Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: attila ilhan
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi... Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, bize ait olanı duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: Ben sana mecburum! Attila İlhan şiir…

Yazar: platon
Antik Yunanın ünlü düşünürü Platondan günümüze kadar ulaşan ölümsüz bir eserdir Devlet. Platon, bir diyalog silsilesi olan bu eserde adaletin, doğruluğun, erdemin, ahlaksızlığın ve doğru yönetimin doğasını inceler. İdeal devletin kuruluşunu Platonun dilinden okumak gerçekten heyecan vericidir. Çünkü sadece değerler kuramını değil, bunun yanı sıra varlık ve bilgi kuramına ilişkin görüşlerini de su…

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: charles bukowski
Zengin olmayı düşleyen yoksul ve despot bir babanın cehenneme çevirdiği ergenlik döneminden sonra iki yıl Los Angeles Üniversitesinde gazetecilik bölümüne devam eden Charles Bukowski (Henry Chinaski) kararını verir. Babası gibi biri zengin olmak istediğine göre, o tersini isteyecektir. Aylaklığı. Ancak erken yaşta saptadığı bir hedefi vardır. Yazar olmak. Mukavva bavulunu alıp yola düştüğünde yir…

Yazar: john fante
Kadınlar! Hiçbir şey bilmiyordum kadınlar hakkında. mümkün değildi onları anlamak. Bavulumu açıp eşyalarımı içine fırlatmaya başladım. Oda benimle konuşuyor, kalmam için yalvarıyordu, -duvardaki Maxfield Parrish tablosu, masanın üstündeki daktilo, yatağım, harikulade yatağım, tepeye bakan pencere, düşlerimin, düşüncelerimin, sözcüklerimin kaynağı; kendimin yankısı yalvarıyordu bana kalmam için. G…

Yazar: john fante
Nereye şimdi Bandini? Kısa bir süre önce, kırk beş dakika önce, Tanrı şahidi, bir daha asla dönmemek üzere hızla inmişti o yolu. Kırk beş dakika -bir saat bile değil, ama çok kötü şeyler olmuştu ve sonsuza dek unutmayı umduğu o yolu geri yürüyordu şimdi. Maria, ne yaptın? Svevo Bandini, yüzünü kanlı bir mendille gizlemiş; kar taneleriyle konuşarak Dul Hildegardenin evine giden yokuşu tırmanırken…

Yazar: john fante
John Fante, Türkiye'de olduğu kadar dünyada da geç keşfedilmiş, tanınmış bir yazar. Bu tekrar tanınmasında, yeniden keşfinde de kuşkusuz Charles Bukowski'nin büyük katkısı olmuş. John Fante, 1909 Colorado doğumlu. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra 1929'da yazmaya başlamış. 1932'de ilk kısa öyküsü The American Mercury'de yayınlanmış. Daha sonra The Atlantic Mon…

Yazar: akgün akova
... Öncelikle çocuktur şair, kocaman gözleri olan bir çocuktur. Ve sözcüklerdir oyuncakları. Onların bir bölümünü bulur ya da üretir, diyordu ilk kitabında. Sonra, Şiir, arı kovanındaki çıngıraktır. dedi ve ekledi: Kanuninin, Yavuzun, Fatih torunlarının kimler olduğunu bizler mini minicikten şırıngaladılar. Ben ise, oldum, olası balıklara inciler atan padişahın, Deli İbrahimin torunlarının nerede…

Yazar: can yücel
SırAynanın sırrı nedir kiKırıldığındaBeni bile göstermediği zaman

Yazar: halldór laxness
Salka Valka, İzlanda edebiyatında yeni bir sayfa açan canlı, destansı edebî yaratıcılığından ötürü, 1955 yılında Nobel Edebiyat ödülüne değer görülen Halldor Laxness'in başyapıtıdır. Laxness, bu romanında okuru, İzlanda'nın dondurucu soğuğunda titreyen küçük bir balıkçı kasabasında, ahlâk anlayışları çökmüş, ama dinî duygularla şişirilmiş balıkçıların acı dolu hayatlarıyla yüz yüze geti…

Yazar: nazım hikmet
Arka Kapak Henüz vakit varken, gülüm, Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm, yüreğim dalındayken henüz, ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara öpmeliyim ağzından sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a çiçeğini seyretmeliyiz onun, birden bana sarılmalısın, gülüm, korkudan, hayretten, sevinçten ve de sessiz sessiz ağlamalısın, yı…

Yazar: jack kerouac, william s. burroughs
Bu kitap, bir suç romanı ve gerçek bir öykü. 1944 yılında Jack Kerouac ile William Burroughs bir cinayeti örtbas etme suçundan tutuklandılar; bir arkadaşları bir diğerini bıçaklamış ve gelip bunu onlara anlatmıştı. Ama hiçbiri olayı polise bildirmemişti. O zamanlar henüz tanınmayan yazarlar olan ikili, bu cinayeti romanlaştırmaya karar verdiler. New York'ta sürekli içen, birbirlerinin evind…

Yazar: aziz nesin
Zamanımız varkenYağmur yağıyor ŞükûfemGök yaklaştı yere İçin mi karardıŞchrâra Öyleyse durmadan yatalımİlkyaz uç verdi ŞebnemimErikler çiçek açtı ŞîrinterimNe duruyoruz ŞehrâşubBiz de hemen yatalımAğlamak mı geliyor içindenHem de nedeni bellisizBaşka umarımız yokHadi Şehvârım yatalımHiçbir nedenimiz yoksa yatmak içinHâlâ varsa gücümüz varsa zamanımızUyduralım da bir bahane Şulem ŞûlebarımŞîrinim…

Yazar: louis aragon
Mutlu Aşk YokturHiçbir şey elinde değildir insanın:Ne gücü, ne güçsüzlüğü, ne de yüreği.Açtığını sansa da kollarını, gölgesi bir haçtır onun.Paramparça olur avucunda sımsıkı tuttuğu mutluluk.Bir garip, bir acılı boşluktur gürleriBir başka kader için giydirilmişSilahsız askerlere benzer hayatı.Çaresiz, kararsız kaldıktan sonra akşamları,Neye yarar ki sabahları erkenden uyanmaları.Söyle bunları bir…

Yazar: ilhan berk
Aşağılara uzayıp giden aşağılara bakıyor Bir adam eşeğine odun yüklüyor, yüzünün sol yakasına kuşlar üşüşüyor.Köpeği, torbası ve toprak bir testiOvada bir resimde durur gibi duruyorlar.(Önünde çekilmiş, iki güvercin işlemeli bir perdenin.) Bir kadın, bir gök parçası, üç beş ağaç Uzakta dışında onların.Deniz?Deniz oralı değil: Yineleyip duruyor kendini.Bakıyor o:Yakasını bırakmayan tanıklığına dün…

Yazar: turgut uyar
Ey bilene bilene tükenen bıçak!.. Bir şeyler yap. Eskimeden gökyüzünün kutlu maviliği...

Yazar: turgut uyar
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım

Yazar: cemal süreya
Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir.. Üstü kalsın..

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: attila ilhan
''Ne kadınlar sevdim zaten yoktular'' diye anlattı ''sevgili''nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de ''Kimi sevsem sensin/hayret'' diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça ''mümkünsüz'' hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinle…

Yazar: ıtalo calvino
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun kaleme aldığı Görünmez Kentler, uzun süredir raflarda bulunamayan bir eser. Marko Polo'nun Tatar imparatoru Kubilay Hana sunduğu bir dizi düşsel gezi notundan oluşan kitapta Calvino, her birine birer kadın adı verdiği kentleri anlatmış ve bu kentleri, Marko Polo ile Hanın söyleşileriyle birbirine bağlamış. Calvino'nun kelimeleri ku…

Yazar: boris vian
Hayat böyle, dedi Chick-Hayır, dedi Colin. Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleansın ya da Duke Ellingtonun müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kala…
