
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: glenn meade
Ocak 1953. Soğuk Savaşın en gergin dönemi. Başkan Eisenhower, Stalin'in akli dengesinin bozulmakta olduğu yolunda ürkütücü bilgiler alır. SSCB'nin korkunç temizlik operasyonlarına yeniden başlayacağını ve dünyayı üçüncü bir savaşın eşiğine getirecek nükleer bomba programının tamamlanmakta olduğunu öğrenir. Böylece yemin töreninden birkaç saat sonra hiçbir Amerikan başkanının cüret edeme…

Yazar: umberto eco
Tarihin en büyük komplo teorisi… 19. yüzyılda Paris: Komün Günleri; hançer darbeleri; absent dumanları arasında hazırlanan cinayetler; kanalizasyonda yatan cesetler; patlamalar; isyanlar; takma sakallar; sahte noterler; düzmece vasiyetler; satanist örgütler; kara ayinler; cinsellikle pek fazla ilgilenmeyen, hastalarının rüyalarına burnunu sokmamaya kararlı bir Doktor “Froïde”… Torino, Pale…

Yazar: umberto eco
Umberto Eco'nun ilk romanı olan Gülün Adı gibi, bu ikinci romanı Foucault Sarkacı da, bildiğimiz roman türlerinden hiçbirine girmiyor. Belki de en uygunu, onu bir bilim-roman ya da Eco-roman diye nitelemek. Foucault Sarkacı, çok-katlı, çok değişik düzlemlerde okunabilecek bir roman. Bu da, romana değişik açılardan yaklaşmamıza olanak veriyor. Foucault Sarkacı, kısaca, irrasyonel düşüncenin 5…

Yazar: uğur mumcu
Biz, ...istiklalimizi emin bulundurabilmek için heyet-i umumiyetimizce (hepimiz), heyet-i milliyemizce (tüm ulus olarak) bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı heyet-i milliyece (bütün ulusca) mücahedeyi (savaşmayı) caiz (gerekli) gören bir mesleği takip eden insanlarız.-Mustafa Kemal Atatürk-Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşına ve bu savaşın yüce komutanı G…

Yazar: anthony burgess
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına g…

Yazar: umberto eco
Umberto Eco'nun 1980'de yayınlanan dev romanı Gülün Adı, artık çağdaş klasikler arasındaki yerini almış bulunuyor. Çok katmanlı bir yapıt olan romanda, 1327'de İtalya'daki bir manastırda geçen bir cinayet soruşturması anlatılıyor. Ama günümüz edebiyatına bambaşka bir soluk getiren, yepyeni bir türün kapılarını açan Gülün Adı, hem ortaçağ Hıristiyan dünyasını derinliğine irdele…

Yazar: amin maalouf
Afrikalı Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bri yaşamöyküsü: Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü yazmış olsaydı yazacağı gibi... Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant, Tanios Kayası, Doğunun Limanları, ve…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: osman aysu
Tesadüflere inanır mısınız? Bir gün ansızın, tekdüze geçen hayatınızın çivisini yerinden çıkaran bir olayla karşı karşıya gelir ve bu gerçeği kabullenmek zorunda kalabilirsiniz. Ama böyle bir tesadüfün yaşantınızı ne ölçüde değiştirebileceğini ve sizi nasıl içinden çıkılmaz bir girdabın karanlıklarına sürükleyebileceğini hiç düşündünüz mü? Doçent Orhan Alkan hiç düşünmemişti. Ama kendisine verile…

Yazar: osman aysu
Hemen hemen aynı tarihlerde çeşitli ülkelerin büyük kentlerinde beş mikrobiyolog ve kimyager öldürülünce Batılı istihbarat örgütleri bu cinayetlerin organize olduğunu ve öldürülenlerin dünyanın henüz tanımadığı yeni bir kitle imha silahının çalışmalarına gizlice katıldıklarını ortaya çıkarırlar. Hedef bellidir. Irak dünyayı ayağa kaldıracak korkunç bir silaha sahiptir artık. Fakat elde bunu ispat…

Yazar: uğur mumcu
Sen ülkeni okyanus ötesi devletlerin öncü karakolu yapıp, sınırlarını Amerikan üsleriyle donat; sen ülke ekonomisini, uluslararası tekellerin ahtapot kollarına teslim et; sen kardeşi kardeşe vurdurtmak için gizli çeteler kur; sonra kalk, utanmadan ve sıkılmadan Atam, izindeyiz; cumhuriyeti koruyoruz diye siyaset dolandırıcılığı yap!..Elsiz ayaksız bir yeşil yılan / Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa…

Yazar: uğur mumcu
Bu kitap, Uğur Mumcunun iki ayrı dizi yazısından oluşturuldu. İlki, Marksist ve Leninist bir düzen oluşturmak amacıyla askeri ihtilal yapmak için, soygun ve bombalı saldırılar düzenlemek savıyla açılan BOMBA DAVASI. Mumcu, ... yeniden bir askeri müdahale ile karşılaşmak istemiyorsak, şu son otuz beş yılın ihtilallerini ve ihtilal girişimlerini, nedenleri, sonuçları ve bütün ayrıntılarıyla bilmek…

Yazar: uğur mumcu
Karanlıklarda çevrilen dolapları, kredi yolsuzluklarını, devleti milyonlarca lira zarara sokan suistimalleri belgeleri ile bir bir ortaya koyanlara suikastlar düzenlenecekti.Şimdi kamuoyu şu soruların cevaplarını araştıracak; Kendilerine suikastlar düzenlenen devrimciler şimdiye kadar hangi yolsuzlukları ortaya çıkarmışlardır?.. Bu yolsuzluklara adları karışanlar kimlerdir... ve bunlar devletin h…

Yazar: uğur mumcu
Sağcılıktan, solculuktan vazgeçtik; önce ciddi bir devlet gerekiyor. Reformdan, devrimden vazgeçtik; evet, doğru; şu kan selini durduracak bir devlet arıyoruz.Şu kan selini durduracak, bütün olan bitenlerin hesabını soracak ve eşkiyadan korkmayacak bir devlet arıyoruz.Ve yüreğinde insan sevgisi olan politikacı arıyoruz... (Cumhuriyet, 28 Aralık 1977, Devlet Korkar mı?)Uğur MUMCU

Yazar: uğur mumcu
- Peki Hocam, iktidara gelirseniz IMF ile imzalanmış üç yıllık stand-by anlaşmasını kaldıracak mısınız?- Evelallah... Çünkü biz Fatihlerin torunlarıyız. IMFye hadi oradan deriz...Genel Kurul salonuna girince, Erbakan Fatihleri unutuyor ... ve veriyor oyunu; Kabul!.. IMFye kabul, Ortak Pazara kabul, faiz kararnamesine kabul, Gizli CENTOlara kabul, 5 ailenin devlet bankaları eliyle zengin edilmesi…

Yazar: uğur mumcu
Uğur Mumcunun bu kitabı. Suçlular ve Güçlüler ile başlayan bir dizinin ikinci kitabı gibidir. Suçlular ve Güçlülerde Mumcu, 12 Mart rejiminin sorumlularıyla, genellemeler halinda değil somut olarak, tek tek, isim isim uğraşmıştı. Bir Pulsuz Dilekçede de 12 Mart döneminin arkasından gelen ve aslında onun uzantısı olmaya çabalayan Milliyetçi Cephe Rejiminin marifetleri ve marifetlileriyle uğraşıyor…

Yazar: uğur mumcu
Devletin, şiddet ve terörü tek başına yürüttüğü günler oluyor. Buna devlet terörü diyoruz. Bir kısım şiddet olayları, devletten bağımsız kişi ve örgütlerce yapılıyor. Bir kısmı da tam anlamıyla karma oluyor. Bazı kamu görevlileri ile sağcı teröristler, aynı örgütte aynı eylemde birleşiyorlar. Devlet kışkırtıcı ajan kullanıyor, suç işliyor, suç işletiyor. (Cumhuriyet, 9 Eylül 1976, Devlet ve Şidde…

Yazar: uğur mumcu
Vay benim Necdet Bulut kardeşim, vay benim devrimci, sosyalist arkadaşım, var benim yiğit, erdemli, güler yüzlü dostum!.. Rahat uyu Necdet! Bir gün gelecek, faşist katillerin ağababaları, akan ve akıtılan bu kanlarda boğulacaklardır. Er ya da geç, ama bir gün mutlaka.Ve ey okuyucular! Abdi İpekçiyi her gün okuyan sevgili okuyucular! Onu, Türk basınının bu uygar yazarını, Türk basınının bu en yetk…




