
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: lâle müldür
Lale Müldür, işaretlerin anlamını yitirdiği, göstergelerin içinin boşaldığı, neredeyse artık konuşmanın bile anlamsızlaştığı, karşılıklı iletişimin, -aşırı iletişimden olsa gerek- devrelernin koptuğu bir dünyada konuşmaktadır. Sadece Müldür mü? Hayır. Ancak Müldürün farkı, onun böyle bir dünyada konuştuğunun farkında olmasıdır. Onu birçok şairden ayırıp has bir şair olma mertebesine yükselten de…

Yazar: orhan veli kanık
“Bu kitap sizi alışılmış şeylerden şüpheye davet edecektir” kapak şeridiyle çıkan Garip, şiirimizde bir büyük çığır açmıştı. Garipçiler’i yüzüncü yaşlarında sırayla selamladığımız bugünlerde, Orhan Veli’nin öncülüğünde çıkan Garip, bu özel ve tek baskıda yeniden okuruyla buluşuyor. Garip, bugün artık hiçbirimize garip gelmiyor.

Yazar: orhan veli kanık
“Bu kitap sizi alışılmış şeylerden şüpheye davet edecektir” kapak şeridiyle çıkan Garip, şiirimizde bir büyük çığır açmıştı. Garipçiler’i yüzüncü yaşlarında sırayla selamladığımız bugünlerde, Orhan Veli’nin öncülüğünde çıkan Garip, bu özel ve tek baskıda yeniden okuruyla buluşuyor. Garip, bugün artık hiçbirimize garip gelmiyor.

Yazar: john steinbeck, yaşar nabi nayır
Ünlü başucu yapıt, yeni çeviriyle... George ve iriyarı saf arkadaşı Lennie, yersiz yurtsuz kişilerdir. Dünyada sahip oldukları tek şey, aralarındaki dostluk ve kendilerine ait bir araziye sahip olma hayalidir...İki arkadaş, hayallerindeki arazi için gereken parayı biriktirmeyi planlamaktadır. Ama bir çocuğun zekâsına, aynı zamanda da korkunç bir güce sahip olan Lennienin başı sürekli derde girmek…

Yazar: john steinbeck, yaşar nabi nayır
Ünlü başucu yapıt, yeni çeviriyle... George ve iriyarı saf arkadaşı Lennie, yersiz yurtsuz kişilerdir. Dünyada sahip oldukları tek şey, aralarındaki dostluk ve kendilerine ait bir araziye sahip olma hayalidir...İki arkadaş, hayallerindeki arazi için gereken parayı biriktirmeyi planlamaktadır. Ama bir çocuğun zekâsına, aynı zamanda da korkunç bir güce sahip olan Lennienin başı sürekli derde girmek…

Yazar: turgut uyar
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım
8/10
Yazar: john fante
Kadınlar! Hiçbir şey bilmiyordum kadınlar hakkında. mümkün değildi onları anlamak. Bavulumu açıp eşyalarımı içine fırlatmaya başladım. Oda benimle konuşuyor, kalmam için yalvarıyordu, -duvardaki Maxfield Parrish tablosu, masanın üstündeki daktilo, yatağım, harikulade yatağım, tepeye bakan pencere, düşlerimin, düşüncelerimin, sözcüklerimin kaynağı; kendimin yankısı yalvarıyordu bana kalmam için. G…
10/10Okuduğum 5. ve belki de sonuncu Fante kitabıydı... Çünkü diğer kitaplarını bulamıyorum... İnanılmaz bi hüzün bu. Gerçekten. John Fante... Dünyanın en büyük yazarı! ve müthiş bir kitap... Bunker Tepesi... Arturo Bandini!

Yazar: turgut uyar
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım

Yazar: turgut uyar
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım

Yazar: lâle müldür
Lale Müldür şiirinde yedinci konak: geyikler, kumrular, kuğular arasında... saatle satrancın çaprazında... Rilke ve Şeyh Galipin izinde... aşkı arayan, varoluşu sorgulayan bir yolculuğun konağı: kırmızı bir mermerde geyik silueti;/geyiğin boynunu tuttuğum zaman/ elimde kalan pas lekesi ya da/böyle bir şeyi anlamağa / çalışmak. beni sevdiğin zaman/ yeşil kadife tüylü bir geyik/ormanda su içiyor. y…
9/10"...kırmızı bir yunusun havada sıçraması olurdu senin gülüşün ama gülmüyorsun..." Asla unutmayacağım bu bulunması en zor olan kitabı... Ve bulduğum için hep şanslı kalacağım. Yani diyorum ki; kalacak içimde hep bu şiirler. Dilimin ucunda, avcumun içinde, ağzımın kenarında, omuzlarımda... Bir yer

Yazar: lâle müldür
Lale Müldür şiirinde yedinci konak: geyikler, kumrular, kuğular arasında... saatle satrancın çaprazında... Rilke ve Şeyh Galipin izinde... aşkı arayan, varoluşu sorgulayan bir yolculuğun konağı: kırmızı bir mermerde geyik silueti;/geyiğin boynunu tuttuğum zaman/ elimde kalan pas lekesi ya da/böyle bir şeyi anlamağa / çalışmak. beni sevdiğin zaman/ yeşil kadife tüylü bir geyik/ormanda su içiyor. y…

Yazar: lâle müldür
Lale Müldür şiirinde yedinci konak: geyikler, kumrular, kuğular arasında... saatle satrancın çaprazında... Rilke ve Şeyh Galipin izinde... aşkı arayan, varoluşu sorgulayan bir yolculuğun konağı: kırmızı bir mermerde geyik silueti;/geyiğin boynunu tuttuğum zaman/ elimde kalan pas lekesi ya da/böyle bir şeyi anlamağa / çalışmak. beni sevdiğin zaman/ yeşil kadife tüylü bir geyik/ormanda su içiyor. y…

Yazar: lâle müldür
Lale Müldür şiirinde yedinci konak: geyikler, kumrular, kuğular arasında... saatle satrancın çaprazında... Rilke ve Şeyh Galipin izinde... aşkı arayan, varoluşu sorgulayan bir yolculuğun konağı: kırmızı bir mermerde geyik silueti;/geyiğin boynunu tuttuğum zaman/ elimde kalan pas lekesi ya da/böyle bir şeyi anlamağa / çalışmak. beni sevdiğin zaman/ yeşil kadife tüylü bir geyik/ormanda su içiyor. y…

Yazar: john fante
Kadınlar! Hiçbir şey bilmiyordum kadınlar hakkında. mümkün değildi onları anlamak. Bavulumu açıp eşyalarımı içine fırlatmaya başladım. Oda benimle konuşuyor, kalmam için yalvarıyordu, -duvardaki Maxfield Parrish tablosu, masanın üstündeki daktilo, yatağım, harikulade yatağım, tepeye bakan pencere, düşlerimin, düşüncelerimin, sözcüklerimin kaynağı; kendimin yankısı yalvarıyordu bana kalmam için. G…

Yazar: john fante
Kadınlar! Hiçbir şey bilmiyordum kadınlar hakkında. mümkün değildi onları anlamak. Bavulumu açıp eşyalarımı içine fırlatmaya başladım. Oda benimle konuşuyor, kalmam için yalvarıyordu, -duvardaki Maxfield Parrish tablosu, masanın üstündeki daktilo, yatağım, harikulade yatağım, tepeye bakan pencere, düşlerimin, düşüncelerimin, sözcüklerimin kaynağı; kendimin yankısı yalvarıyordu bana kalmam için. G…

Yazar: john fante
Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlar…
9/10"Güzel bir yemek yiyelim. Bütün aile. Hem patates de var."

Yazar: john fante
Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlar…

Yazar: john fante
Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlar…

Yazar: john fante
Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlar…

Yazar: john fante
Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlar…
