
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: walter veltroni
Bir arşiv görevlisi olan Giovanni Astengo vaktini, tanımadığı insanların günlüklerini okuyup, her sabah şafağı bekleyerek geçirir. Down sendromlu kızı Stella, delikanlılık çağındaki, tüm sorularının yanıtlarını Italo Calvino romanlarında bulan oğlu Lorenzo ve kızlarının doğumundan sonra iyice uzaklaştığı karısı Giulia, Giovanniyi bir yandan boğar bir yandan hayata bağlarlar. Giovanni, bir baba ve…

Yazar: michael ende
"İnsanlar vardır, asla Fantazya’ya gidemezler," dedi Bay Koreander. "Ve insanlar vardır, gidebilirler ama sonsuza kadar orada kalırlar. Sonra bir de Fantazya’ya gidip geri dönenler vardır. Senin gibi. İşte bunlar iki dünyayı da esenliğe kavuştururlar." NE İSTİYORSAN ONU YAP, yazıyordu sınırsız güce sahip İmparatoriçe’nin sembolünde. Ancak Bastian, bu cümlenin gerçekten ne i…

Yazar: walter veltroni
Bir arşiv görevlisi olan Giovanni Astengo vaktini, tanımadığı insanların günlüklerini okuyup, her sabah şafağı bekleyerek geçirir. Down sendromlu kızı Stella, delikanlılık çağındaki, tüm sorularının yanıtlarını Italo Calvino romanlarında bulan oğlu Lorenzo ve kızlarının doğumundan sonra iyice uzaklaştığı karısı Giulia, Giovanniyi bir yandan boğar bir yandan hayata bağlarlar. Giovanni, bir baba ve…

Yazar: walter veltroni
Bir arşiv görevlisi olan Giovanni Astengo vaktini, tanımadığı insanların günlüklerini okuyup, her sabah şafağı bekleyerek geçirir. Down sendromlu kızı Stella, delikanlılık çağındaki, tüm sorularının yanıtlarını Italo Calvino romanlarında bulan oğlu Lorenzo ve kızlarının doğumundan sonra iyice uzaklaştığı karısı Giulia, Giovanniyi bir yandan boğar bir yandan hayata bağlarlar. Giovanni, bir baba ve…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: yaşar kemal
Türkiye'nin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKY'de... Yaşar Kemal Anadolu'nun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABD'den İngiltere'ye, İtalya'dan Tunus'a, Norveç'ten Kanada'ya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları Doğu ile Batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötesi gü…

Yazar: yaşar kemal
Türkiyenin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKYde... Yaşar Kemal Anadolunun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABDden İngiltereye, İtalyadan Tunusa, Norveçten Kanadaya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötesi gür ses olarak kabul edildi, sevilerek okundu; okunuyor.…

Yazar: yaşar kemal
Türkiyenin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKYde... Yaşar Kemal Anadolunun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABDden İngiltereye, İtalyadan Tunusa, Norveçten Kanadaya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötesi gür ses olarak kabul edildi, sevilerek okundu; okunuyor.…

Yazar: yaşar kemal
Türkiye'nin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKY'de... Yaşar Kemal Anadolu'nun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABD'den İngiltere'ye, İtalya'dan Tunus'a, Norveç'ten Kanada'ya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötes…

Yazar: kemal tahir
Kemal Tahir bu eserinde uzun yıllar Türk edebiyatını meşgul eden eşkıyalık olgusuna başka bir açıdan bakar. Ağalık sisteminin eşkıyalıkla yoğun ilişkisini ve bunun giderek bir zorbalığa dönüştüğünü, halk arasında eşkıyalığa duyulan hayranlığın aslında çaresizlikten kaynaklandığını söyler. Kendi düzenini kurmuş eşkıya eskisi iki ağanın genç yaşta bir kızı kaçırmak için tezgahladığı oyunlar ve uzun…

Yazar: clive cussler, jack du brul
Dışarıdan bakıldığında son derece sıradan gözükse de aslında teknolojisi ve savaş gücü kamufle edilmiş bir casusluk gemisi olan Oregon, eski asker ve gizli ajanlardan oluşan personeliyle, sunduğu pahalı hizmeti karşılayabilecek olan tüm devlet kurumları için çalışmaya hazırdı ve şimdi de en çetin görevi için demir alıyordu. Mürettebat Basra Körfezi'nde İran'a karşı gerçekleştirilen g…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: john verdon
Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… Küçük zarfı aç.” SENİ O KADAR İYİ TANIYORUM Kİ NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM "Aldıklarını geri vereceksin Vermiş oldukl…

Yazar: james joyce
Ulysses, Joyce'un kendi anlatımıyla Nora Barnacle'ı sevdiğini anladığı gün olan 16 Haziran 1904 günü Dublin'de geçer. (Romanın asıl kahramanı bir bakıma Dublin kentidir. Her yıl 16 Haziran günü Dublin'de düzenlenen Bloomsday yani Bloom gününde, kitaptaki bölümlerde geçen yerlerin dolaşıldığı turlar düzenlenmektedir.) Konu, özünde son derece yalındır: Öğrenci Stephen Dedalus i…

Yazar: jurek becker
Ünlü yazar Jurek Beckerın Kalpsiz Amandadan sonra yeni bir kitabını yayımlıyoruz: Yalancı Jakob.Becker bu kitapta Nazi Almanyasında yaşanan dehşetin ve acının hikâyesini farklı bir boyutta anlatır. Anlatılan bir katliam ya da direniş hikâyesi değil; melankolik, sessiz ve edebi bir kurguyla geleceği olmayan bir gettoya sıkışan insanların çaresizlikleri, tükenmişlikleridir... Nazilerin kuşatması al…

Yazar: pierre sorlin
Düşünde savaş görmek, ortaçağda yaşamış bir krala ve çağdaşımız olan bir devlet memuruna aynı şey mi ifade eder? Düşlerimizde gizli, tanrısal bir mesaj var mıdır? Farklı çağlarda, düşte nasıl uçulur ve bu uçuşlar nasıl yorumlanır? İzafiyet kuramı düşlerin yorumlanmasını, düşlerin doğası sürrealizmi nasıl etkilemiştir?Hepimiz düş görmenin ne olduğunu biliriz, ama bir düşü, bırakın anlamlandırmayı,…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…



