okursever-nejla
@okursever-nejla

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Yolum Aşka Düştü (Sancaktarlar Serisi #3)

Elbet bir gün olmasa , bir gün mutlaka ,yolunuz aşka düşer.. Yazarın bu okuduğum üçüncü kitabı da beni yanılmadı ve kitap okuma keyfini sonuna kadar tattırdı. Diğer kitaplarında da olduğu gibi ana konu aşk olmasına rağmen tali konuları da başlı başına heyecan, merak, gizem ve komedi konularıyla okuyucuyu sarıp sarmalıyor. Bu kitapta Ahmet ve Sena'yı okuduk. Sena'nın duyguları anlatılırken Ahmet' , Ahmet'in duyguları anlatılırken de Sena'ya aşık oluyorsunuz okurken. Kurguya bayıldım desem inanın . Her kitabı birbirinden güzel olmakla beraber her bir roman bir öncekinden çok daha güzel, çok daha OKUNASI.... ve aldığım tüyolara göre sevgili yazarımız Meral Kır dördüncü kitabını yazıyor.. Büyük merak ve heyecanla Sancaktarlar Ailesinin hikayelerini bekliyoruz..Muhteşem bir yürek, muhteşem bir kalem..

Baskı: Aşkı Seçtim (Sancaktarlar Serisi #2)

Öncelikle yazarı tebrik etmek istiyorum. Şöyle ki; hem polisiye , hem gerilim hem de dozunda ve içine çeken romantik konusuyla yani gönlüme taht kuran bir roman oldu desem abartmış olmam. Birinci kitap olan Aylardan Aşk da güzeldi fakat bu bir başkaydı gerçekten. Anlatımı , konu geçişleri ve tabi ki kurgusu çok beğendim doğrusu.. Kitabı başından sonuna kadar abartmıyorum son sayfasına kadar heyecan ve merak , hep pik durumunda okuyorsunuz romanı. Tabi ki bu benim şahsi fikrim ama üçüncü kitap da( Yolum Aşka Düştü ) okunmak için şuan yanı başımda masamda... :) Bu kitapta Asya ve Doruk' un hikayesini okuduk ve tek kelime ile muhteşemdi....Eline , kalemine ve yüreğine sağlık Meral Kır....

Baskı: Aylardan Aşk (Sancaktarlar Serisi #1)

Oldukça kalın bir kitap olmasına rağmen , akıcı dili ve sürükleyici konusuyla okuyucuyu yormayan güzel Türk Filmi tadında güzel bir roman...Kitabın ana karakteri Tanem'e şımarıklığından dolayı yer yer kızmadım değil ama mutlu sonla biten romanları ayrıca severim.. Sıra Sancaktarlar serisinin ikinci kitabı Aşkı Seçtim ' de.. Bakalım Doruk efendi ikizleri olduğunu bile bile koluna Sabrina'yı takıp ne demeye getirmiş ? :)

Yeşil Deniz Kabuğu
9/1017.11.2015

Baskı: Yeşil Deniz Kabuğu

Artık klişeleşmiş bir tabir olacak ama yine de söyleyeceğim; Sarah Jio yazar da o kitap hiç zevkle okunmaz mı? Yine her zamanki gibi harika Sarah Jio 'nun güzel bir romanını okudum. İçinde yine günümüzü ve eskiyi birleştirerek anlatan okunası bir aşk hikayesi var. Gerçek aşkın asla vazgeçilip unutulamayacağını harika kurgu ve anlatım üslubu ile bizlere sunan yazar aldığı övgüleri sonuna kadar hak ediyor tabi ki. Son günlerin tüm kitap sitelerinde en çok satan kitabı olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Çiçek Kızlar
9/1014.11.2015

Baskı: Çiçek Kızlar

Uzun süredir okuduğum en kafa dağıtan, çok güzel duygular yaşatıp ve hissettiren , aynı zamanda da müthiş eğlendiren harika bir kitaptı. Birbirlerine kardeşten öte dostluğun pik yapmış olduğu duygu ve sevgiyle bağlı olan iki kuzen Nergiz ve Yasemin'in bir çok yerde kahkahalarla güldüren , yer yer de hüzünlendiren harika kurgusuyla son derece okunası bir roman diyebilirim. Karadeniz diyaloglarına ( tam orjinal olduğu için yazarı ayrıca tebrik ederim) bayıldım. Rabia Sultan' çok sevdim..Yalnız küfür içeren sözler biraz fazla gibiydi... Yankı karakterine ve adının geçtiği konu için yazarı ayrıca tebrik etmek isterim. Yazarın ilk kitabıymış valla helal olsun böyle okunası ve tekrar söylüyorum insanın gamını kederini unutturan güzel bir roman yazdığı için. Ayrıca sanırım yazarın diğer kitaplarını da en kısa zamanda temin edeceğim..

Baskı: Bir Kadın Nasıl Büyür

Bir Kadın Nasıl Büyür değil de Bir Kadın İsterse Neler Neler Yapar olsaydı kitabın adı cuk diye oturacaktı. Bir kadının kaybetmişliklerini, bunalımını ve en küçük bir destekle dahi neler başarabileceğini romantik komedi tarzında yazılmış güzel, eğlenceli bir roman. Eleştireceğim bölüm ise şu: diyalogsuz düz yazı şeklinde oldukça fazlaca bölümlerin olması. Bu okuyucuyu sık sık kitabı bırakıp ara vererek okumasına yol açıyor..Bunun dışında eğlenceli bir kitaptı..

Baskı: Kızım İçin Son Kez (Tessa Leoni, #1; Detective D.D. Warren, #5)

Uzun süredir bu kadar heyecanlı, sürükleyici ve merak uyandırıcı polisiye - gerilim romanı okumamıştım. Yazarın anlatım dili kitabı sadece okutmuyor , yaşatıyor size. O kadar güzel yani. Bir annenin çocuğu için neler yapabileceği veya neleri feda edebileceğini anlatırken aynı zamanda da gerçek bir dostun da ne kadar önemli ve fedakar olabileceğini de konu alıyor romanda. Uzun lafın kısası yazarın daha önce iki kitabını daha okumuştum ve yine beğenmiştim. Okumadığım kitaplarını da hiç düşünmeden alacağımı ve okuyacağımı da biliyorum. :)

Baskı: Sonrası Şiir Gibi (The Sullivans, #2)

Sullıvan ailesinin en büyük oğlu Marcus' u un hikayesini anlatıyor kitabımız.Serinin ikinci kitabı da aynı birinci kitapta ki gibi tesadüfen tanışan günübirlik gönül eğlendirme diye başlayan ama sonrasında ciddi aşka dönüşen Marcus ile Nicola'nın romantik ve oldukça gereksiz cinsellikle ( benim fikrim) betimlenen aşk hikayesi. Yani benzer kitaplar elbetteki okudum ama bu kitap sanki biraz vasat gibi okuduğum diğer yazarların aynı tür romanlarına göre.Biraz devrik bir cümle oldu ama sanırım ne demek istediğimi de anlatabilmişimdir. Tabi ki hızlı okunabilen , merak uyandırmayan ve okuyup bitirdiğinizde başka kitaplar gibi öyle bilinçaltınızda iz bırakmayan cinsten olduğunu nacizane düşünüyorum. Okumak isteyene gerek anlatım dili gerek yazı puntosu açısından tavsyie edebilirim..

Baskı: Uzun Yağmurlardan Sonra (The Sullivans, #1)

Yazarın okuduğum ilk kitabı olmakla beraber bir gün içerisinde okuyup bitirdiğim bir roman oldu. Tipik beyaz dizi diye tabir edilen roman tarzında yazılmış, hızlı okunabilen sabun köpüğü misali hemen de unutulabilen bir konusu vardı. Kitapta yağmurlu bir gecede yol kenarında kaza yapmış olan Chole ye , oradan geçmekte olan yakışıklı ve bir o kadar da zengin meşhur Sullıvan ailesinin fotoğrağçı oğlu Chase 'ni yardımcı olmasıyla başlayan hikaye, beşinci günün sonunda evlenme teklifi ile son bulur. Ve kitap biter...Ha bu demek değil ki kitap okunmaz, aksine kafa dağıtmaya , boş vakit değerlendirmek için okunabilir..

Kor Adası
9/1030.10.2015

Baskı: Kor Adası

Kimberley Freeman benim için ikinci Sarah Jio oldu diyebilirim. Baştan sona gerek konusu, gerek anlatım dilini diğer iki kitabında da olduğu gibi beğenerek okudum. Her zamanki gibi gizem, eski aşklar ve günümüz aşklarını harmanlayarak harika bir roman olmuş. Ve yine deniz kenarında, sakin bir sahil kasabasında geçiyor romanımız. Roman içinde roman adeta. Tilly 'nin başından geçen aşkları , hayal kırıklıkları, tutkuları öyle güzel anlatılmış ki 1890 'lı yılları neredeyse yaşadım okurken. Arkadya yayınlarını seviyorum , kesinlikle harika yazarlarla çalışıyorlar. Lafın kısası OKUNASI bir kitap . tavsiye ederim yani.....

Baskı: SANA RAĞMEN AŞKI SEVDİM

Güzeller güzeli Feriha ve onun güzel ailesi. Yine Osmanlı Tarihi ve yine muhteşem kalemiyle Naşide Gökbudak. Her zamanki gibi yine beğenerek okudum romanı. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim kitabın bazı bölümlerinde isim karışıklıkları vardı. Bu da anlam ve konunun dağılmasına neden oldu tabi. Kitabı ne kadar beğenerek okusam da sanki sevgili yazarımın daha önceki kitaplarından aldığım tadı alamadım gibi. Belki de kitaptaki kötü karakterler fazlaca baskındı da ondan mı bilemedim.? Ama yine de her zaman söylediğimi söyleyeceğim Lütfen Naşide Hanım hep kitap yazsın ben de hepsini alıp okuyayım...

Baskı: Bekir (Bir Türk Masalı, #3)

Sevgili yazarım Işıl 'ın , her kitabında olduğu gibi tarif edilemez bir zevkle ve beğeniyle okuduğum 4. kitabıydı Bekir. Tabi ki zevkler ve renkler görecelidir ancak kitabın adında da bahsedildiği gibi harbi Türk masalı şeklinde öylesine güzel bir dille sevgi, tutku, aşk, aile bağları, dostluk, aksiyon konuları ele alınmış ki değil 464 sayfa 1464 sayfa olsa hiç sıkılmadan okunur bir anlatıma sahip bir roman. Kitabın içinde öyle bölümler oldu ki gülümsemekten ziyade kahkaha attım desem yeridir. Gerçek bir Trabzon'lu olarak diyorum ki Karadeniz espirileri yerinde , dozunda ve aslına uygundu yani. Ve yine belirtmeliyim ki kitabın özellikle Duygu'nun ilk kaçırılma ve bulunma bölümlerinde de gözyaşlarıma hakim olamadım doğrusu. Harika zaman geçirilecek OKUNASI bir roman. Sevgili yazarım artık Seda'ı yazmanı adeta dört gözle bekliyoruz. Umarım bizi çok bekletmezsin.. Yüreğine ve kalemine sağlık.

Baskı: Dostluk Tüm Mevsimlerin Adıydı

Öncelikle kitabın adına ve kapağına vurulmuştum il gördüğümde. Sonra da kitap için yapılan tüm kitap sitelerinde yapılan yorumlara ve puanlamalara tabi ki.. Neticede kitap tam da benim kitap kriterlerime tam da uyduğundan il kez okuyacağım bir yazar olmasına rağmen satın aldım. Ve an itibariyle bitirmiş bulunuyorum. Kitap hakkındaki yorumum şöyle ki açıkçası o kadar da güzel bir konusu yoktu. Kitabın ana karakterleri olan beş arkadaşın taa ana okulundan başlayan dostluklarının üniversite çağlarına gelinceye kadar geçen zamanı ve yaşanan talihsiz ( ki ruhum karardı resmen, neredeyse her bölümde birisi ölüyordu ) olayları anlatıyor. Tabi ki yazarın dili akıcı ve okunabilir bir anlatım ancak bir romanın içinde ki cinayet veya polisiye bir kitap da olmadığına göre bu kadar çok cenaze merasimi biraz fazla geldi bana. Ha bu demek değildir ki yazarın başka kitaplarını okumayacağım, tabi ki en az bir kaç tane daha kitabına sahip olup , okuyacak ve değerlendireceğim yani... :)

Yeni Bir Hayat
6/1012.10.2015

Baskı: Yeni Bir Hayat

Kitabın başlamasından sonunun nasıl biteceğini tahmin ettiğimiz kitaplar vardır ya hah işte bu da onlardan biri. Ama bu demek değildir ki kitabı beğenmedim , aksine sıkılmadan okunabilen kurgusu yine de merak ettiren bir Sandra Brown romanıydı. İki yıl önce ölen eşinin en yakın arkadaşına aşık olan Cyntia ve bu aşkı karşılıksız bırakmayan Worth'un hikayesi. Güzeldi....

Dimitri'nin Kızları
5/1003.10.2015

Baskı: Dimitri'nin Kızları

Üç gündür okuyorum bu kitabı, pek sevemedim anlatım dilini. Aslında konusu çok güzel ancak dediğim gibi anlatım dili sanki düzyazı okurmus gibi tat vermiyor. Romanda geçen diyaloglar bile sanki oyunculara sufle verirmis gibi ruhsuz ve duygusuz kelimeler kullanılmış. Yaşanılan olaylar ( aşk )da hemen oldu- bittiye getirilerek konular arası hızlı geçişler yapılmış. yani nasıl desem kitap Çanakkale'de 1910 lu yıllarda yaşanmış, birinci dünya savaşı öncesi yaşanmış olayları ve kurgusallık katarak imkansız gibi görülen bir kaç aşkı birden anlatıyor. Cümlelerin modu düşük sanki çocuk hikayesi veya maslı anlatır gibi basitçe kurulmuş ve sürekli kendini tekrar eden farklı kelimelerle aynı anlamı taşıyan cümleler kullanılmış. Kısacası kitabı okurken yoruldum yani. Bitirmiş olmak için bitirmeye çalıştım ve bitti çok şükür.

Kızım ve Annem
7/1001.10.2015

Baskı: Kızım ve Annem

Kızlar ve anneler olmalıydı kitabın adı. Çünkü kitapta sadece bir anne- kızın değil birkaç anne-kızın hikayesi anlatılıyor. 1939 'lu yıllarda Hindistan ve Pakistan'da çıkan iç savaşların olduğu zamanlarda sürgün edilen küçük çocukların yaşadığı dramları anlatan roman aynı zamanda travmatik ve problemli çocukluk yaşamış insanların gelecekteki hayatlarında nasıl negatif etkileri olabileceğini yansıtıyor.Bunun yanı sıra aile içi dayanışmanın önemini, töre ve geleneklerin ülkelere göre değişiklik ve farklılık gösterse de var olduğu anlatılan romanda özellikle az gelişmiş ülkelerde bu gibi tutucu yaşam tarzlarına daha fazla bağlı kalındığını akıcı bir dille bize sunuyor yazar. Hem edebi olarak hem de bilgilendirme açısından verimli bulduğum bir roman oldu benim için.

Kanaviçe
3/1028.09.2015

Baskı: Kanaviçe

beklentiyi çok yüksek tutmamak lazım derim Kitabı biraz beklentim yüksek olarak okumuşum galiba. Açıkçası ne bir edebi güzellik ne de romansı veya kurgusal güzellik göremedim. Bir kere aşk, entrika, tarih ve gizem harmanlamaya çalışmış yazar ama olmamış yani. Konu ve kurguda kopukluklar ve dağınık bir anlatım dili olduğundan pek verimli bir roman olarak değerlendiremeyeceğim doğrusu. Evet yazarın ilk okuduğum kitabıydı ve sanırım son olan kitabıydı. Bilmiyorum belki de bana hitap etmedi konusu ama severek okuyamadım.

Piruze ve Oğulları
10/1022.09.2015

Baskı: Piruze ve Oğulları

Piruze ' yi de okurken de aynı heyecan ve duyguları yoğun bir şekilde yaşamıştım, Piruze ve Oğulları'nı okurken de. Belki ilk kitabın biraz tekrarı gibi gözükse de aslında ilk kitapta bahsi geçen konuların aydınlatılmış halini anlatıyor kitabın ilk kısımları, hatta yarısı bile diyebilirim. Yazar okura çok yoğun duygusallık ve annelik duygusunun yüceliğini yansıtıyor. Oğulları ile kavuşması anlatılan bölümü gözlerim ıslak ıslak okudum adeta. Yazarın kalemini , anlatım dilini ve kurgusunu beğenerek okudum. İyi ki okudum dediğim kitaplardan biri.

Baskı: Mihrimah Aşk- ı Şahane

Meşhur Hürrem Sultan'ı Bir de Naşide Gökbudak Hanımefendi'den okumak lazım. Kanuni Sultan Süleyman'a olan aşkını evlatlarına olan bağlılık ve koruyuculuğunu bugüne kadar bir çok görsel ve yazılı olarak tanıma imkanı sunulsa da bakış açısı değişiyor.Mihrimah ve Mimar Sinan'ın eşsiz ve umutsuz aşkı öyle güzel anlatılıyor ki adeta hissediyorsunuz okurken. Tabi aynı zamanda tarihe bağlı olarak anlatıldığından ve her zamanki gibi harika bir anlatım üslubu ile kaleme alındığından sıkılmadan tarihimiz hakkında da bilgi ediniyorsunuz.Ben beğendim ve tavsiye de ederim.

Baskı: Sırma`nın Günlüğü

Çok ama çok beğendim gerçekten. Tıpkı sevgili yazarın diğer tüm kitaplarını da okuduğum gibi bunu da büyük bir zevkle ve beğeniyle okudum. Yazarın roman konuları genellikle kadın üzerine kurgulanmış ve anlatım dili hiç sıkmayan aksine okuyucuyu daha ilk sayfalardan kendine bağlayan bir üslup ile yazılmış. Ve aslında anlatılan hikaye ve zaman gerçekte yaşanmış bir olay üzerine kurgulandığını da bilerek okumak doğrusu ayrı bir heyecan veriyor. Tarih okumayı pek sevmezdim , taa ki Naşide Gökbudak okuyana kadar. Şiddetle tavsiye edeceğim bir yazar.

Aşkın Peşinden
1/1011.09.2015

Baskı: Aşkın Peşinden

Bu nasıl bir çeviridir ya ? Resmen kitabı da konusunu da katletti yani. Oysa konusu o kadar güzel ve gerçekten de romantik komedi tarzı olabilecek bir potansiyele sahipken belgesel mi okuyorum betimleme mi anlamadım doğrusu. Zorla bitirdim daha doğrusu okuyabildim. ( okumuş olmak için) Artı yazı puntosu çok karışık zevkle okunmuyor yani. Tavsiye edemiyorum maalesef. Tekrar tercüme edilsin bence gerekli...

Validebağ Köşkü
5/1009.09.2015

Baskı: Validebağ Köşkü

Yazarın ilk romanı ki daha çok tiyatro oyunu senaryosu tarzında bol diyaloglu bir hikaye- roman. Okurken sıkmayan ama öyle acaba sonu ne olacak diye de merak ettirmeyecek bir kurgusuyla çoğu yerinde tebessüm ettiren, sonradan görme diye tabir edilen bir aileyi konu alan hikayesiyle güzel vakit geçirilebilecek bir kitap.

Baskı: Ah Benim Karım! Ah Benim Kocam!

Kitap kısa kısa ama bir o kadar da anlamlı, gerçek hayatta neredeyse birebir karşılaştığımız belki de yaşadığımız olayları çok güzel bir dille anlatıyor. Okuması gayet zevkli ve eğlenceli... Kafa dağıtan türden...Kitabın kapağı da zaten çok hoş, sevdim ben bu kitabı...

Baskı: Aşk Kokan Çiçekler (Chesapeake Shores #2)

Chesapeake serisinin ve yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Bence birinci kitaba göre çok daha güzeldi. Tabi ki birinci kitap olan Aşka Şans Ver de çok güzeldi ama karakterler belki de bu ikinci kitapta daha pekişmiş ve tanınmış olduğundan okurken hayal etmesi daha kolaydı. Öyle bir sürü karakter ve unutabileceğiniz kadar da çok isim olmaması romanı daha bir anlaşılır ve okunası yapıyor. Aile bağlarını anlatmaya devam etmekle beraber yazar eski unutulmayan aşkların tekrar nasıl affedilerek filizlenebileceğini gayet eğlenceli bir dille anlatıyor. Anca yazarın Türkçe'ye çevrilen herhangi bir başka kitabı olmaması kötü tabi. Umarım kısa zamanda yazmış olduğu bir çok kitabı çevrilir ve biz de zevkle okuruz..

ÖncekiSayfa 24 / 36Sonraki