
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: cahit sıtkı tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da doğdu. İlkokulu orada, ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph'te, liseyi Galatasaray'da okudu. Şiire lisede başladı. 1931'de Mülkiye Mektebine yazıldı, bitirmeden ayrıldı. 1939'da Paris'e gitti, Science Politique'e girdi. İkinci Dünya savaşının çıkması üzerine yurda döndü. Askerliğini Edremit'te yaptı (…
9/10Cahit Sıtkı' nın şiirlerinde melankoli ve ölüm düşüncesinin çok ağır bastığını düşünüyorum. İster istemez bu durum okuru da sarıp etkileyen bir etki yaratıyor, buna rağmen hayatı vurgulayan ve öven şiirlerde yok değil.

Yazar: cahit sıtkı tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da doğdu. İlkokulu orada, ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph'te, liseyi Galatasaray'da okudu. Şiire lisede başladı. 1931'de Mülkiye Mektebine yazıldı, bitirmeden ayrıldı. 1939'da Paris'e gitti, Science Politique'e girdi. İkinci Dünya savaşının çıkması üzerine yurda döndü. Askerliğini Edremit'te yaptı (…

Yazar: cahit sıtkı tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da doğdu. İlkokulu orada, ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph'te, liseyi Galatasaray'da okudu. Şiire lisede başladı. 1931'de Mülkiye Mektebine yazıldı, bitirmeden ayrıldı. 1939'da Paris'e gitti, Science Politique'e girdi. İkinci Dünya savaşının çıkması üzerine yurda döndü. Askerliğini Edremit'te yaptı (…

Yazar: giovanni boccaccio
Giovanni Boccaccio (1313-1375) İtalyan dilinde düzyazının temelini atan yazardır. Yazı dili olarak Latincenin kullanıldığı on dördüncü yüzyıl İtalyasında, Boccaccio başyapıtı Decameron'u halk ağzıyla (İtalyanca) yazmış, bu kitabında hem bir çağın günlük yaşama biçiminden gerçekçi gözlemler aktarmış hem de İtalya dilinin daha sonraki gelişme aşamalarına kaynak oluşturulacak bir dizi düz yazı…

Yazar: saltıkov şçedrin
...Kısacası ne yandan bakılsa durum değişmiyordu: hayatla bütün hesaplar görülmüştü. Yaşamak hem acı vericiydi, hemde gereksiz; gerekli olan tek şey, ölümdü ama işte bu tek gerekli şey de bir türlü gelmek bilmiyordu. Ruh kendisini böylesine candan arzu ederken, ölümün cilveler yaparak şımarıkça gelişini geciktirmesinde alçakça bir ihanet vardı sanki...»

Yazar: saltıkov şçedrin
...Kısacası ne yandan bakılsa durum değişmiyordu: hayatla bütün hesaplar görülmüştü. Yaşamak hem acı vericiydi, hemde gereksiz; gerekli olan tek şey, ölümdü ama işte bu tek gerekli şey de bir türlü gelmek bilmiyordu. Ruh kendisini böylesine candan arzu ederken, ölümün cilveler yaparak şımarıkça gelişini geciktirmesinde alçakça bir ihanet vardı sanki...»

Yazar: giovanni boccaccio
Giovanni Boccaccio (1313-1375) İtalyan dilinde düzyazının temelini atan yazardır. Yazı dili olarak Latincenin kullanıldığı on dördüncü yüzyıl İtalyasında, Boccaccio başyapıtı Decameron'u halk ağzıyla (İtalyanca) yazmış, bu kitabında hem bir çağın günlük yaşama biçiminden gerçekçi gözlemler aktarmış hem de İtalya dilinin daha sonraki gelişme aşamalarına kaynak oluşturulacak bir dizi düz yazı…

Yazar: heinrich böll
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1972 Nobel Ödülü İkinci Dünya Savaşını bir piyade eri olarak yaşayıp savaştan ve militarizmden daha saçma bir şey olamaz kararına varan Heinrich Böllün bu kısa romanı, 1949da yayımlandı. Alman ordusunun bütün cephelerde çökmeye başladığı günlerde, Andreas adında gencecik bir Alman eri cepheye katılma emrini alır. Kesin bir ölüme gittiğini kafasında bir saplantı olarak taşıyan Andr…

Yazar: giovanni boccaccio
Giovanni Boccaccio (1313-1375) İtalyan dilinde düzyazının temelini atan yazardır. Yazı dili olarak Latincenin kullanıldığı on dördüncü yüzyıl İtalyasında, Boccaccio başyapıtı Decameron'u halk ağzıyla (İtalyanca) yazmış, bu kitabında hem bir çağın günlük yaşama biçiminden gerçekçi gözlemler aktarmış hem de İtalya dilinin daha sonraki gelişme aşamalarına kaynak oluşturulacak bir dizi düz yazı…

Yazar: heinrich böll
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1972 Nobel Ödülü İkinci Dünya Savaşını bir piyade eri olarak yaşayıp savaştan ve militarizmden daha saçma bir şey olamaz kararına varan Heinrich Böllün bu kısa romanı, 1949da yayımlandı. Alman ordusunun bütün cephelerde çökmeye başladığı günlerde, Andreas adında gencecik bir Alman eri cepheye katılma emrini alır. Kesin bir ölüme gittiğini kafasında bir saplantı olarak taşıyan Andr…

Yazar: kaan arslanoğlu
Kaan Arslanoğlu, yeni romanı Reenkarnasyon Kulübü'nde keskin ve ironik bakışlarını günümüz Türkiye'sine çeviriyor. Gene zor olanı, şimdiki zamandan kaçmak yerine onun üstüne üstüne gitmeyi tercih ediyor. Ama insanın başını döndüren, aklını başından alan bu (politik) gerçekliği, günümüz Türkiye'sini, çok farklı bir uslupla, gerçeküstü bir biçimde ele alıyor bu defa. Yazar Kaan Ar…

Yazar: kaan arslanoğlu
Kaan Arslanoğlu, yeni romanı Reenkarnasyon Kulübü'nde keskin ve ironik bakışlarını günümüz Türkiye'sine çeviriyor. Gene zor olanı, şimdiki zamandan kaçmak yerine onun üstüne üstüne gitmeyi tercih ediyor. Ama insanın başını döndüren, aklını başından alan bu (politik) gerçekliği, günümüz Türkiye'sini, çok farklı bir uslupla, gerçeküstü bir biçimde ele alıyor bu defa. Yazar Kaan Ar…

Yazar: alex haley
Siyahların Amerika kıtasındaki tarihlerinde Kuzey-Güney Savaşından sonra en büyük olay kuşkusuz İslamiyet'tir. İnsan yerine konulmayan siyahlar günün birinde hızla ve kitleler halinde ana dinleri İslamiyet'i seçtiler. Siyahlar için İslamiyet yalnızca soyut bir din değil, kendilerine bilinçli bir biçimde unutturulan tarihlerine, dillerine, kültürlerine, kısaca köklerine yeniden dönüştü.…

Yazar: giovanni boccaccio
Giovanni Boccaccio (1313-1375) İtalyan dilinde düzyazının temelini atan yazardır. Yazı dili olarak Latincenin kullanıldığı on dördüncü yüzyıl İtalyasında, Boccaccio başyapıtı Decameron'u halk ağzıyla (İtalyanca) yazmış, bu kitabında hem bir çağın günlük yaşama biçiminden gerçekçi gözlemler aktarmış hem de İtalya dilinin daha sonraki gelişme aşamalarına kaynak oluşturulacak bir dizi düz yazı…

Yazar: molière
Cimri, temanın, karakterlerle ve yan öğelerle ustalıkla desteklendiği, oyuncuların sahnede yer değiştirmelerinden vücutlarının hareketine kadar her şeyin incelikle düşünüldüğü bir başyapıttır. Molière, Cimri'de trajik bir durumu komediyle anlatır. Aslında korkunç bir kişiliği olan Harpagon, gülünç bir adamdır, çünkü kendini çok ciddiye alır. Cimri'nin para tutkusu, oyunun bazı sahneleri…
8/10


