi geldi. Evet Stalin, döneminin diktatör liderlerindendir, Hitler'in izinden gitmiştir ve hatta KGB hem kendi halkına hem diğer ülkelere kaçabilmiş yoldaşlarına büyük eziyetler çektirmiştir ama madalyonun diğer tarafı da pek parlak olmasa gerek. Bol aksiyonlu, fena kurgulanmamış, temposu ve heyecanı azalmayan bir hikaye. Başarılı.

Eczacının Kızı
9/1008.04.2017

Baskı: Eczacının Kızı

Dönem kitaplarını seviyorum hele bu kitap gibi iyi yazılmışlarsa. En beğendiğim tür fantastik kurgu olsa da iyi anlatılmış dönem kitapları hem aynı keyfi vermekte hem de araştırmaya iterek bilgi sahibi olmama sebep olmakta. 1665 Londra'sında geçen hikaye sahip olduğu kurgu kadar o döneme ait bilgilerle de merak ettirici ve etkileyici. 1665-1666 yılları arasında ortaya çıkan veba salgını ve büyük Londra yangınını da kapsayan hikaye dozajında romantizme de yer vermiş. Az biraz kurguda aksaklıklar var gibi görsem de bu ya çeviriden ya da yazarın sanıyorum ilk kitabı olduğundan kaynaklanmakta. Okurlar da benim gibi kitabı başarılı buldukları için yazar Charlotte Betts o döneme ait hikayeler yazmaya devam etmiş. Ressamın Çırağı ve Baharatçının Karısı dilimize de çevrilip basılmış. Yazarın çok hoş bir kalemi var. Diğer kitapları da tercih edilip okunabilir.

Örümcek
7/1031.03.2017

Baskı: Örümcek

Kitabın yarısına kadar ki izlenimlerim ortalamanın altında kalan bir polisiye olduğu yönündeydi. Hatta yayınlayan Altın Kitaplar'a da kızdım ki kolay kolay kötü kitap basmazlar. Aslında hikaye olması gerektiği gibi ilerliyor. Katil açısından ve onu kovalayanlar tarafından paralel aktarılıyor. Başlarda beklentimin altında kalma sebebi her şeyin yerli yerinde aktarılıyor oluşu. Bölümler ilerleyip hem hikaye hız kazandıkça hem okuru içine çektikçe merak ederek okutturuyor. İyi şeylerden birisi, kötü sahnelerin iç bulandırmadan aktarılması. Orta seviye polisiye diyebilirim. Kitap kapağı için eleştiri yapacaktım çok çok çok klişe diye. Neredeyse tüm polisiye kapaklarda kanlı bıçak olmazsa olmaz durumda ama orjinal kapakta da kanlı bıçak resmi varmış :) Polisiye - gerilim sevenler okuyabilirler.

Korsan Günlükleri
10/1027.03.2017

Baskı: Korsan Günlükleri

Günün birinde sizi sürekli okurken görüp okumaya özenen, daha önce bu keyfi yaşamamış bir arkadaşınız sizden kitap isterse; - Ya şöyle maceralı, savaşlı mavaşlı bir şey yok mu? Derse... Tam da bu kitabı verin. Okul zamanında bile kitap okumamış, hayata atıldıktan sonra bu fikri tamamen geri plana itmiş ama nasıl okuyorlar diye merak edenlere ilk önerilecek ve verilecek kitaplardan. Yazarın ölümünden sonra notları arasında bitmiş olarak bulunmuş bu hikaye. Bir de yarım kalmış " Micro " var. Korsan günlükleri 2009'da, Micro 2010'da Ülkemizde de basıldı. Yazarın kitaplarıyla daha önce karşılaştıysanız daha çok teknoloji, bilim kurgu ve tıp alanıyla ilgili kurgular ürettiğini bilirsiniz. 1665 yılının İngiliz kolonisine ait bir adada başlayan hikaye diğer kitaplarına nazaran biraz daha çizgi dışı olmuş. Fakat hikaye, kurgu, anlatım son derece güzel. Saf aksiyon sevenlere şiddetle tavsiye ederim.

Fahrenheit 451
10/1023.03.2017

Baskı: Fahrenheit 451

İlk 50 sayfada kurgunun içine girmekte zorlansam da sonrası bitmesin dediğim muhteşem bir hayaldi. Hayal lafın gelişi. 60 yıl önceden bugünü yazmak korkutucu. Yazarla ve bu kitapla ilgili binlerce yorum var zaten. Kısaca; okurlar okuyun.

Baskı: Gulyabani - Gönül Ticareti

Bendeki versiyonunda Gönül Ticareti ve kısa hikayeler olan kitap.

Kırmızı Pazartesi
10/1006.03.2017

Baskı: Kırmızı Pazartesi

Bu kadar az nasıl bu kadar çok olur!!!

Yılanların Uykusu
10/1005.03.2017

Baskı: Yılanların Uykusu

Yazarın daha önce " Ölüm Peygamberi " kitabını okumuştum beğenmiştim. Diğer kitaplarını da yavaş yavaş temin ettim bu nedenle. Fakat bu kitap bir başka olmuş. Hani kimi insanlar ne kadar şey üretseler de hep akılda kalan tek bir şarkı, kitap, proje veya ürünle anılır ya bence de Alein Kentigerna bu kitapla anılacak. Henüz diğerlerini okumamış olmama rağmen Yılanların Uykusu'nun üstünde olacağını düşünmüyorum. Enfes olmuş. İlmek ilmek işlemiş hikayeyi. Çeviri güzel, ufak tefek yazım yanlışları rahatsız etmiyor, anlatım güzel, kurgu harika. E bir de polisiye. Daha ne? Dahası da var. Kolay kolay polisiye kitaplarda bulamayacağınız yaşam analizleri, gerçekçi tespitler yazarın bizim ülkemizde yaşadığını düşündürttü bana. Polisiye kurgunun üst seviye kitaplarından. Tavsiye ediyorum. Çok beğendim.

Baskı: Endgame: Oyun Kuralları

Ve Endgame biter... Bir yılı aşkın süredir beklediğim serinin son kitabı tüm beklentileri karşılar. Bir önceki kitapta olduğu gibi hikayeye dahil olmam bir elli sayfa sürse de sonrası Mars'a giden ilk gemide bulunmak kadar heyecan fırtınası. Takdir ettim. Özellikle bu kitap tam bombardıman olmuş. Vura vura sürükledi. Pek çok kitapta olduğu şekilde heyecan ve tempo sonlarda zirve yapmadı. Başlangıçtan itibaren hep yükseklerde kalmayı başardı. Kitabın sonu da beni son derece tatmin etti. Yazarlar kolaya kaçmamış. Ucuzluğa prim vermemişler. Bilim kurgu kitaplarım içerisinde hoş bir yükseklikte kalacaklar. Yazarın bir sonraki kitabını merakla bekliyorum. Kurgu severler için kolay okunan, akıcı, hoş ve renkli bir seri. Okunur.

Damağası
6/1018.02.2017

Baskı: Damağası

Yazarın notlarının derlenmesiyle oluşturulmuş bir kitap. Dört kısımdan oluşuyor. Her kısımda cezaevi hayatı resmedilmiş. Anlatılar birbirini takip etmese de bütün olarak değerlendirilebilir. Kitabın başlarında yayın evinin yazım yanlışlarına sıkça rastladım. Kemal Tahir'in kalemine söz edilmez ama derlemeden olsa gerek umduğum keyfi bulamadım.

Sağırdere
9/1002.02.2017

Baskı: Sağırdere

Okuması keyifliydi. Zamanın İç Anadolu'daki köy hayatını resmetmiş yazar. Abartısız kahramanlar ve olaylar. Hikaye güzel yazan kalem de kaliteli olunca keyifle okundu.

Baskı: Bir İpek Böceği Masalı

Ne masal ne rüya... Sözlerini Aysel Gürel'in yazdığı, müzik ve düzenlemesini Onno Tunç'un yaptığı Nilüfer'in seslendirdiği şarkıdır. Çok da güzeldir. Bu kitaptan daha güzeldir. Hikaye kötü değildi ama tam bir fantastik öykü lezzetini de veremedi. Biraz ortaya karışık durum olmuş. Arafta kalmış hikaye. Okuttu kendini ama... Vasattı.

Baskı: Kanadı Kırık Kuşlar

Okurken öğretmen arkadaş sorar; - Hocam ne okuyorsunuz? Kitap kapağı gösterilir. - Akıcı? - Akıcı.

ÖncekiSayfa 5 / 7Sonraki