Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mahir ünsal eriş
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir sa…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: selçuk aydemir
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin alt…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: yaşar iliksiz
Kaza süsü verilmiş bir cinayet… Öldürülen meçhul kişiye ait; tarihin derinliklerinden günümüze taşınmış, hangi inanca ait olduğu tahmin edilemeyen gizemli bir muska… Cinayete şahitlik eden ve muskayı bulduktan sonra hayatı alt üst olan ünlü bir basketbolcu… Ölümün dahi öldüremediği ölümsüz bir aşk… Birbirini çılgınca seven iki sevgiliyi bekleyen çetin sınavlar… Çözülmeyi bekleyen garip bir bil…

Yazar: şebnem burcuoğlu
"Dişi olan karadul örümceği, erkeğiyle çiftleştikten sonra onu bir güzel yermiş. Yediği erkek sayısı günde yirmiyi bulabilirmiş. Denilen odur ki erkek, sadece yavruları olsun diye kendini kurban edermiş. Bir günde yirmi erkek!Ben bir tanesini bulmaya çalışırken maymun oldum, Allah'ın örümceği günde yirmi erkeği bulduğu gibi bir de mideye indiriyor!" Çok sevgili Türk kızı, Bir ön…

Yazar: şebnem burcuoğlu
"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem. Sözün özü, kocan varsa varsın, yo…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: selim ileri
2005 Türkiye Yazarlar Birligi Hatıra ÖdülüSelim İleri, İstanbulu belleklerimizde her dem canlı tutan herkesin ve her şeyin kitabını yazdı. Artık mazide kalan, geri dönüşü imkânsız güzellikleri önümüze koyuyor. Ve böylelikle bellekleri tazelerken yeniden öğretiyor. İlerinin inceliklerle harmanlayıp bütünlediği İstanbulun Sandık Odası, İstanbulu anılarla capcanlı kılarken yaşamın telaşından görmeyi…

Yazar: selim ileri
"Evlerin, kapılarda hep mücevher çağrışımlı tepe camları vardı, yine morlar, yahut kırmızıları, zebercet yeşilleri, bazan gece mavileri, topaz sarıları. Çok ender yine rastlıyorum, renklerindeki genç kalış gönlümü yoruyor." Selim ileri, İstanbul Kitaplığı'nın ikinci cildi İstanbul Seni Unutmadım'da. romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul'…

Yazar: selim ileri
Bence Selim İleri kırk yıldan beri emek verdiği edebiyat alanında mutfağından, izbesine kadar evleri, sokakları, insanlarıyla, dünü bugünüyle İstanbulu kucaklamış, her eseriyle biraz daha usatlaşmış, değerli bir İstanbul yazarıdır.İnci Enginün

Yazar: selim ileri
Küçükhanımefendi üzerine, 2009da altmış yaşımdayken, yeniden yazarken; romandaki dingin, huzur dolu İstanbula şaşıyorum. Tenha banliyö trenleri Yeşilköye doğru; ancak dolunca kalkan arabalı vapurlar; bağlık bahçelik Yakacık; dünya yolculuğuna çıkılmış gibi gibi gidilen Bakırköy; henüz üsünü kaybetmemiş Kadıköyü. Peki ama biz şehir kültürü konusunda ileledik mi diye okudum, durakaldım. Beyoğluna…

Yazar: ahmet ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi. "Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstan…

Yazar: selim ileri
Her kentin bir öyküsü vardır. Ve her kent kendi öyküsüyle büyür, güzelleşir, aranır ve anımsanır. Her birimizin de bir öyküsü vardır kent içinde. Çocukluğumuz, ilk sevda günlerimiz, hüzünlerimiz, kavuşmalarımız ve arayışlarımızla. İstanbul için de öyle. Ama, bir başka İstanbul, bir şiir İstanbul ise, geçmişin fotoğraflarından ve Selim İlerinin kaleminden İstanbul Hatıralar Kolonyası. Bana öyle ge…

Yazar: edmondo de amicis, cesare biseo
Ünlü İtalyan yazar Edmondo de Amicis’in 1870’lerde büyük bir heyecanla geldiği ve aynı duygularla kitabını yazdığı İstanbul, bu şehir üzerine yazılmış en güzel ve etkileyici kitaplardan biridir. Amicis’in müthiş gözlem gücüyle ruhunu okumaya çalıştığı İstanbul, yayımlandığı günden beri pek çok yazar ve ressam için de esin kaynağı olmuş. Tuhaflığı, güzelliğinden fazla bu şehrin insanlarına ve alış…

Yazar: selim ileri
İşte, selvilerin gerisinden ateşler, kıvılcımlar yükseliyor.Dağıla dağıla, uçuşa uçuşa, Ayasofya'ya kadar uzanıyor ve Ayasofya'nın beyaz minareleri pespembe kesiyor. Şimdi sis perdesi kalkmaktadır. Kubbeler mavimsi, gümüşleniyor, birçok minare, aydınlık çoğaldıkça, kıpkırmızı. Tepeler pembe pırıltılı, sahiller mavimsi ve morumsu.İstanbul adeta taptaze. Selim ileri, İstanbul Kitaplığı…

Yazar: sunay akın
Saraylardan haber uçar bizi de yaz diye, duymazlıktan gelir.İnadına gecekonduları, Kız Kulesini, işçi kahvelerini yazar.Yağmur pencerede sırasını beklerken; o şemsiyeleri yazar.Pembe dizilerde balonlar uçarken; işçi sigaralarının ucunu yazar.İncili boncuklu kadınlar aynalarda gezerken; o, lambalı kadını yazar.Birileri Hırsızistana damat olurken; hiç üşenmez, Berberistanın kanaryalarını yazar.Yarı…

Yazar: haldun hürel
Haldun Hürel, semt semt İstanbul tarihinin izini sürüyor. Her sokağını defalarca arşınladığı şehrin ölümsüz eserlerini, öyküleriyle anlatıyor. Tarihi alanlarda karşısına çıkan otoparklara, beton binalara değil, bu türedi yapıların öncesine götürüyor okuyucusunu... Biz ne kadar gözlerimizi kapatsak, başımızı öte yana çevirsek de, bu şehrin her köşesinde yağmalanmış Roma ve Osmanlı mirası var. Aslı…




