
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sevgili Arsız Ölüm
Bu kitabin "postmodern edebiyat" olduğunu sanmıyorum... Daha çok "büyülü gerçeklik" olduğunu düşünüyorum. latife tekin'in ilk okuduğum kitabı. Beğendin mi diye sorarsaniz pek beğenmedim. Yazarın, maroquezden etkilendiğini söyleyenler var. Ben yazarın yaşar kemal'den etkilendiğini düşünüyorum. Çünkü kitabı okurken bir yaşar kemal kitabı okuyorum sandim. Özellikle bu kitabin yüzyıllık yalnızlığın "alaturka" versiyonu olduğunu söylüyorlar.. -Ben yüzyıllık yanlızlığı ilk 18 sayfası dışında- okuyamadım. Hani kitap sizi sarıp sarmalar elinizden bırakamazsınız ya, ne yazık ki bu kitap beni sarıp sarmalamayadi. Beni itti. Gelelim sevgili arsız ölüm'e... Dirmit dışında elle tutulur bir karakter yok... O karakter için Bu sıkıcı kitap okunur. Bu kitabin "postmodern edebiyat" olduğunu sanmıyorum... Daha çok "büyülü gerçeklik" olduğunu düşünüyorum.
Baskı: Bin Hüzünlü Haz
Daha önce gölgesizler adlı kitabını okumuştum. Zorlamıştım. kitapta klasiklere gönderme var. Kitap çok güzeldi. Bu kitabi okurken zorlanan arkadaşlar olmuş. Evet biraz farkli. Bu kitapta zorlanmadim. Postmodern edebiyatı sevmeyen ya da hasan ali toptaş okumadıysanız bence bu kitaptan uzak durun. Sıkılabilirsiniz. Postmodern edebiyatı seven, oğuz atay okuduysanız hasan ali toptaşı cok seveceksiniz...
Baskı: Konstantiniyye Oteli
Kitap, zulfu livanelinin kitabi olmaktan uzakti. Murat mentes mi elif safak mi okudum zulfu livaneli mi okudum karistirdim... Ki, murat menteşin son kitabi disinda, elif safagin saysaniz bir elin parmaklarini gecmez bi kac kitabini okudum. Ne yazik ki bu kitap murat menteşin ve elif safağın karişimi bir kitap olmuş. Bu kitap benim ilk göz ağrım olan zulfu livanelinin yazdigi kitap olamaz! İktidar Turkiyesini elestirecegim diye, aslindan uzaklasmamaliydi.gezi olaylarini anlatabilir, ismail kormazdan, ve diger gezide fasist iktidar partisinin polisi tarafindan katledilen genclerimizden, berkin elvandan bahsedebilirdi. o muhteşem anlatımını ve kurgusunu birakmamaliydi! O beğenmediğim kardesimin hikayesini bile mumla aradım. O kitapta kurgu vardı. Bu kitabinda kurgu zayif... Verdiği tarihi bilgiler cok doyurucu... Bu kitabin ne emeklerle yazildigini gosteriyor.ama zayif kurgusu bu emegi yerle bir etmeye yetiyor.
Baskı: Mutluluk
Kitap; dil bakımından yoğun ve akıcıydı. Kitabi elimden bırakamadım. Kitabin en sinir bozucu karakteri meryemdi. Olaylar karşısındaki sukuneti ve kabullenişi beni sinir etti!! Ne aci tesaduf ki kitabı okuduğum dönem Kadın cinayetlerinin ve kadın düşmanlığının tavan yaptığı Oğlancılığın ve sübyancılığın hortladığı bir dönem... Biz bu dönemin yasandigi ve giderek çekilmez bir hale getirilen bir ülkede yaşıyoruz...
Baskı: İnce Memed 4
Serinin en hareketli ve hop oturup hop kaldiran, her sayfasi heyecan olan kitabi...
Baskı: İnce Memed 3
Serinin en derin ve en durgun kitabı. Diğer iki kitaptan çok farklı ve daha renkli. Kahramanımız ince memed 200'lu sayfalara kadar yok. Serinin bu kitabında ağalar ve koyluler daha çok ön plana çıkarılmış, ince memed ikinci plana atılmış gibi geldi bana. Ben seriye ara vermedim. Okurken hiç sıkılmadım. Hürü ana ve seyran beni çok duygulandırdı. Serinin bu kitabında hiç tartışmasız eğlenceli karakteri murtaza ağaydı. Çiçekli mahmut ağa hakkında fazla bir şey yoktu.
Baskı: İnce Memed 2
Serinin en hareketli ve sinir bozucu kitabi. 😨😱ilk kitapta az da olsa bahsedilen koca osman ve kamer ana,vayvay koyluleri kitaba renk katmis. 😃 Ali safa ve arif saim kitabin sinir bozucu karakterleri. 🙅🙅 Atamin 'efendi' yaptigi koyluye 'milli mucadele kahramani' beylerin ciftlik kurma ve toprak ugruna koyluye zulmetmesi beni isyan ettirdi! 😭😖 İnce memedlle seyranin aski cok guzeldi. 😘💏💑 Kitabin sonunda ince memed, ali safayi ve kel hamzayi oldururken piskopatca zevk aldim. 👿😈
Baskı: İnce Memed 1
ince memed'in dağa çıkmayı özendirdiğini duydum ve kitabı okuyan birisi olarak çok üzüldüm. kahramanımız dağa çıktı, ama devlete isyan etmek için değil. onun isyanı köylünün kanını iliğini kurutan,köylüsüne zulmeden,köylüsünün toprağını elinden zorla alan ağalaraydı. kitapta halkın yanında olmayan,ağaların yanında olan ve ağalarla bir olup halka zulmeden asker,kaymakam beni sinir etti. köylüsünü korkutmak ve topraklarını zorla elinden almak için eşkiyalarla iş birliği yapan ali safa beyi görürüz. ben bunu, bu günümüzde 'teröre yardım ve yataklık' eden ağalara ve belediye başkanlarına benzettim. yazar sanki günümüzü görmüş. başımızdakilerin kendilerinden olanlara bir şey yapmadığı, kendilerinden olmayanları susturmaya çalıştığı bir açık cezaevine dönüştürülmüş ülkede yaşıyoruz. evet bu hikaye bir başkaldırış hikayesi. ama devlete değil, ağalık sistemnee.
Baskı: Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal
yaşar kemal hakkında yazılmış bir güzelleme... zülfü livaneli yaşar kemalle olan dostluğunu çok güzel anlatmış. mesela ben yaşar kemal'in Atatürk'ü sevdiğini, bölünmeye karşı olduğunu,barıştan yana olduğunu, mitterand'la dost olduğunu,nobel'e aday olduğunu, bir sürü ödüle sahip bir yazar olduğunu bilmiyordum. bu kitapla öğrenmiş oldum ve yaşar kemal'in ince memed'ini merak etmeye başladım.. yaşar kemal gerçekten de nobeli hakeden bir yazar... orhan pamuk'tan eksiği yok hatta fazlası var diye düşünüyorum... yaşar kemal'in; fırat suyu kan akıyor baksana, karıncanın su içtiği, tek kanatlı kuş, çakırcalı efe, yılanı öldürseler adlı eserlerini okudum.. bir ada hikayesinin devamı sıktığı için seriyi tamamlayamadım. incelememi zülfü livaneli'nin şu sözüyle tamamlamak isterim... işte söz sanatının gücü. boşuna kuran "oku!" emriyle, incil "önce söz vardı!" cümleleriyle başlamıyor. önce söz vardı, sonra da söz olacak.
Baskı: Anayurt Oteli
aylak adam'ı okuyup, anayurt otelini okumamak olmazdı... daha ilk sayfalarda zebercet efendiden etkilenmiştim.. ama sonradan kitaptan iğrendim.. posmodern edebiyat seven birisi olarak hayal kırıklığına uğradım... belki yusuf atılgan'a ara vermeliydim, belki zamansız başladım kitaba. belki beynim doldu.. belki romanlarda 'cinsellik'ten hoşlanmadığım için iğrendim kitaptan.. aylak adam muhteşemdi.. ona toz kondurmam ve kondurtmam! ama anayurt oteli tam bir fiyasko!! zaman kaybı klasiklerden diyorum başka bir şey demiyorum...
Baskı: Aylak Adam
'postmodern' yazar paul auster'ı okuduktan sonra, postmodern romanı özlediğimi farkettim... son 2 yıldır postmodern roman okumuyordum. aylak adam'ı okumaya karar verdim... 4 sene önce okumuştum bu kitabı. sıkılmıştım açıkçası.. hiçbir şey anlamamıştım.. sonu desem belirsizdi.. dediğim gibi postmodern romanla tanışmamıştım henüz. bu ikinci okuyuşum.. okurken bu kez sıkılmadım ve kitabı gayet iyi anladım... demek ki bu kitabı okuyabilmek ve anlayabilmek için turgut özbenciğimi tanımak gerekiyormuş... sonra bardamu efendi geldi.. ulysses'e ve en önemlisi umberto eco ecoroman'a cesaret edemedim. sonunu anladım. 'bulduğunu kaybetmek' bay c.'de turgut özben gibi tutunamıyor!
Baskı: Aşk Köpekliktir
sıkı bir Ahmet Ümit okuru olarak hayal kırıklığına uğradım. nedendir bilmem... ahmet ümit sık sık polisiye, psikolojik, tarihi romanlar yazdığı için olabilir mi? ben bu yüzden mi aşk romanını ahmet ümit'e yakıştıramadım? yoksa bu kitabı zamansız mı okudum da elimde süründü? bırakıp bırakmamak arasında gittim geldim? kitapta hoşuma giden hikayeler hikayeler olmadı mı? tabi ki oldu... özellikle 'kafi delildir aşk' 'aşk çözümsüz problemdir' 'aşk bir yanılsamadır' 'aşk köpekliktir' hikayeleri... diğerleri ise; ne yazık ki vasatın altında... olmamış. cinsel içerikli hikayelerden hoşlanmıyorum :( 'aşk çözümsüz problemdir' bu hikayenin sonunda gözyaşlarına boğuldum. çok etkileyiciydi. gerçekten de aşk çözümü olmayan bir problem... son hikaye özellikle... o son hikayeden güzel bir komser nevzat polisiyesi çıkarılabilirdi... bunu düşünememiş Ahmet ümit... hikayede ne ararsanız var. Tecavüz,gasp,cinayet,cinayetler... malzemesi bol. okunmaya değer. :)
Baskı: New York Üçlemesi
Yıllar önce yazarın 'kış güneşi' kitabını okumak istemiştim. o zamanlar 'seçici okur' değildim, nerede saçma sapan, nerede zaman kaybı olarak görülecek roman ve türü varsa, okuduğumdan, 'post modern' romanla tanışmadığımdan, kış güneşini okuyamamış, kitabevine geri vermiştim... Yazara şans vermeye karar verdim.. new york üçlemesiyle yazarla tanıştım... kitap gerçekten çok güzel... 'roman içinde roman' dedikleri türden... argo kelimelerle bana yeraltı edebiyatını anımsattı... post modern edebiyatını sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser... kurgu muhteşem.. insan kitabı okurken içinde kayboluyor. bu yazarı takip etmeye karar verdim...
Baskı: Dokuza Kadar On
defalarca okunsa bile insan bıkmaz... gerçekten çok güzel... ben çok beğendim.. kendine has şairleri seviyorum..
Baskı: Leyla'nın Evi
F-İ-Y-A-S-K-O SON ADA livaneli ile tanışma kitabım oldu... okuyalı yıllar oldu, tadı hala damağımdadır. bende hoş bir anı bırakmıştır... Livaneli'nin orhan pamuk'tan daha iyi bir yazar olduğunu göstermiştir... şimdi bazıları bana kızacak, ama gerçek bu... livaneli'deki hikayecilik ve anlatım orhan pamuk'ta yok... masumiyet müzesi zaman kaybı gibi kalıyordu son ada'nın yanında... SERENAD tek anlamıyla muhteşemdi... aşkı, savaşı,hüznü,ayrılığı iliklerime kadar hissettim.. kitap nasıl bitti anlamadım... su gibi aktı gitti... KARDEŞİMİN HİKAYESİ bu kitap için fuar'da nasıl heyecanla beklediğimi hatırlıyorum... konusu beni heyacanladırmıştı.. ama sonrası... f-i-y-a-s-k-o... LEYLA'NIN EVİ boşa zaman kaybı... zamanı bol olanların ve ağır kitaplardan sıkılanların okuyabileceği bir kitap ne yazık ki... Seçici okurların okuyabileceği bir kitap değil.. verdiği mesajlar güzel... bunun dışında özelliği yok... vasatın altında ne yazık ki... keşke livaneli bunu roman olarak yayımlamayıp, direkt film yapsaydı o zaman çok güzel olurdu... son kitabını okuma fırsatını bulamadım henüz...
Baskı: Bahar
kitap, hikaye ve olay örgüsü, gerek karakterler bakımından fena değildi.. kitap, ina'nın ve bahar'ın dedesinin ağızından anlatılıyor.
Baskı: Beyazlı Kadın
kitap karakterler ve olay örgüsü bakımından müthiş... kitap walter hatright, marian halcombe, mr. farlie, kont fosconun ağızından anlatılıyor... kitapta tek eksik olan, laura'nın ve beyazlı kadının ağızından olayların anlatılmaması.. kasvetli, esrarengiz, soğuk bir hava var kitapta... zaten klasiğin puanını bu yüzden kırdım... bunun dışında sonu muhteşem... yazar ingiliz edebiyatına olan ön yargımın bir kısmını kırdı sayılır..
Baskı: Elveda Güzel Vatanım
anlatmaya kelimeler yetmez... o kadar güzel ki... ağır diline rağmen tekrar okusam yine bıkmam.... ahmet ümit bu kez beni çok şaşırttı... tarzının dışına çıkmış çok yakışmış.. yazarın kendisinden sultan abdülaziz cinayetini anlatan bir roman bekliyorum... günümüz siyasetine çok sert göndermeler var... dikkatli okuduysanız, anlarsınız... günümüzdeki olaylar ve itihat ve terraki zamanındaki olaylar çok benziyor... okuyun ve okutturun... çoğu 'iktidar' yalakası yazar gibi değil...
Baskı: Uyku
az ve öz... uyuyamayan bir kadının öyküsü... bu kısa öyküden uzun bir roman çıkarılabilirdi diye düşünüyorum... sonunu beğenmedim daha iyi olabilirdi... daha farklı olabilirdi... ayrıca fiyatı çok fahiş... kitabı kuşe kağıda ve ciltli basmak uğruna bu kadar pahalı yapmak gerekmezdi... bu yüzden yayınevini kınıyorum.. çünkü okur dostu bir yayınevi değil...
Baskı: Mücella
nazan bekiroğlu çoktandır okumak istediğim 'yerli yazarlardan' biriydi.. ve sonunda okudum.. evet dili akıcıydı tamam, konusu güzeldi bu da tamam, kitabı dikkatli okuduysanız bazı 'önemli noktaları' farketmişsinizdir... kızlı-erkekli eğitime ismet inönü'ye eleştiri ezan'ın türkçe okunması Adnan menderes'e rahmet tüp kuyrukları karaborsa... açık saçık giyime ve süse eleştiri... sayın nazan bekiroğlu'na sormak istiyorum... kızlı-erkekli eğitimin neresi kötü? içinde olduktan sonra ayırılmış farketmez.. ismet inönü gibi 'görmüş ve geçirmiş' ve 'savaşın acısını yaşamış' bir insanı eleştiriyorsun da başımızdaki ülkemizi hem içte ve hem dışta felakete sürükleyenler hakkında ne düşünüyorsun? tüp kuyrukları... şimdi Rusya'nın uçağını düşürdük ve ipler tekrar gerildi.. Rusya gazı kesebilir... 'tezek yakın' diyen başımızdakinler hakkında ne düşünüyorsun??? karaborsa... geçen yıl patates'i 5 liradan, yazında bamyayı 10 liradan yedik.. eğer pazara gidiyorsan bilirsin.. ne dersin nazan hanım bütün bunlara??? ne yazık ki bundan sonra kütüphaneme sokmayacağım yazarlardan birisin artık... ben kolay kolay bu kanıya varmam... ben yazarın da, sanatçının da, tarihçinin de 'tarafsızını' severim... nokta...
Baskı: Bir Hayat Bir Hayata Değer
sıcak, sıcacık yürek ısıtan bir kitap.. sonunda hrant dink'ten bahsetmesi çok güzel olmuş.. oku okuttur..
Baskı: Mustafa Kemal Sofya'da
Bu kitabı sosyal medyada bir grupta görünce heyecanlandım kitabı okuyan kişiye kitabın tarafsızlığını sordum.. malum bu aralar Atatürk'e çamur atan 'akp yandaşı' tarihçi bozuntuları çok. Kitabın tarafsız olduğunu öğrendim ve okumaya karar verdim.. bakalım Atamız sürgün edildiği sofya'da nasıl günler geçirmiş??? Mustafa kemal Atatürk'ün ittihat ve terakki partisinin ileri gelenlerini sırf eleştiriyor diye, üç beyinsizler; enver,talat,cemal paşalar tarafından sofya'ya sürgün edildiğini balkan savaşlarında yararlı olacak askerlerin yurtdışına sürüldüğünü osmanlı egemenliğinden ayrılan, bulgaristan'ın muhteşem şekilde geliştiğini balkan devletlerinin anlaşmazlıklarını itihat ve terakki'nin padişahı nasıl kukla haline getirdiklerini edirne kahramanı şükrü paşa'yı ve ve ve en önemlisi Atamın cumhuriyet'i kurma planlarını sofya'da yaptığını öğrendim... keşke general kovaçev evlenmelerine izin verseydi... miti, Atama latife hanım'dan çok iyi bir eş olurdu bence... sonuç olarak kitap az ve öz güzel... tarafsız...
Baskı: Tutsak Güneş
Ayşe kulin'in ailesini ve kendi hayatını anlattığı seriyi, her Ayşe kulin okuru bilir. o seriyi okuyalı yıllar oldu tadı hala damağımdadır. gizli anların yolcusu ve bora'nın kitabı, ayrıca dönüş muhteşemdi... ama handan için aynısını söyleyemeyeceğim... handan tam anlamıyla hem para hem zaman kaybıydı benim için... okuru olarak o kitabı yazara yakıştıramamıştım.. bu kitapla yazara son bir şans verdim... artık piyasa yazarlarından mümkün olduğu kadar uzak duruyorum... ama Ahmet ümit ve Ayşe Kulin, canan tan okuduğum sınırlı piyasa yazarları... pişman myım? hayır pişman olmadım hatta bu eserini çok beğendim diyebilirim... yazar cumhuriyetimizin yıkılması durumunda, kurulacak olan yeni rejim yönetiminde neler olacağını anlatmış... okurken bir bayan olarak cumhuriyetin değerini çok iyi anladım... şimdi bile görülen; kadına değer vermeme, kadının çocuk doğurtmak için kullanma,kadının kaç tane çocuk doğuracağına karışma, yandaşlık, basına sansür, yasaklar, halka uygulanan zulüm,doğayı rant için tahrip etme, haksızlık ve adaletsizlik kitapta çok güzel anlatılmış... okurken yer yer kasıldım.. bu arada kitabın george orwell'in 1984 adlı eseriyle ilgisi yok... ben o kitabı da okumuştum... okuyan biri olarak söylüyorum... Ayşe Kulin kendi çapında 'ütopya' romanı yazmaya çalışmış ve gayette başarılı... umarım devam eder ama sakız gibi uzamaz...