
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…
10/10!!!

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: amin maalouf
Geçmiş... bıraktığın yerde mi hâlâ? Amin Maalouf'tan unutulmayacak bir "eve dönüş" romanı. Amin Maalouf'un merakla beklenen yeni romanı Doğu'dan Uzakta, kaderin ve tarihin acımasızlığında terk ettikleri yurtlarına dönen bir grup arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Doğu'dan Uzakta, bir yüzleşmenin romanı: Gençliklerinin en güzel dönemlerini bir arada geçiren, ülk…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: davut aydüz
İnsanımız yaratılış gereği ve Rabbine verdiği sözü yerine getirmek üzere günde beş defa camilere gelmektedir. Üzerine farz olan namazını kılmakta, öte yandan da camide aynı Rabbe kulluk yapanlarla bir cemaat teşkil etmektedir. Kılınan namazlardan sonra yanık sesli hocalarımız, Kur'ân'dan kısa bir 'aşir' okumakta, cemaat, okunan bu Allah kelamının ilahi nağmesinin hazzıyla,…
Yazar: m. fethullah gülen
''Sohbet-i canan'' ı acaba 'canlarla sohbet' diye mi 'canan sohbeti' diye mi okumak lazım? İkisinde de sohbet halkasının 'can' ve 'canan' sıcaklığında oluştuğu açık. Ya cansınız ya da canan... Etrafında sohbet halkasının oluştuğu insan, öyle bir iklimden konuşuyor. Fethullah Gülen Hocaefendi'nn üzerine gurbet hüznü çökmüş gönül d…

Yazar: davut aydüz
İnsanımız yaratılış gereği ve Rabbine verdiği sözü yerine getirmek üzere günde beş defa camilere gelmektedir. Üzerine farz olan namazını kılmakta, öte yandan da camide aynı Rabbe kulluk yapanlarla bir cemaat teşkil etmektedir. Kılınan namazlardan sonra yanık sesli hocalarımız, Kur'ân'dan kısa bir 'aşir' okumakta, cemaat, okunan bu Allah kelamının ilahi nağmesinin hazzıyla,…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: emrah serbes
AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu,…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…
4/10
Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: a. ali ural
Sözlükte elli kelime var. Anlamı bir. Aslında bir sözlük değil bu; her kapısının aynı odaya açıldığı bir mana sarayı. Kelimeler köklerini hayatın derinlerine salarken, dalları omuzlarımıza dokunup gerçeğin labirentlerine çağırıyor bizi: ''Sığ suları terk etmenin zamanı gelmedi mi?'' Düşüncenin büyülü dilini yakalıyor Ural, ''Tek Kelimelik Sözlük''te.
10/10ali ural yine yaptı yapacağını zihnime...

Yazar: a. ali ural
Sözlükte elli kelime var. Anlamı bir. Aslında bir sözlük değil bu; her kapısının aynı odaya açıldığı bir mana sarayı. Kelimeler köklerini hayatın derinlerine salarken, dalları omuzlarımıza dokunup gerçeğin labirentlerine çağırıyor bizi: ''Sığ suları terk etmenin zamanı gelmedi mi?'' Düşüncenin büyülü dilini yakalıyor Ural, ''Tek Kelimelik Sözlük''te.

Yazar: a. ali ural
Sözlükte elli kelime var. Anlamı bir. Aslında bir sözlük değil bu; her kapısının aynı odaya açıldığı bir mana sarayı. Kelimeler köklerini hayatın derinlerine salarken, dalları omuzlarımıza dokunup gerçeğin labirentlerine çağırıyor bizi: ''Sığ suları terk etmenin zamanı gelmedi mi?'' Düşüncenin büyülü dilini yakalıyor Ural, ''Tek Kelimelik Sözlük''te.

Yazar: dücane cündioğlu
Oğlunun -kendisine birkaç saat evvel satın almış olduğu şapkasıyla birlikte- trenin penceresinden başını dışarı çıkarıp sarktığını gören baba, birkaç kez oğlunu ikaz etmiş içeri girmesi için. Fakat küçük afacan babasının uyarılarını duymazlıktan gelip rüzgârla arasındaki oyuna devam etmiş; baba ne kadar Oğlum yapma, içeri gir, şapkanı düşüreceksin, dediyse de küçük afacanı ikna etmesi mümkün olma…

Yazar: a. ali ural
Sözlükte elli kelime var. Anlamı bir. Aslında bir sözlük değil bu; her kapısının aynı odaya açıldığı bir mana sarayı. Kelimeler köklerini hayatın derinlerine salarken, dalları omuzlarımıza dokunup gerçeğin labirentlerine çağırıyor bizi: ''Sığ suları terk etmenin zamanı gelmedi mi?'' Düşüncenin büyülü dilini yakalıyor Ural, ''Tek Kelimelik Sözlük''te.

Yazar: a. ali ural
Sözlükte elli kelime var. Anlamı bir. Aslında bir sözlük değil bu; her kapısının aynı odaya açıldığı bir mana sarayı. Kelimeler köklerini hayatın derinlerine salarken, dalları omuzlarımıza dokunup gerçeğin labirentlerine çağırıyor bizi: ''Sığ suları terk etmenin zamanı gelmedi mi?'' Düşüncenin büyülü dilini yakalıyor Ural, ''Tek Kelimelik Sözlük''te.




