
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: khaled hosseini
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşaml…

Yazar: ahmet ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi. "Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstan…

Yazar: rıfat ılgaz
...Gündelik olayların aktüel parlaklığına bağlanan, o yüzden de çabuk eskiyen mizah unsurlarından uzak kalmaya çalışıyor. Bu hikayelerinde, bizdeki mizah dergilerinde bol bol rastladığımız çalakalem şişirmecilikten öteye geçebilen kalıcı sanata yönelen bir değer iyice beliriyor. Hikayelerini mizahlık olaylardan değil de, kişilerin çatışmalı yaşantılarından alıyor. Onda Çehov, Ohenry, Esendal gibi…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat ılgaz, mizahı elle gıdıklamaktan kurtarıp ona toplumsal niteliğini kazandıran yazarımızdır. Bugüne dek yarattığı yapıtlarına Geçmişe Mazi de katılınca onun, mizahı yeni bir boyuta yücelttiği görülür.Rıfat Ilgaz toplum yaşamının dramatik sahnelerinde mizah unsurlarını ön plana çıkarmıştır. Geçmişe Mazi de anlattığı olaylar çizdiği tipler gerçektir, kalıcıdır ve hatta günlük yaşamımızda sık s…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat Ilgaz, Garibin Horozunda toplumdaki başıbozukluk, dengesizlik ve çelişkileri ortaya koyuyor. Bunu da çokluk yergiye kaçan bir güldürüyle gerçekleştiriyor. Güldürü ile yergiyi birlikte götüren, insanı bir yandan hafif hafif güldürüken, öbür yandan acı acı düşündüren öyküler... Toplumsal bazı gerçeklere dokunan öyküler... Rıfat Ilgaz, gerek bunları anlatırken, gerek tiplerini canlandırırken,…

Yazar: mehmet coşkundeniz
Sensiz olmaz çünkü, sensizlik ölüm gibi bir şey. Beni bu hayatta varlığın tutuyor. Nefes almamı, her güne umutla uyanmamı ve her gece huzurla uykuya dalmamı sadece senin varlığın sağlıyor. Sen olmazsan uykular haram, sabahlar günah bana... Sensiz olmaz çünkü, bu dünyada iyiliğe dair ne varsa seninle öğrendim ben. Tüm yalanlardan, tüm ihanetlerden seninle arındım, yeniden doğdum. Senden önce bildi…

Yazar: mehmet coşkundeniz
-Seni seviyorum, çünkü bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen. Renklerinle büyülüyorsun beni, hayran hayran bakıyorum sana. Ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir, sevdayı ve aşkı anlatan. -Seni seviyorum, çünkü sorgulamıyorsun, yargolamıyorsun beni. Olduğum gibi kabul ediyorsun, hatalarımla, zaaflarımla. Değiştirmek yerine anlamaya çalışıyorsun, ne güzel... -Bir insanı sevmek içi…

Yazar: mehmet coşkundeniz
Her şey bitti artık dediğimiz zamanlar olmuştur; aşktan elimizi eteğimizi çektiğimiz her gün aynı gökyüzüne bakıp iç geçirdiğimiz dar vakitler yorgunuyuzdur mutlaka hayatımızın bir bölümünde. Her şey birbirinin aynısıdır: Deniz bildiğimiz maviliktedir, güneş artık ısıtmaz içimizi temmuz sıcağında bile. Her gün bildik yüzlere aynı selamlar verilir ve her sabah üşenmeden taktığımız maskelerle yeni…

Yazar: nazım hikmet
Nâzım Hikmet sorar: Başlayayım mı Üstad? Bedri Rahmi yanıtlar: Başla Reis! Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Bu Kaydı çok iyi saklayın, aman ha!” diye vasiyet ettiği kayıttaki ses Nâzım Hikmet’e ait. 1960’ların teknolojisi bir makara bantta tam 50 yıl bekledikten sonra Nâzım ülkesine sesiyle de olsa dönüyor… Bedri Rahmi ve Nâzım hikmet 1961 yılında Paris’te bir araya geliyorlar. Bedri Rahmi “Patı…

Yazar: can yücel
Tasvir gibi bakma öyle yüzümeBakar gibi gökyüzüneMahzun mahzunMazlûm, mazlûm!..Ölmekle silinir mi sandın, Silinir mi, bre hâyin,İnsanları sevme suçun?..Diktim bahçeme üç narAğama gelir bakar diye,Gelmiş ki benden habersiz,Bakmış ki onlara zaarÜçü de açtı narların.

Yazar: yılmaz erdoğan
... Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan... Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...

Yazar: küçük iskender
Her şeyi açıklamanın, farklı olduğunu itiraf etmenin ve böylece isyanı belgelemenin zamanı geldiğinde ihtiyaç duyacağımız şey cesaret, ironi ve dürüstlük olacaktır. O zaman aşağılara doğru inip park edeceğiz. Orası sığınağımız mıdır, yuvamız mı, yoksa tek kişilik hücremiz mi? Önce sahne inşa edilsin; sonra karar veririz trajedi mi, komedi mi sahneleyeceğimize. "Bazı dualar hilelidir. Bazı ta…

Yazar: küçük iskender
Tekrarlanan, tekrarları yüzyıllara yayılan şeylergelenekselleşir, kalıplaşır.Tekrarın yüceliğine sığınan muhafazakârlardıryeninin peşine düşmek için tekrarı reddeden serseriyilinç edenler.Serserilere teklif verilmez, onlardan teklif beklenmez.Teklifsizliktir o serserinin fiyakalı gözlerindeki bolmermili şarjör. Bastı mı tetiğe: Tak! Tak! Tak!Böyle bir şeydir onda bakmak!Ben sizi görmeye gelmiştim…

Yazar: küçük iskender
Oscar Wilde, Oğuz Atay, Muse, Ufuk Uras, David Bowie, Huysuz Virjin, Can Yücel, Hemingway, ölenler, öldürülenler, sevişenler, sevişmeyi reddedenler, tutuculuktan rant elde edenler, kendine dönüp ruhunun matematik sorularına gömülenler, elementlerin lisanı, seri katillerin romantik yanları, şairin erdemi, şiirin pisliği ve elbette sinema.. Medusanın yılan kokulu saçlarında yeni bir makasa yol açıy…

Yazar: küçük iskender
Kenan Evrene yazılmış sitem dolu mektuptan Bülent Ersoyun acıklı konumuna, Orhan Velinin pardösüsünden gay jigololarla takılan banka müdürlerine, Burroughsun karısını neden öldürdüğünden futbolun cinsel yorumuna, Kurt Cobainin trajedisinden bar köşelerinde kendi kendine laflayan adamlara, bütün hepsinin hayatının bir kenarındaLucifer bisiklete biniyor. Küçük İskender sizin için şeytanla konuştu.

Yazar: küçük iskender
Dicle ile Fırat, Gözyaşlarım Nal Sesleri, İpucu Bırakma Sanatından oluşan bu toplamda aşkın, mücadelenin, algının en ayağı yere basanından başlayıp en uçtaki ruh kırıntılarına kadar iniliyor. Mutluluğun fobiye dönüştüğü, düşünmenin kınandığı, düşünenin öldürüldüğü, yalnızca lezzetli tümörlerle beslendikçe hayatta kalabildiğimiz bir yerde sıra dışılık artık çocuk oyuncağı.Fikir, bu coğrafyada artı…

Yazar: küçük iskender
Birinin peşindeyim ben; tanımsız bıraktığım birinin. Sessizliğin doyurduğu, biçimli ve endişeli birinin. Düşüncelerimi zapteden, kelimeleri korkutan birinin. Yanında huzurlu uyuduğum, mutlu uyandığım birinin. Onunla olmakla, onunla birlikte yaşamakla gizli bir gurur duyduğum, asla kıskançlığa ya da sahiplenmeye dönüşmeyen bir tutkuyla bağlandığım birinin. Onu arıyorum göğe her baktığımda; bir mel…

Yazar: küçük iskender
Şair, yok olmanın habis aşamalarında dolanıyor bu kez. Aydınlatılması kaçınılmaz bir cinayeti, sosyal katliama dönüştüren kuralları, kurumları ve zihniyetleri Türkçe lanetliyor. Manevi ölüm ile sıradanlaşmış hayat arasındaki mısraların esrarı çözülmekte.Şairi katledenler, bilinçaltınızda, vicdanınızda, ideolojinizde saklanıyor. Böyle bir suç ortaklığı, geleceği lekelemektir.


