Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: umay umay
Yüreklerinin en düşsüz yerindeöyle apansız kalakaldım. Ben kötüyüm, erdem kimin adı. Bir bıçakla rüzgâr sokarım içime sonra iyileşeceğimi söylerim. Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim. Az acıyı arıyordum kendi kanımı içiyordum derim. Dilsizim babam da yok benim

Yazar: jack london
Hep bir kitabım vardı ve diğerleri uyurken ben hep okurdum; uyandıkları zaman yine onlardan biri olurdum , çünkü her zaman iyi bir yoldaştım.En samimi duygularımla...Jack LondonSadece kırk yıl süren dolu dolu bir hayat... Denizci, işçi, inci avcısı, boksör, serseri, altın arayıcısı, muhabir, sosyalist, militan, gezgin ve müthiş bir yazar... Hangisi daha büyük bir macerayı anlatır; yazı mı, hayat…

Yazar: murathan mungan
Murathan Munganın yaşama dair derin ve incelikli gözlemlerle zenginleştirdiği bu öyküler, kadınlar hakkında, erkekler hakkında, ilişkilerin gerilimi hakkında, ebeveynler hakkında, zamanın geçiciliği ve bazen de oturup kalıcılığı hakkında, tesadüfler hakkında kısaca hayat hakkında... Eldivenler, hikâyeler, 10 öyküden oluşuyor. Eldivenler, Ansızın her şey, Kaset, Yaz gibisi var mı?, Kötü adamla köt…

Yazar: murathan mungan
Kadından Kentler, Murathan Munganın 16 kentte geçen 16 hikâyeden oluşan yeni kitabı.Alsancak İskelesi, overlok, asker bavulu, Nurhayat, Adana Seyhan Oteli, dansöz kıyafeti, Emine, burma bilezik, Maşatlık, tahta basamaklar, Sevgi, boşanmak, beyaz şarap, eski Mudanya yolu, Esme, Rumlardan kalma ev, tütün ilacı, çinko kevgir, taşlığa vuran ay, Şengül, Yeşilırmak, çay bahçesi, Yetiştirme Yurdu, Nihal…

Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: thomas cathcart, daniel klein
Dikkat! İçerde Felsefespri var! “Yılın en matrak çoksatarı” –The Boston Globe “Çok güldüm, çok şey öğrendim, çok sevdim” –Roy Blount Jr. Felsefe mi? Felsefeyi anlamak için büyük bir dehanın zekâsına ve peygamber sabrına sahip olmak gerekir. Bu doğru değil! Bu komik, ele avuca sığmaz, çok yönlü ve zengin içerikli kitap bu efsaneyi yerle bir ediyor. “Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitoren…

Yazar: jon krakauer
Yabana Doğru toplum tarafından onaylanmış bir hayat idealini yansıtan tüm ölçütleri bir kenara bırakarak doğada yaşamaya giden genç bir adamın gerçek yaşam öyküsü. Sean Penn tarafından Eddie Vedderın unutulmaz müzikleri eşliğinde sinemaya da uyarlanan ve En İyi Film dalında Oskar adayı da olan Yabana Doğru, insanın arayışlarını, toplumun tuzaklarını, bireyin çıkmazlarını ve yaşadığımız hayatları…

Yazar: amélie nothomb
“Benim yağmurlu çocukluğum, Japonya’da, sudaki bir balık gibi geçti.” Bir çocuk üç yaşına kadar yaşadıklarını hatırlar mı demeyin. Fransız yazar Amélie Nothomb, Yağmuru Seven Çocuk’ta hayatının Japonya’da geçen ilk üç yılını anlatıyor. Çünkü kahramanımız Amélie için her şey mümkün: Üç yaşında Fransızca ve Japonca konuşabilir, kendini Tanrı zannedebilir, uykusuz gecelerde çatıya tırmanabi…

Yazar: susanna tamaro
1993te yayınlanan Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı romanıyla tüm dünyada büyük yankı uyandıran Susanna Tamaro, bu yeni romanında o büyüleyici öykünün devamını sunuyor okurlarına. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 80 yaşındaki bir kadının, uzaklara giden genç torununa yazdığı mektuplardan oluşuyordu. Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur, diyordu yaşlı kadın, o özgün çağrıya k…

Yazar: susanna tamaro
Genç İtalyan yazarı Susanna Tamaro'nun 1994'te yayımlandığı zaman İtalya'da büyük yankı uyandıran ve yılın olayı olan bu kitabı, çok satan kitaplar listesinin başındaki yerini uzun süre bir başka kitaba bırakmamıştır. Eco'nun Gülün Adı adlı romanından sonra en başarılı İtalyan romanı olarak karşılanan Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 80 yaşındaki bir kadının uzaklara giden genç t…

Yazar: jonathan coe
Hayatımızı özetlememiz gerekse nereden başlamak gerekir hikayeye? Bu özet içinde albümümüzden fotoğraflar seçsek ve bunların anlatılmasını istesek nasıl bir sıralamaya gideriz?Ya da şöyle soralım hayatımız renkli ya da siyah-beyaz kaç fotoğrafa ya da anlatılsa kaç kasede sığar hiç düşündünüz mü?İngilterenin en başarılı yazarları arasında gösterilen Jonathan Coe, Yağmurdan Öncenin mükemmel kurgusu…

Yazar: casey maddox
Casey Maddox, eşine çok az rastladığım ısrarlı bir şiddetle, sanki her şey, hem bizim hem kendi hayatı, içinde bulunduğumuz durumu anlayıp harekete geçmemize bağlıymış gibi yazıyor. Bunun sonucunda sözcükleri, cümleleri ve paragrafları, kitabın tümü alev alıyor. Felsefenin Öldüğü Gün çıldıran bir kültürün ateşle, haykırarak ithamı... Ve çok, çok iyi bir roman. Maddox daha ilk sayfa bitmeden boğaz…

Yazar: emrah serbes
Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliğinde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı... Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır'ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını ve tabii dellenmeleriyle... Bu…

Yazar: emrah serbes
Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hal…

Yazar: emrah serbes
AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu,…

Yazar: ihsan oktay anar
Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. ...Ne var ki, sürme iskelenin kay…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ivo andriç
Bir ülkeyi ve insanları, o ülkenin 350 yıllık tarihine tanıklık eden bir köprünün, romana adını veren Drina Köprüsünün dilinden anlatan olağanüstü bir roman. Sıradan, kronikçi bir anlatım değil sözkonusu olan. İvo Andriç, doğup büyüdüğü toprakları, efsanelerle, masallarla zenginleştirerek anlatıyor. Köprünün yapılışı, isyanlar, salgınlar, su baskınları, Bosna-Hersekin Avusturya tarafından işgali,…

Yazar: christy brown
Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında,tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu. Romanın ilk bölümü,işte böyle başlar.Öylece oturuyordur;çünkü etrafındaki faaliyetlere güçlükle katılabilen,neredeyse çaresiz bir kötürümdür.Buna rağmen,roman başladığında bir çocuk,bittiğinde ise erkekliğin eşiğinde,Her Gün Hüzünün ana karakteridir.Katılmaktan aciz,…

Yazar: christy brown
Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi. Buna rağmen, yardıma muhtaç bu küçük bebek, İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücünü ve duyarlı zekâsını barındırmaktaydı.Bu, Christy Brownın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anl…

Yazar: soner yalçın
Tehlike, tehlikeyi göze almadan yok edilemez… Yeşil Gladio’nun dinci tetikçileri… FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar… CIA’in kefil olduğu dinci cemaat liderleri… ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları… Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalan makineleri… Kendini peygamber sanan Amerikalı şeyhe bağlı dinci milletvekili… “Yahudi malları almayın” deyip Yahudilerle ticaret yapan d…

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…

Yazar: rea stathopulu
Sevgili günlüğüm,Dün okula müfettiş geldi. Sınıfa girer girmez hepimiz ayağa kalktık. Öğretmenimiz ona bizim iyi çocuklar olduğumuzu söyledi. Ama müfettişin yüzü çok asıktı. Sınıfın ortasında durup ellerini arkasına kavuşturdu ve gürleyen bir sesle sordu: Kimsiniz siz, nesiniz? Hiçbirimiz yerimizden kımıldayamadık. Donduk kaldık öyle. Bir daha sordu aynı soruyu. Hiç kimseden bir cevap çıkmadı. Çe…
