
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: victor hugo
Victor Hugoya göre 1793 yılını özel yapan şey, bu yılın Parisin Fransa ile ve Fransanın da Paris ile mücadele ettiği yıl olmasıdır; ona göre bundan daha trajik bir şey olamaz. Romantik gerçekçiliğin en ünlü şairi ve yazarı Hugo, çeşitli politik ve ekonomik çıkarların kaos alanına dönüşen Fransanın bu İç Savaş dönemini, bir tarihçinin dikkati, bir romancının duyarlılığıyla anlatır bize. XVI. Louis…

Yazar: maksim gorki
İşçi mahallesinde sıradan bir gün daha başlıyordu. Fabrikanın düdüğü her sabah olduğu gibi yine mahallenin dumanlı havasını keskin bir çığlıkla yaladı. Kasları ritmini bulamamış, gözlerinden uyku akan yüzler, küçük karanlık evlerden sokağa yayılmaya başladılar...İşçi ve köylülerin Çarlık rejimine karşı yürüttükleri mücadelenin öyküsü.Maksim Gorkinin en önemli eseri olanAnada Çarlık Rusyasında uya…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: ted allbeury
Soğuk Savaşın gerilim dolu günlerinde iyi bir insan olmaya çalışan ve bunun sonucunda tarihin akışını değiştiren bir casusun şaşırtıcı öyküsü. Lord Carling saygın ve sevilen bir insandır. Düzenlenen tüm komitelere ve televizyon programlarına katılır. Geçmişte işçilerin çıkarlarını düşünen ve Rusların Nazilere direnmesini hayranlıkla izleyen gizemli eski casus George Carling, dikkatleri yeniden üz…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Turgenyev bu uzun öyküde, görünüşte bir aşk üçgeni çıkartıyor karşımıza. Ama aslında bir aşk-çokgeni bu; çökmeye yüz tutmuş taşradaki aristokrat bir ailenin genç kızı çevresinde defile yapan lüzumsuz entelektüeller, ömrünü doldurmuş, varlık nedenini yitirmiş, cesaretsiz, irade yoksunu bir sosyal katmanın temsilini sunuyorlar. Kendinden epey büyük, çok canlı, hareketli ve çekici bu kıza âşık olan…

Yazar: franz kafka
İnsanoğlunun gelişiminin kesin sonuca ulaşacağı an, sürekli yinelenip durur. Devrimci düşünsel hareketlerin geçmiş bütün her şeyin geçersiz olduğunu ilan etmeleri bunun için doğrudur, henüz hiçbir şey olup bitmemiştir çünkü...

Yazar: şeyh sadi şirazi, şirazlı sadi, sâdi şirâzî, can alpgüvenç, sadi-i şirazi
Eski zamanlarda şairler için sevgili, al al yanaklarıyla, goncamsı ağzıyla ve bahar geldiğinde tomurcuklanan çiçekleriyle bir Gülistân yani bir çiçek bahçesi anlamına gelirdi. Gülleriyle meşhur Şirazda doğan ve dünya edebiyatının en zarif ve en güçlü ozanlarından olan Sadî, Osmanlı şairleri için de çağlar boyu esin kaynağı olmuştur. Kısa hikâyeciklerden oluşan bu eseri okurken kendinizi usta bir…

Yazar: ömer sevinçgül
İnsanın var olduğu ilk günden beri, aklını ve kalbini meşgul eden soru ve kuşkular olagelmiştir. Ve son insanın da bu dünyadan ayrılacağı ana kadar bu soru ve kuşkular insanlığı meşgul etmeye devam edecektir.Çünkü ilk insanın psikolojisi ne ise, son insanın da psikolojisi o olacaktır, temel esaslar açısından. Ve insanın psikolojik aleminde en önemli yerlerden birini din duygusu işgal etmektedir.…

Yazar: alphonse de lamartine
Gerçek aşk, hayatın olgun meyvası gibidir. On sekiz yaşında onu tanımaktan mahrumuz; sadece hayâl edebiliyoruz. Doğal bitki örgüsünde bitkiler meyva verince yapraklarını dökerler. İnsan doğasında da bu belki böyledir. Başımda ağaran saçları saymaya başladığımdan itibaren bunu sık sık düşünüyorum. Bu aşk çiçeğinin kıymetini bilemediğim için hayıflanıyorum. Sadece kibirden ibaretmişim. Kibir, kötü…

Yazar: jale parla
Tanzimat romanının epistemolojik temelleri üzerine bu inceleme, Türk romanının doğum evresinde, Tanzimat aydını veya genel olarak tahsilli bireyinin ruh dünyasını, baba-oğul ilişkisi izleğinde tasvir ediyor. Tanzimat romanının oğulları, geleneksel İslam kültürünü simgeleyen bir babanın yokluğunda, bu değer sisteminin vesayetini üstlenirler. Mutlakçı dünya görüşünü, otoriter ve muhafazakar bir top…

Yazar: halid ziya uşaklıgil
Yazarın ilk romanı Sefile 1886-1887de gazetede tefrika edilmesini rağmen devrin sansürünün izin vermemesi yüzünden kitaplaşamamıştır.Bu romanda aşkı yüzünden iffetini kaybedip fuhuşa sürüklenen ve trajik bir şekilde ölen bir Müslüman Türk kızı anlatır.Fuhuş alemlerinde yaşayan genç Türk kadınlarını anlatması eserin yasaklanmasının başlıca sebeplerinden birisi olmuştur;diğer bir sebep de Sefile�…

Yazar: münevver ayaşlı
Bir subayın âilevî mâcerası dolayısıyla büyük ve azametli devletimiz Osmanlının yıkılış sebeblerini kavramaya yarayan bu değerli roman, Muhterem Münevver Ayaşlı Hanımefendinin müdekkik nazarlarına çarpan dikkat çekici müşâhede ve tespitlerine makestir. Günümüzle tam mukayese imkanına ulaşmak için bu roman serisindeki Pertev Beyin İki Kızı ve mevzuyu temâdi ettiren Pertev Beyin Torunları da okunma…



Yazar: beşir ayvazoğlu
Hüsn ü Aşk, kuğunun, yani medeniyetimizin son güzel şarkısıydı. Gâlib bu şarkıyı Sultan III. Selim, Hattat Mustafa Rakım ve Dede Efendiyie birlikte söyledi ve sustu. Söz artık Nasıl bu taze maârifle eskiler âlayim diyenlerdeydi. Ancak, beş yüz yıllık birikimiyle karşılarında bir heyula gibi duran ve inanılmaz zenginliklere sahip . olan divan şiiri, Galibin getirip bıraktığı parıltılı noktada hâlâ…

Yazar: beşir ayvazoğlu
Türk-İslam sanatlarının ardındaki dünya görüşünü anlama çabasından doğan Aşk Estetiği, kendi estetik dünyamıza kendi gözümüzle bakma denemesidir.

Yazar: daniel pennac
Daniel Pennac, Metis Edebiyatta da çok eğlenceli romanlarına yer verdiğimiz, okumayı bir keyif, bir zevk olarak gören bir romancı... Hem iyi bir edebiyatçı hem de kendini geniş kitlelere okutabiliyor. Kitapları Fransada her kesimden ilgi görüyor, satış rekorları kırıyor. Roman Gibi böyle bir yazarın okuma ile ilgili görüşlerini bir araya getiriyor. Okurken sizi de gülümsetecek. Çünkü ya size karş…

Yazar: john steinbeck
Genç yaşlı, kadın erkek, binlerce emekçinin verimli topraklara yolculuğunu ve bir ulusun yaşadığı dönüşümü işleyen Gazap Üzümleri, 1930´larda ABD´de yaşanan Büyük Göç´ün destanı... ************ Pulitzer armağanını da kazanan bu dev romanda, topraklarından koparılan ve iş bulma umuduyla yollara dökülen tarım emekçilerinin, kendilerine bir lokma ekmeği bile çok gören bir sistemin kanlı…

Yazar: iskender pala
Hatırımıza düştün, hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız, yakınına vardır bizi; yandık pınarına, kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil, nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Geç kalmış aylara ve yıllara inat, kadeh…

Yazar: iskender pala
Okuyucu;Hiç ikiyüzlü olmadın bana karşı, değil mi? En azından öyle olduysan bile, bana hissettiremediğin için minnettarım sana. Fuzûlîyi Bâkîyi, Galibi, Nedimi yeniden gündemine aldığın, onlarla arandaki uzak mesafeleri kalemimin ucundan damlayan mürekkeplerle boyadığın ve kendi medeniyet birikimimizi yeniden keşfe çıktığın için pişman olduğunu hiç sanmıyorum. Üstelik ey okuyucu, düşün hele, aca…

Yazar: ilber ortaylı
Topkapı Sarayı, devasa bir imparatorluğun, üç kıtayı üç buçuk asır yönettiği merkez... Osmanlının en parlak, en sönük; en muhteşem, en acı; en neşeli, en hazin günlerinin şahidi... Burada her köşenin bir hikayesi vardır, her hatıranın bir izi...Sarayda, Osmanlı padişahına selam vermek istemeyen Rus elçinin başına gelenlerden Enderundaki talebelerin sabah uyanışına; padişahın bir gününü nasıl geçi…

Yazar: mustafa armağan
Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı kurtlarla çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adamın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Murad'a.…

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…

Yazar: safvet senih
Dil bir bakıma yapraklarını yenileyen ağaçlar gibidir. Bir kısım kelimeler dile girer. Bu, tabii bir hadisedir. Dildeki bu canlılığı görmemek, onun tabii bir varlık olduğunu inkar etmek olur. Yalnız bu gelişme ve değişmenin gelişigüzel olmadığına dikkat etmek gerekir. Bu ağaç nasıl zamana bağlı ve tabii olarak yaprak değiştirir ve bu gelişme köke, öze bağlı olarak meydana gelirse, dildeki kelime…

