Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tomris uyar
Sayfa: 167/406
Gündökümlerinde Tomris Uyar, her zaman öykü malzemesi oluşturmayan, ama kendisinin, gerek bu toplumun bir bireyi, gerek bir yazar olarak, okurla paylaşmadan edemeyeceği güncel deneyimleri yazıya döküyor. Tomris Uyara göre güncenin önemi, yazarın iç dünyasına ışık tutarak öteki ürünlerini bütünlemesi, onu okura daha yakın kılmasıdır.

Yazar: tomris uyar
Sayfa: 120/406
Gündökümlerinde Tomris Uyar, her zaman öykü malzemesi oluşturmayan, ama kendisinin, gerek bu toplumun bir bireyi, gerek bir yazar olarak, okurla paylaşmadan edemeyeceği güncel deneyimleri yazıya döküyor. Tomris Uyara göre güncenin önemi, yazarın iç dünyasına ışık tutarak öteki ürünlerini bütünlemesi, onu okura daha yakın kılmasıdır.

Yazar: tomris uyar
Sayfa: 80/406
Gündökümlerinde Tomris Uyar, her zaman öykü malzemesi oluşturmayan, ama kendisinin, gerek bu toplumun bir bireyi, gerek bir yazar olarak, okurla paylaşmadan edemeyeceği güncel deneyimleri yazıya döküyor. Tomris Uyara göre güncenin önemi, yazarın iç dünyasına ışık tutarak öteki ürünlerini bütünlemesi, onu okura daha yakın kılmasıdır.

Yazar: m. naci ünver
... O, tüm baskıları ve korkuları dışlayıp he zaman ve her koşulda adalet kavramının yüceliğini savunan yiğit bir yargıçtı. Bu uğurda ilginç serüvenler yaşadı ama yılmadı. Günyüzü onu hiç unutmadı...

Yazar: latife tekin
Sayfa: 250/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Sayfa: 226/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Sayfa: 183/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Sayfa: 152/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Sayfa: 117/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Sayfa: 77/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Sayfa: 30/268
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: latife tekin
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: şebnem işigüzel
Sayfa: 195/240
''İçimizde toprağın altında saklanan tohumlar gibi hisler, marifetler mevcuttur. Atalarımızdan bize sirayet eden huylar, hastalıklar, renkler ve türlü türlü şeyler gibi. Bazı şeyler kanla geçer. Bazı şeyler hisle. Kanla geçenlerden ziyade hisle geçenler mühimdir. Zira insan kanıyla canıyla değil hisleriyle vardır. Hisleriniz, hissettikleriniz ayakta tutar sizi.'' Üzerine II. Abdülhamit'in gölg…

Yazar: şebnem işigüzel
Sayfa: 145/240
''İçimizde toprağın altında saklanan tohumlar gibi hisler, marifetler mevcuttur. Atalarımızdan bize sirayet eden huylar, hastalıklar, renkler ve türlü türlü şeyler gibi. Bazı şeyler kanla geçer. Bazı şeyler hisle. Kanla geçenlerden ziyade hisle geçenler mühimdir. Zira insan kanıyla canıyla değil hisleriyle vardır. Hisleriniz, hissettikleriniz ayakta tutar sizi.'' Üzerine II. Abdülhamit'in gölg…

Yazar: şebnem işigüzel
Sayfa: 93/240
''İçimizde toprağın altında saklanan tohumlar gibi hisler, marifetler mevcuttur. Atalarımızdan bize sirayet eden huylar, hastalıklar, renkler ve türlü türlü şeyler gibi. Bazı şeyler kanla geçer. Bazı şeyler hisle. Kanla geçenlerden ziyade hisle geçenler mühimdir. Zira insan kanıyla canıyla değil hisleriyle vardır. Hisleriniz, hissettikleriniz ayakta tutar sizi.'' Üzerine II. Abdülhamit'in gölg…

Yazar: şebnem işigüzel
Sayfa: 51/240
''İçimizde toprağın altında saklanan tohumlar gibi hisler, marifetler mevcuttur. Atalarımızdan bize sirayet eden huylar, hastalıklar, renkler ve türlü türlü şeyler gibi. Bazı şeyler kanla geçer. Bazı şeyler hisle. Kanla geçenlerden ziyade hisle geçenler mühimdir. Zira insan kanıyla canıyla değil hisleriyle vardır. Hisleriniz, hissettikleriniz ayakta tutar sizi.'' Üzerine II. Abdülhamit'in gölg…

Yazar: mihail bulgakov
Sayfa: 483/520
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…

Yazar: mihail bulgakov
Sayfa: 457/520
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…

Yazar: mihail bulgakov
Sayfa: 423/520
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…

Yazar: mihail bulgakov
Sayfa: 399/520
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…

Yazar: mihail bulgakov
Sayfa: 355/520
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…
