Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: aaron ridley
Beş tema çerçevesinde ortodoks müzik anlayışını eleştiri merkezine alan Müzik Felsefesi, müziğin bizi neden ilgilendirmesi gerektiğinden yola çıkarak müzikal deneyimimizin bazı önemli yönleri üzerine yoğunlaşıyor ve müzik estetiğine yeni ve ayırt edici yaklaşımlar getiriyor. Canlı ve kışkırtıcı argümanlarıyla Aaron Ridleynin bu kitabı, felsefenin, özellikle sevdiğimiz şeylere uygulandığında neden…


Yazar: aaron ridley
Beş tema çerçevesinde ortodoks müzik anlayışını eleştiri merkezine alan Müzik Felsefesi, müziğin bizi neden ilgilendirmesi gerektiğinden yola çıkarak müzikal deneyimimizin bazı önemli yönleri üzerine yoğunlaşıyor ve müzik estetiğine yeni ve ayırt edici yaklaşımlar getiriyor. Canlı ve kışkırtıcı argümanlarıyla Aaron Ridleynin bu kitabı, felsefenin, özellikle sevdiğimiz şeylere uygulandığında neden…

Yazar: aaron ridley
Beş tema çerçevesinde ortodoks müzik anlayışını eleştiri merkezine alan Müzik Felsefesi, müziğin bizi neden ilgilendirmesi gerektiğinden yola çıkarak müzikal deneyimimizin bazı önemli yönleri üzerine yoğunlaşıyor ve müzik estetiğine yeni ve ayırt edici yaklaşımlar getiriyor. Canlı ve kışkırtıcı argümanlarıyla Aaron Ridleynin bu kitabı, felsefenin, özellikle sevdiğimiz şeylere uygulandığında neden…

Yazar: barış bıçakçı
Barış Bıçakçı, Herkes Herkesle Dostmuş Gibi kitabı ile geniş bir okur kitlesiyle dostmuş gibi... olmuştu. Bu uzun hikâye veya küçük roman da onun ruh akrabalarına çok iyi gelecek!Uzaktan ama içten dostluklar için güzel bir mecra, insanın kendine dönmesine omuz veren sağlam bir arkadaş olan radyonun aracılığıyla kesişen yaşantılar var Veciz Sözler´de de. Verilen anahtar kelimeyle veciz sözler üret…

Yazar: barış bıçakçı
Sokakta yürürken, alışverişte, parkta, dolmuşta otobüste, kuyruk beklerken kulağını atar ya insan bazen; değişik insanların değişik dertlerinden, acı hayat hikâyelerinden, münakaşalardan, belki de sevinçlerden kesitler işitir. Bazen öylesine duyup geçer bunları; bazen de zihni işittiklerinin peşine takılır gider, başkalarının hayatlarını kurgular kafasında, ya da kulağına çalınanlar kendi hayatıy…

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: nilgün marmara
Yerleşik yabancılığın acısıÖz düşmanları kendilerinin sevgisiz bilisizve acımasız kabukluların zincirlediğikara tamlama.Bir neden yabancıya?Bir neden yerleşiğe?Bir neden yerleşik yabancıya?Susturduklarından sonsuzun dilini,Dışıyla gerçeğin çizgisini kalın koca leşdoğrusuyla belirleme.Bakıldığında göz değirmisinden bir çiçek dürbünün değil midir renklenme olasılıkları tabanındagörülen parçacıkları…
8/10
Yazar: nilgün marmara
Yerleşik yabancılığın acısıÖz düşmanları kendilerinin sevgisiz bilisizve acımasız kabukluların zincirlediğikara tamlama.Bir neden yabancıya?Bir neden yerleşiğe?Bir neden yerleşik yabancıya?Susturduklarından sonsuzun dilini,Dışıyla gerçeğin çizgisini kalın koca leşdoğrusuyla belirleme.Bakıldığında göz değirmisinden bir çiçek dürbünün değil midir renklenme olasılıkları tabanındagörülen parçacıkları…

Yazar: nilgün marmara
Yerleşik yabancılığın acısıÖz düşmanları kendilerinin sevgisiz bilisizve acımasız kabukluların zincirlediğikara tamlama.Bir neden yabancıya?Bir neden yerleşiğe?Bir neden yerleşik yabancıya?Susturduklarından sonsuzun dilini,Dışıyla gerçeğin çizgisini kalın koca leşdoğrusuyla belirleme.Bakıldığında göz değirmisinden bir çiçek dürbünün değil midir renklenme olasılıkları tabanındagörülen parçacıkları…

Yazar: nilgün marmara
Yerleşik yabancılığın acısıÖz düşmanları kendilerinin sevgisiz bilisizve acımasız kabukluların zincirlediğikara tamlama.Bir neden yabancıya?Bir neden yerleşiğe?Bir neden yerleşik yabancıya?Susturduklarından sonsuzun dilini,Dışıyla gerçeğin çizgisini kalın koca leşdoğrusuyla belirleme.Bakıldığında göz değirmisinden bir çiçek dürbünün değil midir renklenme olasılıkları tabanındagörülen parçacıkları…

Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…
8/10
Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…

Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…

Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…

Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…


