
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: zülfü livaneli
Dünyanın en güzel adasında,neşeyle ve barış içinde yaşıyorduk bir arada. Ama bir gün adaya esrarengiz bir adam geldi... Ve her şey değişti. Kimse yaklaşan tehlikenin farkında değildi. Zülfü Livaneli'den genç okurlara evrensel ve zaman ötesi bir başyapıt. Barış ve özgürlük uğruna bir diktatöre karşı verilen mücadelenin hikâyesi.

Yazar: zülfü livaneli
Bir anlamda Türkiyenin Avrupa macerasının başladığı yılların edebi tanıklığını yapan bu öykülerde, o acı yılların izdüşümünü, siyasi çalkantıların ve geçim derdinin Avrupaya savurduğu insanların buruk yalnızlığını bulacaksınız. Zülfü Livanelinin edebiyat alanındaki ilk ürünü olan bu kitap Türkiyede birçok kez basıldıktan sonra Almanca ve Farsçaya çevrildi. İsveç ve Alman televizyonları Arafatta B…

Yazar: zülfü livaneli
17. yüzyıl Osmanlı Sarayı.. Bir idam mahkumu olarak yıllarca ölümü bekleyen şehzade, birdenbire mutlak iktidarın sahibi olur. Öyle bir iktidardır ki bu, ülkesinde yaşayan milyonlarca insanın canı onun iki dudağı arasındadır. Saraydaki siyahi haremağası ise, cinsel gücü elinden alınmış bir hadım olarak tam bir iktidarsızlık simgesidir. Ancak bu iktidar alışverişi yön değiştirecek ve padişah mu…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli, üçüncü romanı olan Mutluluk'ta, hem kadim hem güncel olan bir konuyu ustalıkla ve nefes kesici bir sürükleyicilikle işliyor. Livaneli'nin cesaretle ve derinlemesine ele aldığı bu roman, bir Shakespeare trajedisi yoğunluğunda. -Yaşar Kemal- Amerikalı, Avrupalı ve Latin Amerikalı büyük ustaların yazmış olmaktan gurur duyacakları bir mistik şiir örneği. -Talat Halman-…

Yazar: zülfü livaneli
Livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman... Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir. Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düş…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli, zengin bir insan panoramasıyla İstanbul'un derinliklerine inerken şehrin büyülü, ama bir o kadar da acımasız atmosferiyle buluşturduğu okuru sıra dışı yolculuğa çıkarıyor. 2014 yılı Aralık ayının son günleri… Yedi yıldızlı Konstantiniyye Oteli'nin açılış günü ve erken bir yılbaşı kutlaması… İstanbul'un seçkin, kalburüstü simaları, Sultanahmet'teki eski Bizan…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli, zengin bir insan panoramasıyla İstanbul'un derinliklerine inerken şehrin büyülü, ama bir o kadar da acımasız atmosferiyle buluşturduğu okuru sıra dışı yolculuğa çıkarıyor. 2014 yılı Aralık ayının son günleri… Yedi yıldızlı Konstantiniyye Oteli'nin açılış günü ve erken bir yılbaşı kutlaması… İstanbul'un seçkin, kalburüstü simaları, Sultanahmet'teki eski Bizan…

Yazar: zülfü livaneli
Serenad fırtınasından sonra Livaneli’den nefes kesen bir roman... Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikây…

Yazar: zülfü livaneli
Serenad fırtınasından sonra Livaneli’den nefes kesen bir roman... Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikây…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: ferhan şensoy
Ferhan Şensoy yazdığı ve sahnelediği sıradışı oyunlarla, daha çok dil inceliklerine dayanan mizah öğelerini kullanarak güncel olaylara eleştiriler getirmiştir. Geleneksel Türk tiyatrosundan epik tiyatroya kadar çeşitli üsluplardan izler taşıyan bu çalışmalarıyla 20. yüzyıl sonlarında Türk tiyatrosunda kendine özgü bir yer edinmiştir. İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You adlı eserinde de yaşadık…

Yazar: ferhan şensoy
çok keldir bir çam ağacıhem ince hem uzun hem sanki dalı yok gibiiki savruk dalcık garipçe köke yakıntepesi açılmış belli yaşlı ve politikacıbir dik duruş ama yapay biliyorumüflesem sönecek mangal yüreklerafitap öyle bir çınar kibinyıllardır yaşıyor köylerin ortasında feodal yeşererek

Yazar: ferhan şensoy
Bir ırmak kıyısında doğdum ben bir ırmak romandır bu hem el yazması elle tutulan elde var birinci cilt. ... Ayşeni seviyorum. Sanki bir kaynak makinasıyla beynime adını yazdılar. Fersiz bir ampul sarkar tavandan, öylesine büyür ki başımın gölgesi ak kağıt karanlık olur, ne cezve görünür ne çaydanlık, ben çizerim, Tepebaşı gazinosundan türk sanat musikisi yayılırken Haliç üstüne. Artık tüm incelik…

Yazar: ferhan şensoy
Kitapları ve sahnelediği sıradışı oyunlarıyla daha çok dil inceliklerine dayanan mizah öğelerini kullanarak güncel olaylara eleştiriler getiren Ferhan Şensoy, Eşeğin Fikrinde sorguluyor, düşündürüyor ve en dokunulmaz konuları, olağanüstü bir mizah üslubuyla irdeliyor. Geleneksel tiyatromuz ortaoyununun simgesel kavuğunu taşıma ayrıcalığına da sahip olan Şensoy, tiyatro izleyicilerinin yanı sıra g…

Yazar: ferhan şensoy
Çok zeki olmayan, uysal, zaman zaman sinirlense de hızla sakinleşebilen, akıllı değilse de kurnaz, şakacı, ağzı laf yapan, saçları döküldüğü için bıyık bırakarak surattaki kıl eksikliğini tamamladığını sanan, caz müziğini seven, kitap okumaktan ve okuyanlardan nefret eden, canayakın, neşeli bir salaktı Şükrü. Herkes gibi para sıkıntısı vardı, bu durum onu daha az salak olmaya zorluyordu.

Yazar: ferhan şensoy
Aşk da bir spordur, özellikle iki taraftan biri istemediği zaman. Her iki taraf istemediğinde ortada sportif bir olay olmuyor zaten. Sadece arkadaş kalınıyor. Taraflardan birinin istemesi, diğerinin istememesi olaya sportif heyecanı, maç duygusunu, tribün tahriğini katıyor.Gökyüzü gergin. Su yüzeyi durgun. Tabak gibi bir ay gökyüzünde. Çatal, bıçak yok içinde. Yalnızca astronot ayak izleri gözlen…

Yazar: ferhan şensoy
Je M`en Fiche Bilader`den, Haneler`den, kabareci yeteneklerini sevgi ile izlediğim Ferhan Şensoy`un taze, sıcak, halkçı bir mizahı var. Yazgıdaşları imişcesine yansıttığı Kazancı Yokuşu`nun insancıklarını da bu külfetsiz anlatısı içinde bizlere sevdiriyor. Bu insancıklar nasıl ezildiklerinin tortusunu günlük yaşam sevinci içinde unutuyorlarsa, yazar da sanki onlardan biriymiş gibi toplumsal ukala…

Yazar: ferhan şensoy
'bir ırmak kıyısında doğdum ben/ bu yüzden/ bir ırmak romandır bu özgeçmişsel/ hem el yazması/ elle tutulan/ elde var ikinci cilt/ sapını gülle donattığım kalem/ başkaldırıyor/ kurşun olarak/ dağlardan geliyor ırmak.' Kitaptan.