Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: şule öncü
Erkeklik salt bir “cins” olma hali değil, bir ömrü yaşama biçimidir aynı zamanda. Erk, iktidardan, güçten gelir ama aslında “zaaf”tan, zayıflıktan beslenir. Erkin zaafı kurucu değil yıkıcı, uyarıcı değil uyuşturucudur. O, köklerinden yayılan istemsiz bir uykudan beslenir; o uykuyla büyür, gelişir. Erkle budaklanan “erkeklik” halleri, uyanmak istemez, karabasan gibi üstüne çöken o adamlığı içselle…

Yazar: ahmet erhan
Köpek Yılları: İyi düşünülürse bu acımasız bir deyimdir. Her şeyden elini eteğini çekme, yalancı duyarlık, ölgünlük; genellikle yaşlılarda görülen hayvan karşısında bir tür aptalca hayranlık anlamına gelebilir. Ayrıca kimse sevgisiz, okşamadan ve okşanmadan yaşayamaz. Güneşe ve suya gereksinmem olduğu gibi, sevgi gösterilerine de gereksinmem vardı. Soğuktan, arabalardan korkmaya, yağmuru lanetlem…

Yazar: oğuz atay
Ülkemizde pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz Atayın, kendine özgü üslubu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Mustafa İnanı anlatışı. Bir halk çocuğunun uluslararası ün sahibi bilim adamı oluşunun zorlu serüveni sergilenirken toplumsal eleştiri kalıplarının da zorlanışı. İnanın yaşamından kesitler veren fotoğraf albümüyle birlikte.

Yazar: tomris uyar
İlk kez 1973 yılında yayımlanan Diz Boyu Papatyalar edebiyatımızın kalıcı yapıtları arasında sayılabilir. Tomris Uyarın yalın ve süssüz anlatım biçiminin kendini hissettirdiği bu etkileyici kitapta; hangi sınıftan gelirlerse gelsinler yaşadıkları baskılara boyun eğmeyen bireylerle onların uyumlu sınıfdaşlıklarının kişilik ve değer çatışmalarını bulabilirsiniz. TADIMLIKHakların En GüzeliHüseyi…

Yazar: vladimir nabokov
O kadınla, o Matildayla Berlindeki émigré varoluşumun ilk yıllarında tanıştım, iki zaman diliminin yirmili yıllarının başlarında: bu yüzyılın ve kendi berbat hayatımın...Göz, s.11Gözde, romancılık kariyerinde ilk kez olmak üzere Nabokov birinci tekil şahısta bir roman yazar. (...) Nabokovun Gözde yaptığı büyük teknik yenilik, görüş açısını cüretkârca kullanışı, daha sonraki sanatının habercisi…

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…

Yazar: haydar ergülen
Kış büyük geliyor nara gidelimsoğudu günlerin yüzü nara gidelimnarın bir diyeceği olur da bize açılır yazdan binbir sıcak söz dilimiz kurudu burdan nara gidelimnarın bir evi var pek kalabalıkkeşke biz de otursaydık oradaev büyük geliyor şimdi her odabir ayrılık, çocuklar kapalı kutu,bahçeler dağınık: Bir salkım üzümüpaylaşırken nasıl da bağ bahçe arkadaştık,meğer yapraklarından saymaya başlamışba…

Yazar: heiner müller
Heiner Müller için tarih sadece bir barbarlığın tarihiydi. Tiyatrosu, mitsel, yazınsal ve tarihseldi, bütün kurbanların yeniden belirdiği bir kıyamet tablosuydu. Bütünlüğü kaybolmuş bir dünyada, yerinden edilmiş anlam parçalarını, kırılıp dağılmış bağlamları bir kolaj ustası olarak birbirine ekledi. Klasik yazarın kendinden emin bir konumda söylediği sözü reddetti, alıntılarla sözü anonimleştirdi…

Yazar: sinan sertöz
Matematik, akademisyenlerin loş koridorlarda birbirlerinin kulağına fısıldadığı anlaşılmaz kavramlardan oluşan bilgiler yumağı değildir. Matematik, hayatı dolu dolu yaşamış insanların sevinçleri, üzüntüleri, başarı ve yenilgileriyle oluşturdukları bir insanlık macerasıdır. Bu kitapta, bir kısmı topraklarımızda geçen bu büyük insanlık macerasının öyküsünü bulacaksınız. Halen Bilkent Üniversitesi,…

Yazar: oğuz atay
Geçtiğimiz yıl 20. ölüm yıldönümünü idrak ettiğimiz Oğuz Atayın bitiremeden aramızdan ayrıldığı son eseri nihayet tamamlandı. Uzun edebî polisiye uğraşlara rağmen ilk bölümü bulunamayan Eylembilimi yıllar önce, Oğuz Atay okurlarının istekleri karşısında Günlüke ekleyerek yayımlamak zorunda kalmıştık. İyi de yapmışız... Belki de bu sayede, edebiyatımızın yeri doldurulamaz usta kaleminin bu son baş…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atayın edebiyatla ilgili herkes için sürekli merak konusu olmuş günlüğünün bütünü. Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız sözleriyle başlayan Günlük boyunca okur, yazarın son yıllarındaki yalnızlığını paylaşmakla kalmıyor, Oyunlarla Yaşayanların oluşum sürecini adım adım izliyor, bir edeb…

Yazar: umay umay
Sahipsiz bulduğumuz her konuşmayı, her anıyı, her susuşu yalan yapıp içimize doldurduk. Aradığımız neydi bilmiyorum. Bu o kadar da önemli değildi. Sevimli, âşık, çekingen korkuluklar gibiydik. Gerçek denilen kötü kokulu kargaları kovuyorduk

Yazar: umay umay
Yıkılmayacak kadar yalnızım. Aşkın karşısında ölüp ölüp dirilen acılar için söz veriyorum, sana henüz ölmedim, yaşıyorum numarası yapabilen herkes için söz veriyorum baba.....; boşuna tinerlemedim sokakları, boşuna durup durup kusmadım, boşu boşuna küfretmedim orospu olan hayata..., boşuna ezberlemedim bu kurum tutmuş tarihi... sen hiiiiiiiç duymuyosun diye baba, okaliptüslerin altında ne çok çiğ…

Yazar: murathan mungan
"Bu seçkinin teması kısaca ve kabaca, 'kadınlar arasında aşk' diye tanımlanabilir. Öte yandan her aşk hikâyesinin aslında kendinden başka şeylerin de hikâyesi olduğunun unutulmaması gerekir. Kadınlar arasında yaşanan adı konmuş konmamış, bir ad konulmasına gerek duyulan ya da duyulmayan gönül bağlarının, duygusal, tensel çekimlerin; kendini gerçekleştiremeyen arzuların ya da sonuçl…

Yazar: ahmet büke
"Yüz gün oldu babam öleli. Ölümün bana bu kadar yaklaşabileceğine inanmazdım. O hep küçük bahçemde dolaşır, duvarları yoklar, oradan çatıya akıp tahta nalınlarıyla üzerimizde gezerdi. Ama kapıyı zorlayıp içeriye kadar girebileceğini ve bunca yılın Nalbant Asım'ını soluksuz bırakacağını düşünmemiştim. Gece herkes uyurken koyduğum gözlerin tam yüz gündür aynı kavanozun içinde Nalbant Asım…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

Yazar: tomris uyar
Masallar donmuş, geçmişte kalmış kalıplar mıdır, yoksa insanoğlunun temel kaygılarını mı dile getirirler? Tomris Uyar, Gece Gezen Kızlarda eski masalların kahramanlarını, günümüz bireyleri olarak, kan, buğu ve kürk tutan ormanlarından çıkarıp kentlere buyur ediyor. Mutluluk arama serüveninin, mutluluğu bulmaktan çok daha önemli olduğunun altını çiziyor. Bir anlamda, özgürlüğe kavuşma savaşının bi…

Yazar: murat menteş
Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varımın yazarı Murat Menteşin uzun zamandır merakla beklenen şiirleri okurla buluşuyor. Güzel. Çok güzel şiirler. (Ah Muhsin Ünlü)








