
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: stephen chbosky
Bir gençten bir diğerine kırılgan bir konu olarak aktarıldı... kitabın hedef kitlesi onu basıldığı günden beri elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman diye tanımladı. The New York Times Çavdar tarlasında çocuklar ve A Separate Peace geleneğinden gelen bir büyüme romanı... [Chboskynin] hayat,aşk ve dostluk hakkındaki keskin yorumlamaları sıklıkla ilham verici ve çok güzel ifade edilmiş. USA TOD…

Yazar: stephen chbosky
Bir gençten bir diğerine kırılgan bir konu olarak aktarıldı... kitabın hedef kitlesi onu basıldığı günden beri elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman diye tanımladı. The New York Times Çavdar tarlasında çocuklar ve A Separate Peace geleneğinden gelen bir büyüme romanı... [Chboskynin] hayat,aşk ve dostluk hakkındaki keskin yorumlamaları sıklıkla ilham verici ve çok güzel ifade edilmiş. USA TOD…

Yazar: stephen chbosky
Bir gençten bir diğerine kırılgan bir konu olarak aktarıldı... kitabın hedef kitlesi onu basıldığı günden beri elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman diye tanımladı. The New York Times Çavdar tarlasında çocuklar ve A Separate Peace geleneğinden gelen bir büyüme romanı... [Chboskynin] hayat,aşk ve dostluk hakkındaki keskin yorumlamaları sıklıkla ilham verici ve çok güzel ifade edilmiş. USA TOD…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…
4/10
Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: adrian barnes
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı. Hemen hemen hiç kimse. İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; insanlar grupl…

Yazar: selçuk aydemir
Mahalle kültürünün son demlerinin yaşandığı yıllar… İlk arkadaşlıkların okuldan değil de apartmandan kurulduğu, bakkala diye evden çıkıp arkadaşlarla sokaklarda oynanan zamanlar… Küçükçekmece’nin küçük bir mahallesinde büyüyen ve artık gerçekten büyüdüğüne inanan Selçuk, çetecilik işlerini bırakıp gideceği “süper” lise ile hayatında başka bir sayfa açma hayalleri kurarken evdeki hesap çarşıya uym…


Yazar: selçuk aydemir
Mahalle kültürünün son demlerinin yaşandığı yıllar… İlk arkadaşlıkların okuldan değil de apartmandan kurulduğu, bakkala diye evden çıkıp arkadaşlarla sokaklarda oynanan zamanlar… Küçükçekmece’nin küçük bir mahallesinde büyüyen ve artık gerçekten büyüdüğüne inanan Selçuk, çetecilik işlerini bırakıp gideceği “süper” lise ile hayatında başka bir sayfa açma hayalleri kurarken evdeki hesap çarşıya uym…

Yazar: selçuk aydemir
Mahalle kültürünün son demlerinin yaşandığı yıllar… İlk arkadaşlıkların okuldan değil de apartmandan kurulduğu, bakkala diye evden çıkıp arkadaşlarla sokaklarda oynanan zamanlar… Küçükçekmece’nin küçük bir mahallesinde büyüyen ve artık gerçekten büyüdüğüne inanan Selçuk, çetecilik işlerini bırakıp gideceği “süper” lise ile hayatında başka bir sayfa açma hayalleri kurarken evdeki hesap çarşıya uym…

Yazar: selçuk aydemir
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin alt…

Yazar: selçuk aydemir
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin alt…

Yazar: selçuk aydemir
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin alt…

Yazar: selçuk aydemir
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk" olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin alt…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…
8/10
Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…