
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: fakiye özsoysal
Çağdaş Türk Tiyatrosu Üstüne Feminist Eleştirel Bir Okuma Oyunlarda Kadınlar kitabı feminist bir bakış açısından yola çıkarak yepyeni bir okuma modeli sunuyor bizlere. Kadının erkil dünyadaki yeri ve konumu nedir, kadın/erkek ilişkileri nasıl gelişiyor, kadına bu ilişkiler bağlamında toplumda ne tür roller veriliyor, ne tür haklar tanınıyor, kadın bu rolleri ne dereceye kadar nasıl içselleştir…

Yazar: akşit göktürk
Ada, dünya edebiyatının en ilginç geleneklerinden birini inceleyen titiz, çok kaynaklı bir çalışmadır. İnsanoğlu yüzyıllardır mutluluk, serüven, kaçış yönündeki özlemlerini, uzak bir düsel ada görüntüsüyle birlşetirmiş, İnsan bilincinin bu eğilimi edebiyatın zengin kaynaklarından biri olmuştur. İlçağdan günümüze kadar, bir ada kavramı üzerine kurulmuş olan edebi örneklerin hepsi birtakım ortak öz…

Yazar: aristophanes
Antik Yunan Komedyasının en büyük temsilcisidir. Komedyalarında yaşadığı toplumun eleştirisini yapmış ve çağının siyasal, kültürel sorunlarını incelikli bir alayla, fantastik hayal gücüyle, yer yer açık saçık diyaloglarla sahneye taşımıştır.Barış adlı oyununda Aristófanes, 2500 yıl öncesinden, savaşların acısını çeken sınıfın, çalışan üreten emekçi halk kesimi olduğunu, barışın ancak emekçi sınıf…

Yazar: yiğit akın
Günümüzde eğlence endüstrisinin dev bir kolu olarak öne çıkan spor, 20. yüzyıl ortalarına kadar, ağırlıklı olarak başka bir işleve sahipti. Biyo-politika işleviydi bu; modern devletin nüfusu ve hayatı yönetme projesinin bir boyutuydu. Elinizdeki kitap, Türkiyede Erken Cumhuriyet döneminde bu politikanın nasıl işlediğini inceliyor. Yeni Türkiye devletinin beden terbiyesi ve spora yüklediği işlevl…

Yazar: sevim burak
Sahibinin Sesi, Sevim Burakın Yanık Sarayları yayımlamasından tam 17 yıl sonra yayımlanmıştı. Sevim Burak, Yanık Saraylarda Levanten kültürün ruhunu da yansıtarak yer yer Tevratın anlatımından yararlanarak yazdığı Ah Ya Rab Yehova öyküsünü Sahibinin Sesi kitabında oyunlaştırdı. Zembul ve Bilalin trajik aşk öyküsünü; çok kültürlülüğün, parçalanmanın, deliliğin izlerini sürerek yazdığı bu oyun 1985…

Yazar: necip fazıl kısakürek
(3 Perde.) Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı... İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır. (Tamamlandığı tarih; 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı...)

Yazar: melih cevdet anday
İçerdekiler, Melih Cevdet Anday'ın yazdığı seyirlik oyunun adıdır. Anday, 1965 yılında kaleme aldığı oyun, güncelliğini koruyabilen bir içeriğe sahip olması nedeniyle, dönem dönem değişik tiyatro toplulukları tarafından sergilenmiştir. Türk tiyatrosu literatüründe "köşetaşlarından biri" olarak değerlendirilen ve "düşünce suçu" kavramını irdeleyen oyun, evrensel mesajlar t…

Yazar: euripides
Medea, sevdiği adamın peşinden, yurdunu, ailesini terk edip başka bir ülkeye gelmiş olan bir kadının, yıllar sonra kocasının onu ülkeden kovup kralın kızıyla evlenmek istemesine direnmesinin mitoslara dayalı trajik öyküsüdür. “…Karı koca arasındaki aşk sönmüştür; parlak erkek kahraman, kurnazlıklar yapan bir çıkarcı olur; parlak kadın kahraman ise, pervasız aklı sayesinde engel tanımaz bir intika…

Yazar: chuck palahniuk
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir binyılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılgınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama... Tender Branson, Creedish mezhebinin d…

Yazar: sophokles
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, moira denen üç kız kardeşin ördüğü kaderin ağları ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile…

Yazar: brain o'doherty
Bir Garip Vaka: Matmazel P., duyular üzerine, özellikle de görme duyusu üzerine bir roman. Gündelik hayatımızda nesnelerle olan ilişkilerimizi, görmek hakkındaki bazı temel varsayımlar yönlendirir. Bunlara göre, dış dünyayı gözlerimiz sayesinde içimize alır ve biliriz. Görsel sanatlar alanındaki kuramsal çalışmalarıyla tanınan ODoherty ise bu ilk romanında, görmenin doğal değil, öğrenilen bir yet…

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…

Yazar: sophokles
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, moira denen üç kız kardeşin ördüğü kaderin ağları ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile…

Yazar: neval el seddavi
Dünyanın herhangi bir köşesinde herhangi bir kadın sıfır noktasında kıskıvrak bekliyor. Umutsuz, çaresiz, ölümle yaşam arasındaki sınırda. Neval El Seddavi, ölüm hücresinde Mısırlı fahişe Firdevs’le konuşuyor, Firdevs’in anlattığı yaşam öyküsünü aktarıyor bize. Bu dünyada kadın olmanın, hele bir “fahişe” olmanın ne anlama gelebileceğini okuyoruz bu yaşam öyküsünde. Sıfır noktası neresidir?

Yazar: sinan sülün
Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti. Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde ''Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?'' gibi garip sorular soran insan kaynak…

Yazar: cemil kavukçu
Son yıllarda adlarından sık söz edilen hikâyecilerimizi düşünüyorum. İlk aklıma gelen Cemil Kavukçu oluyor. Konuşmalarda, kişileri, kendi düzeylerine göre, kendilerine özgü dilleriyle konuşturmakta çok usta; hiç abartı yok; bu hem hikâyeye inandırıcılık veriyor, hem de okura ayrı bir dil tadı. FETHİ NACİ Başlayınca temposuna katıldığımız bir anlatımı var Cemil Kavukçunun. Üslubu, konuşma üslubuyl…

Yazar: besim f. dellaloğlu
Sanat ile toplum insanda çakışır. Eğer değiştirilmesi gereken bir toplum varsa onu değiştirecek olan sanat değil, insandır. Eğer toplum sanatı teslim alabiliyorsa, aslında teslim olan sanat değildir, fakat insandır. Sanat yalnızca insana yanlış bütün içinde biraz daha geniş bir alan sağlamanın bir aracıdır. Tikelin genel içinde var olmaktan başka bir seçeneği, gideceği başka bir yer yoktur. Frank…













