Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ulviye alpay
Ben özgürlüğüme sahip çıktım. Yitirmek üzere olduğum ruhumu yeniden kazanmaya ant içtim. İçimde bir çağlayan vardı coşup giden... Bir daha kesinlikle çağlayanımı kurutmayacaktım ve akışını değiştirmeyecektim.İşte bugün ben yeniden doğdum. Denizden esen rüzgâr yüreğimin pasını ne zaman savurduğumu bile unutturdu bana. Bu yürüyen ayaklar benim mi Tanrım, diyordum. Vitrine yansıyan bu gülen yüz ben…

Yazar: mario levi
Masal 1920li yılların İstanbulunda başlayıp, 60lı yılların İstanbulunda bitiyor. Mario Levi bir Yahudi ailesinin, 1920-1980 yılları arasında İstanbulda yaşadıklarını kaleme alıyor.Ailede yaşanan göçler, aileye başka ülkelerden katılanlar, başka ülkelere göç edenler...İstanbul Bir Masaldı göçlerle birlikte başka bir ülkeyi, daha da önemlisi kendi ülkesini arama çabasındaki insanların öyküsü. Tam d…

Yazar: ulviye alpay
Ben özgürlüğüme sahip çıktım. Yitirmek üzere olduğum ruhumu yeniden kazanmaya ant içtim. İçimde bir çağlayan vardı coşup giden... Bir daha kesinlikle çağlayanımı kurutmayacaktım ve akışını değiştirmeyecektim.İşte bugün ben yeniden doğdum. Denizden esen rüzgâr yüreğimin pasını ne zaman savurduğumu bile unutturdu bana. Bu yürüyen ayaklar benim mi Tanrım, diyordum. Vitrine yansıyan bu gülen yüz ben…

Yazar: joanne harris
Küçük bir Fransız kasabası olan Lansquenet için sıradışı bir yabancı olan Vianne Rocher buraya yerleşmeye karar verir. Kasabaya açtığı çikolata dükkanında müşterileri için gizli yeteneğini kullanarak çeşitli çikolatalar hazırlar. Yapılan her alışveriş zamanla herkes için sırların ve duyguların paylaşıldığı bir dostluğa dönüşür.Kendi iç dünyasına uzak olsa da çevresindeki insanları kolayca keşfede…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: joanne harris
Küçük bir Fransız kasabası olan Lansquenet için sıradışı bir yabancı olan Vianne Rocher buraya yerleşmeye karar verir. Kasabaya açtığı çikolata dükkanında müşterileri için gizli yeteneğini kullanarak çeşitli çikolatalar hazırlar. Yapılan her alışveriş zamanla herkes için sırların ve duyguların paylaşıldığı bir dostluğa dönüşür.Kendi iç dünyasına uzak olsa da çevresindeki insanları kolayca keşfede…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: mahmut makal
Bizim Köy 1950'de yayımlandığında toplumun geniş kesimlerinde tam anlamıyla bir depreme yol açtı. Yazarın, 17 yaşında gencecik bir öğretmenken kaleme almaya başladığı köy notları kitap haline getirilip de basıldığı zaman önce iktidarın öfkesini üzerine çekti. Çünkü köyden yükselen yoksulluk çığlığı, kulaklarını ve gözlerini her türlü olumsuzluğa kapamak isteyenlere, köyleri yemyeşil, bereket…


Yazar: debbie macomber
Küçük Mucizeler Dükkânı, Bir Yumak Mutluluk ve Bahçemde Yeşeren Umutların yazarından umut aşılayan büyüleyici bir roman daha Mucizeler Dükkânına Dönüş İsteyince, her sorunun bir çözümü olduğunu anlıyor insan Aşkın ve arkadaşlıkların filizlenerek çoğaldığı, zamanla sımsıcak ilişkilere dönüştüğü bir sokak hayal edin. Her iki yanında kapısını çalabileceğiniz, bir bardak çay eşliğinde sevdik…

Yazar: debbie macomber
Küçük Mucizeler Dükkânı, Bir Yumak Mutluluk ve Bahçemde Yeşeren Umutların yazarından umut aşılayan büyüleyici bir roman daha Mucizeler Dükkânına Dönüş İsteyince, her sorunun bir çözümü olduğunu anlıyor insan Aşkın ve arkadaşlıkların filizlenerek çoğaldığı, zamanla sımsıcak ilişkilere dönüştüğü bir sokak hayal edin. Her iki yanında kapısını çalabileceğiniz, bir bardak çay eşliğinde sevdik…

Yazar: alan paton
1930'lu yıllarda Güney Afrika'da birtakım yenilikler yapılmaya başlanmış; ancak, alabildiğine ilkel koşullarda yaşayan, ezilen, sömürülen, hor görülen kara derili insanların bu değişime ayak uydurmaları son derece sancılı olmuştur. Hem zorlu bir yaşamla hem de aynı ölçüde acımasız beyazlarla cebelleşen; ama o ülkenin kendi ülkeleri olduğu ve sevgide, acıda, emekte dayanışma içinde olmal…
10/10
Yazar: alan paton
1930'lu yıllarda Güney Afrika'da birtakım yenilikler yapılmaya başlanmış; ancak, alabildiğine ilkel koşullarda yaşayan, ezilen, sömürülen, hor görülen kara derili insanların bu değişime ayak uydurmaları son derece sancılı olmuştur. Hem zorlu bir yaşamla hem de aynı ölçüde acımasız beyazlarla cebelleşen; ama o ülkenin kendi ülkeleri olduğu ve sevgide, acıda, emekte dayanışma içinde olmal…

Yazar: ümit otan
O kadınların hüzünlerini, fabrikasyon tavırlarını, yapmacık kahkahalarını havalandırma penceresinden nasıl kuşbakışı yakalayabildiğime bugün bile şaşrım. Kıyamadığım o kadınların gerçek olmadığına, kalabalık erkek topluluğunu kandırmak için bir araç olarak ortaya salıverdiklerine kendini inandıran başka bir salak var mıydı acaba? Kalabalıklar gerçeğin ta kendisini yaşarken, ben düş dünyasında tek…
10/10
Yazar: ümit otan
O kadınların hüzünlerini, fabrikasyon tavırlarını, yapmacık kahkahalarını havalandırma penceresinden nasıl kuşbakışı yakalayabildiğime bugün bile şaşrım. Kıyamadığım o kadınların gerçek olmadığına, kalabalık erkek topluluğunu kandırmak için bir araç olarak ortaya salıverdiklerine kendini inandıran başka bir salak var mıydı acaba? Kalabalıklar gerçeğin ta kendisini yaşarken, ben düş dünyasında tek…

Yazar: alan paton
1930'lu yıllarda Güney Afrika'da birtakım yenilikler yapılmaya başlanmış; ancak, alabildiğine ilkel koşullarda yaşayan, ezilen, sömürülen, hor görülen kara derili insanların bu değişime ayak uydurmaları son derece sancılı olmuştur. Hem zorlu bir yaşamla hem de aynı ölçüde acımasız beyazlarla cebelleşen; ama o ülkenin kendi ülkeleri olduğu ve sevgide, acıda, emekte dayanışma içinde olmal…

Yazar: ümit otan
O kadınların hüzünlerini, fabrikasyon tavırlarını, yapmacık kahkahalarını havalandırma penceresinden nasıl kuşbakışı yakalayabildiğime bugün bile şaşrım. Kıyamadığım o kadınların gerçek olmadığına, kalabalık erkek topluluğunu kandırmak için bir araç olarak ortaya salıverdiklerine kendini inandıran başka bir salak var mıydı acaba? Kalabalıklar gerçeğin ta kendisini yaşarken, ben düş dünyasında tek…

Yazar: voltaire
Yüz kez canıma kıymak istedim ama hâlâ hayatı seviyorum. Bu gülünç çaresizlik eğilimlerimiz arasında en tehlikeli olanı belki de; çünkü bir yükü, yere atmak isterken sürekli olarak taşıma ısrarı içinde olmaktan daha ahmakça bir şey olabilir mi? Varlığından iğrenmek fakat yine de onu sürdürmeye çalışmaktan başka... Ya da başka bir deyişle bizi yok eden bir yılanı, kalbimizi yiyene kadar okşamak ni…
10/10
Yazar: voltaire
Yüz kez canıma kıymak istedim ama hâlâ hayatı seviyorum. Bu gülünç çaresizlik eğilimlerimiz arasında en tehlikeli olanı belki de; çünkü bir yükü, yere atmak isterken sürekli olarak taşıma ısrarı içinde olmaktan daha ahmakça bir şey olabilir mi? Varlığından iğrenmek fakat yine de onu sürdürmeye çalışmaktan başka... Ya da başka bir deyişle bizi yok eden bir yılanı, kalbimizi yiyene kadar okşamak ni…

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…
8/10

