
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: anton çehov
6 Numaralı Koğuş , Anton Çehov’un (1860-1904) en güçlü, en etkileyici, okuyup bitirdiğinizde tüylerinizi diken diken eden hikâyelerinden birisidir. Keyfiliğe, kişiliğin aşağılanmasına açık bir protesto niteliğindeki bu eserle Çehov, Tolstoy’un ahlak felsefesiyle bağını tamamen koparır. Demir yumruklu Nikita’nın kapısında nöbet beklediği 6 numaralı akıl hastaları koğuşu adeta Çarlık Rusyası’nın bi…


Yazar: anton çehov
6 Numaralı Koğuş , Anton Çehov’un (1860-1904) en güçlü, en etkileyici, okuyup bitirdiğinizde tüylerinizi diken diken eden hikâyelerinden birisidir. Keyfiliğe, kişiliğin aşağılanmasına açık bir protesto niteliğindeki bu eserle Çehov, Tolstoy’un ahlak felsefesiyle bağını tamamen koparır. Demir yumruklu Nikita’nın kapısında nöbet beklediği 6 numaralı akıl hastaları koğuşu adeta Çarlık Rusyası’nın bi…

Yazar: m . a . sechehaye
"Yalnızca, Gerçekliği yitirip, insanlık dışı ve acımasız "Aydınlanma Ülkesinde" yıllarca yaşamış olanlar yaşamanın gerçek sevincini tadabilir ve insanlığın bir parçası olmanın paha biçilmez değerini anlayabilirler." Kendisine şizofren teşhisi konulan genç bir kız Renee, gerçekliği yitirmeye başlamasından, güzel gerçekliğe yeniden kavuşmasına dek süren, Aydınlanma Ülkesine yapt…

Yazar: wilhelm schmid
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm S…
6/10
Yazar: wilhelm schmid
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm S…

Yazar: wilhelm schmid
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm S…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…
8/10
Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: raphalle giordano
Bu roman sizi adım adım mutluluğa götürecek! Camille mutlu olmak için gereken her şeye sahipken neden kendini mutsuz hissediyordu? “Büyük ihtimalle bir çeşit akut rutinizme yakalanmışsınız.” “Akut ne?” “Akut rutinizm. Dünyada, özellikle Batı ülkelerinde, gittikçe yaygınlaşan ruhsal bir sorun bu. Çoğunlukla aynı belirtilerle ortaya çıkıyor: motivasyon eksikliği, müzmin bir kasvet hali, anlam ve yö…
7/10
Yazar: raphalle giordano
Bu roman sizi adım adım mutluluğa götürecek! Camille mutlu olmak için gereken her şeye sahipken neden kendini mutsuz hissediyordu? “Büyük ihtimalle bir çeşit akut rutinizme yakalanmışsınız.” “Akut ne?” “Akut rutinizm. Dünyada, özellikle Batı ülkelerinde, gittikçe yaygınlaşan ruhsal bir sorun bu. Çoğunlukla aynı belirtilerle ortaya çıkıyor: motivasyon eksikliği, müzmin bir kasvet hali, anlam ve yö…

Yazar: raphalle giordano
Bu roman sizi adım adım mutluluğa götürecek! Camille mutlu olmak için gereken her şeye sahipken neden kendini mutsuz hissediyordu? “Büyük ihtimalle bir çeşit akut rutinizme yakalanmışsınız.” “Akut ne?” “Akut rutinizm. Dünyada, özellikle Batı ülkelerinde, gittikçe yaygınlaşan ruhsal bir sorun bu. Çoğunlukla aynı belirtilerle ortaya çıkıyor: motivasyon eksikliği, müzmin bir kasvet hali, anlam ve yö…

Yazar: raphalle giordano
Bu roman sizi adım adım mutluluğa götürecek! Camille mutlu olmak için gereken her şeye sahipken neden kendini mutsuz hissediyordu? “Büyük ihtimalle bir çeşit akut rutinizme yakalanmışsınız.” “Akut ne?” “Akut rutinizm. Dünyada, özellikle Batı ülkelerinde, gittikçe yaygınlaşan ruhsal bir sorun bu. Çoğunlukla aynı belirtilerle ortaya çıkıyor: motivasyon eksikliği, müzmin bir kasvet hali, anlam ve yö…

Yazar: afşin kum
Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını... Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık... Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık... Vaktiyle bu amansız hastalık üzerine çalışmış eski dilbilimci Murat Siyavuş, umutsuzluk içinde annesinin evine sığınmıştır. Acımasız bir devlet kurumunun peşine düştüğünü öğrenince, evden çıkıp hayata karışmak ve salgının dönüştürdüğü dünyayla…
8/10
Yazar: afşin kum
Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını... Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık... Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık... Vaktiyle bu amansız hastalık üzerine çalışmış eski dilbilimci Murat Siyavuş, umutsuzluk içinde annesinin evine sığınmıştır. Acımasız bir devlet kurumunun peşine düştüğünü öğrenince, evden çıkıp hayata karışmak ve salgının dönüştürdüğü dünyayla…

Yazar: afşin kum
Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını... Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık... Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık... Vaktiyle bu amansız hastalık üzerine çalışmış eski dilbilimci Murat Siyavuş, umutsuzluk içinde annesinin evine sığınmıştır. Acımasız bir devlet kurumunun peşine düştüğünü öğrenince, evden çıkıp hayata karışmak ve salgının dönüştürdüğü dünyayla…

Yazar: afşin kum
Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını... Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık... Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık... Vaktiyle bu amansız hastalık üzerine çalışmış eski dilbilimci Murat Siyavuş, umutsuzluk içinde annesinin evine sığınmıştır. Acımasız bir devlet kurumunun peşine düştüğünü öğrenince, evden çıkıp hayata karışmak ve salgının dönüştürdüğü dünyayla…

Yazar: afşin kum
Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını... Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık... Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık... Vaktiyle bu amansız hastalık üzerine çalışmış eski dilbilimci Murat Siyavuş, umutsuzluk içinde annesinin evine sığınmıştır. Acımasız bir devlet kurumunun peşine düştüğünü öğrenince, evden çıkıp hayata karışmak ve salgının dönüştürdüğü dünyayla…