Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: zygmunt bauman
Özellikle modernlik ve post-modernlik üzerine incelemeleriyle son dönemin en dikkate değer düşünürlerinden biri haline gelen Zygmunt Bauman, sosyal bilimler alanında son derece faydalı bir kitap unuyor bizlere.Sosyolojik Düşünmek, sadece sosyoloji öğrenimi görenler için kaleme alınmış bir çalışma değil. Konuya ilgi ve merak duyan genel okurun da sosyolojinin anlamı ve işlevi, sosyolojide değişik…

Yazar: andré gorz
Kapitalistler, duvarın yıkılışının ardından kendileri için daha uygun bir vahşet ortamının oluşmasının sevinciyle solun öldüğünü ilan ettiler. Oysa ölen, kapitalizmin platformundan çıkamadığı için gayri insani bir niteliğe bürünen reel-sosyalizmdi...Duvarın yıkılmasından önce de reel-sosyalizme karşı çıkan Gorz, bu kitabında, kapitalizmin ve reel-sosyalizmin benzerliklerini göstererek asıl onları…

Yazar: connie palmen
Connie Palmen, Hayatın ve Aşkın Yasaları'nda olduğu gibi Arkadaşlık'ta da sorularının yaşamın temel karşıtlıklarına ulaşma serüveni içinden soruyor. Bu yolculuk, zorlayıcı ve can yakıcı yüzleşmeleriyle okuyucuyu da kendi beniyle bir kez daha tanışmaya, 'içindeki' ve 'dışındaki'yle keskin bir ışık altında karşılaşmaya sürüklüyor. İki kadının, çocukluğun gizemli düny…

Yazar: alexander nehamas
Nietzsche, kendisi olmaya giden yolda hayatını edebiyata dönüştürmeye çalışan aykırı bir kişilik. Kimilerine göre bir felsefeci, kimilerine göre ise bir şair. Ne var ki, Nietzschenin yapıtlarının ardında bütünlüklü bir felsefe arama çabaları da, felsefeyi süslü sözlerle sıvayarak kendini anlaşılmazlık halesine büründüğüne dair saldırılar da Nietzschenin aykırılığını pekiştirmekten öteye geçmiyor.…

Yazar: connie palmen
Bilinç olmasaydı, zaman olur muydu? Bu soruyu bir başka soruyla perçinlemek ya da içinden çıkılmaz hale dönüştürmek mümkün: Zaman, insanın uydurduğu bir şey mi? Dünyaya fırlatılıp atılan, başlangıca değilse bile gidişata müdahale etmek isteyen insanın...Palmene göre zaman, hükmetmek, onu kendine ait kılmak, bütünlemek / parçalamak isteyen insanın uydurduğu bir şey...Peki, bunca kirletilmiş, değer…

Yazar: anja meulenbelt
Utanç Bittide Bütün kadınlar lezbiyendir, bazılarının bundan haberi yoktur yalnızca diyen Anja Meulenbeltin bir başka kitabını sunuyoruz bu kez. Utanç Bittinin devamı olarak da okunabilecek bu kitapta bir kadınla birlikteyken bir erkeğe aşık olan bir kadın anlatılıyor. Daha önce bir eşcinsel deneyimi olan, şimdi ise bir kadınla yaşayan çok çocuklu, sakin, evcimen bir erkektir bu...Cinsel devrim d…

Yazar: michel tournier
Daha önce Veda Yemeği, Cuma ve Çalı Horozu adlı kitaplarını yayımladığımız, Goncourt ödüllü Michel Tourniernin son romanı Altın Damlayı sunuyoruz bu kez. Bu romanında fotoğraflı ve resimli kültürlerle bunların uzağında yaşamayı seçenler arasındaki ilişki ve ilişkisizliği anlatıyor Tournier.Her şey, Sahranın, dış dünyadan kopuk ücra bir köşesi Tabelbalada başlar. İdris, çölde sürüsünü otlatmaktay…

Yazar: pascal bruckner
Neden güzel insanların davranışlarında, konuşmalarında bir farklılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, o aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi hava basma nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkânsız bir haksızlık mıdır? Çirkinlere yönelik bir mutsuzluk saldır…

Yazar: milan kundera
Kundera'nın tüm yaptıları arasında en çok keyif ve zevkle yazmış olduğunu söylediği Gülünesi Aşklar'da, yazarın daha sonraki romanlarında geliştireceği temaların çekirdeğini ve bu temalrın işlenişindeki özgün ve yenilikçi anlatım tekniklerini bulmak mümkün. Yazılması on yıllık bir süreyi kapsayan bu kitabın, gerek içerik, gerekse biçim açısından oldukça değişik bir öz taşıdığı söylenebi…

Yazar: niels vogel
Bu kitap, çocukların büyüklerce biçimlendirilmesi henüz tamamlanmamış dünyasından kesitler veriyor. Onların, büyüklerin dünyasını nasıl algıladıklarını, istemedikleri şeyleri nasıl deforme ettiklerini, sıkışınca (müthiş bir yaratma gücüyle) nasıl uydurukçu kesildiklerini gösteriyor. Üstelik bütün bunlar "oyun ve fantezi"den hiç ödün vermeden; büyüklerin "düzenli ve ciddi" düny…
Yazar: oskar anweiler
Fransız Devrimi'nin 19. yüzyıldaki işlevi ne ise rus Devrimi'nin de 20. yüzyıldaki işlevi odur. Her ikisi de dünyaya siyasal bir gelişme modeli ve evrensellik savında bir ideoloji sundular. Fransız Devrimi yurttaşların temsiline dayalı belli bir türü ortaya çıkarırken, Rus Devrimi çalışan kitlelerin özgün bir örgütlenme biçiminin -işçi, köylü ve asker sovyetleri- doğmasına yol açtı. Hem…

Yazar: darian leader
Türkçede zaman zaman kadın milleti diye anılan evrensel dilde ise kadın gizemi diye bilinen alana erkeğin de refakatiye yapılan renkli bir gezi. Yazar, kadın ve erkek cinsleri arasındaki farklılıkları temelde Lacan ve Reik çizgisinde, özellikle de cinsellik boyutunda ele alırken, psikanaliz literatürünün yanı sıra geçmişten bugüne sinema, tiyatro, edebiyat ve felsefe gibi alanlardan özenle kesilm…

Yazar: sasa stanisic
Benim adım Aleksandar Krsmanovic. Öğrenci, torun, mülteci, uzun saçlı, koca kulaklı, hatıraların peşinde. Bir kızı arıyorum. Asijayı. Savaş zamanındaki aşkımı... Yugoslavya bölündü, parçalandı. Dostluk öldü, yerini kan aldı. Ortodoks Sırp bir babanın, Bosnalı Müslüman bir annenin çocuğu olarak ben arada kaldım. Ve gözlerim çok şey gördü. O yüzden, askerlerden nefret ediyorum. Beyaz Kartallardan,…

Yazar: göksel yılmaz
Bedenlerimize bir türlü sığmayan insan ruhu; yarı geçirgen zarının keskin ama şekilsiz sınırlarıyla, sanki ortadan yarılıp, ikiye bölünmüştü de; kardeşlerden küçüğü tüm iyiliği, tüm yumuşaklığı ve hüznü alırken, büyüğüne insana ait karanlık duyguların hepsi birden kalmıştı. Göksel Yılmaz 2004 yılında yayımlanan ilk romanı Tanrının Zamanı ile hem yazarlık becerisini hem farklı arayışların peşinde…

Yazar: mahmut şenol
O yıllarda olduğu gibi sonraki dönemde izlediğim kadarıyla gördüm ki asıl sorumlu, ne o ne de buydu; insan, hem de en sıradan, en zavallı, sokaktaki en aciz insan bunlardan sorumluydu. Phaselis Adağı, Bay Konsolos ve Çerkes Âdil Paşa'nın Tahsildarlık Günleri romanlarının yazarı Mahmut Şenol yeni romanı Akhisar Düşerken'de yakın tarihin toplumsal olaylarını kendine özgü kara mizahıyla yo…

Yazar: ayten kaya görgün
Ayten Kaya Görgün'ün ilk romanı Arıza Babaların Çatlak Kızları, köyden kente göç olgusunu, Ankara'nın varoşlarında kır ve kenti iç içe yaşayan birinci ve ikinci kuşak göçmenlerin 80'lerdeki yaşam öykülerini ironik bir dille işliyor. Anadolu'nun en sahipsiz bırakılmış ıssız köşelerinden, son umutlarını toplayıp atalarından kalma toprakları terketme cesareti göstererek, Samsu…

Yazar: nihan taştekin
İstanbulun asude semtlerinden birinde küçük bir park. İki haftadır her gün parka gelen, aynı ağacın altında durup aynı yöne bakarak sigara üstüne sigara yakan beyaz elbiseli bir adam... Ve ansızın, güpegündüz patlayan, beyaz elbiseyi kırmızıya boyayan silahlar... Cinayetin pek çok tanığı var: Sakızcı Kör, Ayyaş Patyus, Cem Beyoğlu, Şeker Atıfet Hanım, Feride Hanımteyze, emekli mali müşavir Say…

Yazar: tahir musa ceylan
Tahir Musa Ceylan yeni romanı Bir Zamanlar Bakırköy'de orta yaşların sonuna gelmiş yalnız ve yorgun bir doktorun genç bir hastasına duyduğu aşkla alt üst olan aşkın anlatıyor. Aslında bu aşkın geliştiği Bakırköy Akıl Hastahanesi'nin, Hastahane ile birlikte yaşadığımız toprakların hikayesi ya da masalı bu. "Bütün bir aileyi kırıp geçirmiş babalar, hiç para bilmeden sadece ot toplay…

Yazar: ahmet coşkun
FRANSIZ BALKON - Ahmet Coşkun Hayat heyecanım azalıyor... Oysa camdaki siluetimin içinden geçerek sokağa, evlere, boşluğa, hatta güneşe bakmak her zaman daha güzeldir. İstediğimde sokaktan geçen insanların yüzüne camdaki görüntümü yapıştırarak “yürüyormuşum” gibi yapabiliyorum. Bu becerim sayesinde sabah akşam sokaktan geçen zayıf, çelimsiz oğlan gibi bir yukarı bir aşağı sokağı turlayabiliyor…
Yazar: hüseyin bul
''Şefim,'' dedi, sesi titriyordu. Bekledi bir süre, konuşamıyordu sanki, boğazına bir şeyler kaçmış gibi yutkunup durdu birkaç defa, sonra önündeki masaya gözlerini dikerek, ''Şefim… Semih Şefim… dün akşam trafik kazası geçirmiş'' diyebildi. Ayhan ilk önce anlamadı, sonra olduğu yere usulca oturduktan sonra, ''Nasıl kaza, var mı bir şey şefimde pe…

Yazar: umut dağıstan
Yazdıklarına ne Allahın adıyla başlayacaktı ne de göklerin ve yerin yaradılışıyla. Hatırlanabilen en eski başlangıç, kadının ve erkeğin birbirini gördüğü andı. Birbirini gören, birbirini isteyen iki çift göz. Gerisi boşluktu. Bilal Kaya her günün yeni bir başlangıç demek olduğunu biliyordu ama bilmediği her yeni başlangıcın yeni bir sonu hak ettiğiydi. Yapacağı kaçamağa kendini hazırlarken hem g…

Yazar: ırvin d. yalom
Daha önce yayımladığımız Nietzsche Ağladığında kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir "kült" romana dönüştü. Bunun gibi yoğun metinlerde pek rastlanmayan bir ilgiyle karşılaşarak büyük övgüler aldı. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Divan. Yine yoğun, şaşırtıcı ve sürükleyici... ZAMAN Tam bir iletişim bombardımanına m…

Yazar: vedat türkali
(...) Ustalıklı roman akışının yanı sıra kullanılan tarihsel veriler, Vedat Türkali'nin kitabına Ermeni sorunu konusunda gerçekten değerli bir belge niteliği kazandırmış. Soykırımın canlı tanığı Dede'nin siyasal örgütlenmeler üzerine anlattıkları da son derece önemli. Genelde azınlıklar, özelde ise Ermeni, Rum ve Kürt kırımları konusunda TKP'nin, hatta genelde Türk solunun tavrı, b…

Yazar: robert m. pirsig
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı roman, otobiyografi ve felsefi deneme türlerinin sınırlarını genişleten; bütün bir akılcılık geleneğini sorgulayan benzersiz bir 'kült kitap'. Hikâye bir adamın, oğlu ve iki arkadaşıyla birlikte yaptığı uzun bir motorsiklet yolculuğundan oluşuyor. Yolculuklar, metalik-plastik yalnızlıkların hüküm sürdüğü, özdeki çirkinliklerin yapay bir 'stil' ci…